5 Ağustos 2016 Cuma

Ebu’l-Meani Muhammed b. Abdullah es-Siracuddin er-Rufai ve Hz.Mehdi Hakkında

Ebu’l-Meanî, Muhammed b. Abdullah es-Siracuddin er-Rufaî (h. 885)

Rufaî soyunun ileri gelenlerinin hepsi, Ehl-i Sünnet’in meşhur âlim ve âriflerinden olup tarikat silsileleri Rufai diye bilinmektedir. Günümüze kadar bu soyun ileri gelenleri hâlâ Ehl-i Sünnet’tendir.

O, “Sihahu’l-Ehbar fi Niseni’s-Sâdati’l-Fâtimiyyeti’l-Ehyar” adlı kitabında Onuncu İmam hakkında şöyle yazıyor: “İmam Ali el-Hâdi b. İmam Muhammed Cevad’ın (aleyhi’s-selâm), lakabı Nakî, Âlim, Fakih, Emir, Delil, Askerî ve Necib’dir. O Hicret’in 212’sinde Medine’de dünyaya geldi ve Abbasî halifesi el-Mutezz döneminde 254 yılında şehid edildi. O’nun, İmam Hasan Askerî, Hüseyin, Muhammed, Ca’fer ve Aişe isimlerinde beş oğlu vardı. İmam Hasan Askerî, kendisinden geriye, mahzen sahibi Allah’ın velisi Hüccet-i Muntazar İmam Muhammedi’l-Mehdi (aleyhi’s- selâm) bıraktı,”

Adı geçen kitabın başka bir yerinde ise imametten bahsederken şöyle diyor;
“Ehl-i Beyt imamlarının ârifleri şöyle nakletmişlerdir: İmam Hüseyin (aleyhi’s-selâm) mânevi hilafet ve toplumun ima­metinin kendi soyundan geleceğini anlayınca bu büyük nimete ka­vuşmak için sevindi ve canını Allah yolunda feda etti. Allah Teâlâ da ona minnet bırakarak yüce imamet makamını onun evlatlarına emanet bıraktı ve onu tertemiz soyundan olan Hüccet-i Muntazar İmam Mehdi (aleyhiVselâm) ile bitirdi.”[1]

[1]     Keşfıv l-Estâr, s. 216