30 Ekim 2016 Pazar

Abdullah Gürbüz (Abdullah Baba) Hz.Mehdi Sohbeti


ABDULLAH BABA (ks) AZİZ HZ.LERİNİN HZ.MEHDİ VE İSA (as) HAKKINDA GÖRÜŞLERİ

Konumuza Peygamber Efendimizin (sav) İbn-i Abbas (ra)’dan rivayet edilmiş bir hadisi şerifi ile başlamak istedik.
“Nasıl helak olur bir ümmet ki; Evvelinde Ben, sonunda Meryem oğlu İsa (as) ve ortasında da Ehl-i Beyt’imden Mehdi Âli Resul vardır (İmam Suyuti / Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, İ. Asakir / Hakim)”

Hadisten de anlayacağınız gibi bu bölümde Efendi Hz.lerinin Hz. Mehdi ve Hz. İsa (as)’ın zuhur etmeleri ile ilgili görüşlerine yer vereceğiz.

Mehdi ve İsa (as)’ın Allah-ü Teâlâ’nın izni ile ahir zamanda zuhur edecekleri ve tüm âleme İslam-ı hâkim kılacakları kaçınılmaz bir gerçektir.

Bu gerçek, gerek Ayetlerle, gerekse hadislerle bizlere bildirilmiş ve kendimizi buna hazırlamamız için telkinlerde bulunulmuştur.


Efendi Hz.’leri de bu gerçeğin üzerinde çok durmuş ve bunu kendisine tâbi olan dervişleri ile paylaşmıştır. Bizlerde O’nun engin görüş ve bilgilerini sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Öncelikle konumuza “Ahir Zaman” kavramını, açıklamakla başlayalım.
Ahir zaman “Dünyanın son dönemi” anlamına gelmektedir. İslam’a göre ise “Kıyamete yakın bir zamanda yaşanacak dönemi” ifade etmektedir.

Kuran-ı Kerim’de ki işaretleri ve peygamber Efendimizin hadis-i şeriflerini, bir araya getirdiğimizde bu konu ile ilgili önemli sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

Ayet ve hadisler ışığında, ahir zamanın iki safhalı olduğu görülmektedir. Birinci devre; dünyanın maddi ve manevi sorunlarla dolu olduğu dönem, bunun ardından gelecek ikinci devre ise; “Altınçağ” olarak adlandırılan, Kuran ahlakının ve her alanda üstün bir refahın yaşanacağı dönemdir. Dünyada Altınçağın da sona ermesi ile birlikte, çok hızlı sosyal ve ahlaki çöküş yaşanacak ve bundan sonraki dönemde kıyamet saatinin gelişi beklenecektir. Ahir zamanın en önemli olaylarından birisi Hz. Mehdi’nin varlığı ve er geç zuhur edeceğidir.

Alâeddin Ali B. Hişam Muttaki Hindi “Er –Reddü…” kitabında şöyle diyor:
“Allah’ın rahmeti sana olsun bil ki; vaat edilen Mehdi’nin var oluşunda hiç kuşku yoktur. Üç yüz hadis ve birçok eserde hatta daha fazlası ile bu kanıtlanmıştır.”
Ayrıca Şemseddin Muhammet B. Ahmet Sefareyni, bu konuda bir manzume yazmış bu manzumeye bir şerh (açıklama) yazmıştır. Aşağıda ki özet açıklaması bu şerhten alınmıştır.

“Kıyamet gününün en büyük alametlerinden birisi de hakkında tevatür (kuvvetli haber) derecesini aşacak derecede hadis bulunan bir kişinin zuhur edeceğidir. Bu kişi imamların sonuncusudur. Hz. Peygamber’den sonra peygamber olmayacağı gibi, ondan sonra da imam olmayacaktır. Bu imam Fâtıma oğullarındandır. Birçok hadis hafızları Mehdi’nin Peygamber soyundan olduğunu kabul etmişlerdir. Böyle mütevatir bir konuya sırt çevirmek yakışık olmaz. Hak ehlinin inancına göre, “Mehdi İsa Mesih’ten ayrıdır. Mehdi Mesihten önce zuhur edecektir”

Peygamber Efendimizin birçok hadis-i şerifi de bizlere Mehdi Âli Resul’ün mutlaka zuhur edeceğini müjdelemektedir.

Hz. İbni Mes’ud (ra) rivayetle; “Dünyanın ancak bir günlük ömrü kalsa Allah (cc) Hz.leri o bir günü uzatır ve Ehl-i Beyt’imden ismi ismime, babasının ismi babamım ismine uygun birini meydana çıkarır. O (Mehdi (a.s.)) da dünyayı adalet ve nefasetle doldurur. Daha önce zulüm ve cevr ile doldurulduğu gibi. (Ramuz el-Ehadis s.359/2)”

Hz. Ümmü Seleme (ra) rivayet etmiştir; “Mehdi benim Ehl-i Beyt’imden ve evladı Fâtıma’mdandır. (Ramuz el-Ehadis s.236/21)”

Mehdi Âli Resul ile ilgili daha birçok hadisi şerif mevcuttur. Rasulullah’ın (sav) bize ışık tutan diğer hadislerini konumuzda yeri geldikçe sizlere nakledeceğiz.

Neden Mehdi Diye İsimlendirilir?

Birçoğumuzun aklına Mehdi’nin neden “Mehdi” olarak adlandırıldığı sorusu gelebilir. Öncelikle “Mehdi” kelimesinin lügat anlamını verelim. Daha sonra da O’na neden “Mehdi” dendiğini büyük imamlarımızın cümleleri ile açıklamaya çalışalım.

Mehdi; Hidayete eren veya hidayete vesile olan ya da hususi ve şahsi bir tarzda Allah’ın hidayetine mazhar olan, kendisine cenab-ı Hak tarafından yol gösterilen anlamına gelmektedir.
Abdullah b. Şevzeb’de şöyle buyurmuştur; “Kuşkusuz ki Mehdi, Mehdi diye adlandırılmıştır. Çünkü O Şam dağlarından bir daha doğru yönlendirilir. Tevrat kitaplarını oradan çıkartır ve onlara dayanarak Yahudilerle münazara eder ve sonuçta bir grup Yahudi O’nun eliyle Müslüman olur”
Cabir bin Abdullah Ensari der ki;

“Her kim ona itaat ederse, Allah’a itaat etmiş, her kim ona karşı çıkarsa, Allah’a karşı çıkmış olur. O gizli bir emre doğru hidayet edeceği için O’nun adı Mehdi’dir. Tevrat’ı ve Allah (cc)’ın sair kitaplarını Antakya’da ki bir mağaradan çıkaracaktır. Tevrat ehli olanlar arasında Tevrat ile, İncil ehli olanlar arasında İncil ile, Zebur ehli olanlar arasında Zebur ile, Kuran ehli olanlar arasında ise Kuran ile hükmedecektir.”