12 Kasım 2014 Çarşamba

Kuran’a ve Hadislere Göre israilin Akibeti ve Sonu

Yahudilerin fesat çıkarma ve yok oluş süreçlerine işaret eden ayet mealleri

“Biz İsrailoğulları'na Tevrat'ta şu hükmü verdik: "Muhakkak siz, yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız ve muhakkak büyük bir yükselişle yükseleceksiniz." (İsra Suresi, 4)[1]

“Kitapta İsrailoğullarına şu hükmü verdik ki: “Doğrusu siz o ülkede iki defa fesat çıkaracaksınız ve çok kibirlenip böbürleneceksiniz.” (İsra Suresi, 4)

“Bu ikisinden birincisinin vakti gelince, üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı göndereceğiz ve onlar bütün diyarlarınızı kontrol altına alacaklar, bu gerçekleştirilmesi gereken bir vaattir.” (İsra Suresi, 5)

“Bunun ardından sizleri onlara galip getireceğiz, mallar ve çocuklarla size yardım edecek ve savaş halinde sayınızı artıracağız.” (İsra Suresi,6)

“Vaatlerden ikincisinin (başkaldırmanızın) ceza vakti geldiğinde (öyle kullar göndeririz ki) yüzlerinizi kötü duruma soksunlar (üzüntüden suratlarınızın asılmasına sebep olsunlar) ve ilk kez girdikleri gibi yine Mescid’e (Kudüs’e) girsinler ve ele geçirdiklerini mahvetsinler.” (İsra Suresi,7)

“Sonra İsrailoğullarına bu memlekette siz oturun, diğerinin vakti gelince, hepinizi bir araya getiririz” dedik. (İsra 104.)[2]

Yahudilerin çıkaracakları fesatları (bozgunculuk) farklı yazarlar farklı yorumlamışlar. Birisi İslam’dan önceki fesatları için diğeri İslam’dan sonraki fesatları için yorumlamış. Ben de Yahudilerin çıkardıkları fesatları İslam’dan önce ve sonra olmak üzere iki kısma ayırarak inceledim. Her iki görüşü telif ederek (bir araya getirerek) aktardım.


1.Yahudilerin Çıkardıkları Fesatlar

1.1.Yahudilerin İslam’dan Önce Çıkardıkları Fesatlar

A- Yahudilerin İslam’dan Önce Çıkardıkları Birinci Fesat

Tevrat'ta yazılan fesad ve cezalardan birincisi Hz. Süleyman'dan sonra gerçekleşmişti. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi Yahudiler Tevrat'ın hükmünü dinlemediler, putlara taptılar, peygamberleri Eş'iya'yı (a.s.) öldürdüler. Cenab-ı Hak da Yahudilere Buhtunnasır isimli birini musallat etti. Buhtunnasır, Yahudilerin ileri gelenlerini öldürdü, kadınlarını, çocuklarını esir aldı, mallarını yağmaladı. Mescid-i Aksa'yı ahır yaptı, Yahudi alimlerinden pekçoğunu hizmetçi olarak kullandı. Böylece Yahudi Devleti M.Ö. 586 yılında tarih sahnesinden silindi.
Bundan sonra Yahudiler sürgün hayatı yaşamaya başladılar.

B- Yahudilerin İslam’dan Önce Çıkardıkları İkinci Fesat

Bir müddet sonra ayette de belirtildiği gibi Yüce Rabbimiz Yahudilere mal ve evlatla kuvvet verdi. Yahudiler buna şükredecekleri yerde her zaman olduğu gibi yine nankörlük ettiler. Kendilerine peygamber olarak gönderilen Hz. Zekeriyya'yı, Hz. Yahya'yı şehid ettiler. Hz. İsa'yı öldürme teşebbüsünde bulundular. Yüce Rabbimiz onu huzuruna aldı, Yahudilere de vaadi gereği M.S. 70. yılında Romalıları musallat etti. Bunlar Buhtunnasır'ın daha önce yaptığı gibi Yahudilerin kimini kesip kimini de esir aldılar. Kudüs'ü yağmaladılar. Kitapları yaktılar, mabedlerini tahrip ettiler. Yahudiler bir defa daha iyiden iyiye tarumar oldu. Böylece Yahudiler Tevrat'ta yazıldığı, Kur'an-ı Kerimde haber verildiği üzere iki defa cezalandırılmış oldu.

Yahudiler iki defa fesat çıkarıp iki defa Cenab-ı Allah tarafından cezalandırıldıktan sonra tekrar tekrar fesat çıkardılar. Cenab-ı Hak da “Kıyamet gününe kadar azabın en kötüsüyle onlara eziyet edecek kimseleri musallat edeceği” vaadi ve “Eğer fesada dönerseniz, Biz de cezaya döneriz” tehdidi gereği birkaç defa cezaya döndü.[3]


1.2.Yahudilerin İslam’dan sonra Çıkardıkları Fesatlar

1.2.1.Yahudilerin İslam’dan Sonra Çıkardığı Birinci Fesat

“Kitapta İsrailoğullarına şu hükmü verdik ki: “Doğrusu siz o ülkede iki defa fesat çıkaracaksınız ve çok kibirlenip böbürleneceksiniz.” (İsra Suresi, 4)

“Bu ikisinden birincisinin vakti gelince, üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı göndereceğiz ve onlar bütün diyarlarınızı kontrol altına alacaklar, bu gerçekleştirilmesi gereken bir vaattir.” (İsra Suresi, 5)

Her iki ayetten de (İsra Suresi, 4-5), gayet açık şekilde anlaşılmaktadır ki Yahudiler, İslam’ın, Mekke döneminden sonra fitne ve fesat çıkaracaklar, ancak vakti geldiğinde, Cenab-ı Hakk’ın ‘kullarım’ dediği Müslümanlarla bu ateş söndürülecek ve Yahudiler bozguna uğratılarak, bütün diyarları İslam’ın kontrolüne girecektir... Nitekim aynen böyle olmuş, Mekke dönemi, Medine hicreti ve sonra gelişen olaylarla Yahudiler, çıkardıkları her türlü hile ve entrikaya rağmen ilk Müslümanlar tarafından mağlûp edilmişler ve Medine, Hayber, Teyma gibi bölgelerdeki Yahudi gücü yok edilerek buralardan kovulmuşlardır. Yani, İsra Suresi’nin 5. ayetindeki vaat gerçekleşmiş ve Yahudiler, ikinci fesatlarına kadar bu bölgelerde aktif olarak barınma şanslarını kaybetmişlerdir. [4]

Yahudiler ikinci cezadan sonra vatansız kalmışlar, yeryüzünün çeşitli yerlerine dağılmışlardı. Başka milletlerin idaresi altında yaşıyorlardı. Bir kısmı da Mekke ve Medine'ye yerleşmişlerdi. Peygamberimiz Medine'ye hicret ettikten sonra Yahudilerle bir anlaşma yapmıştı. Fakat Yahudiler bu anlaşmayı bozdular, Peygamberimizi öldürmeye teşebbüs ettiler, anlaşma gereği Medine'yi düşmandan koruyacakları yerde düşmanla bir olup Müslümanlara karşı savaştılar. Medine'de daha pekçok fitne ve fesat çıkardılar. Yeni kurulan İslam devleti için büyük bir tehdit oluşturmaya başladılar. Bunun üzerine Cenab-ı Hak vaadi gereği bu defa da onları Peygamberimizin ve Müslümanların eliyle cezalandırdı.

Peygamberimiz onlardan pek çoğunu Arap Yarımadasından sürdü, bazılarını Tevrat'ın hükmü gereği ölümle cezalandırdı, mallarını ganimet olarak ele geçirdi.

Aradan yıllar geçti, çeşitli Avrupa ülkelerindeki Yahudiler fıtratları gereği oralarda fesat çıkardılar. O ülkelerde misafir oldukları halde kendilerini ev sahibi gibi gördüler. Bunun neticesinde daha önce ifade ettiğimiz gibi pek çok ülkede öldürüldüler, mallarına el konuldu, kitleler halinde sürgün edildiler.

Yahudiler son olarak en şiddetli şekilde fitne fesat çıkardıkları için Almanya'da Hitler tarafından cezalandırıldılar.

Görüldüğü gibi tarihleri boyunca Yahudiler fitne fesad çıkarmışlar, Allah da onları her seferinde cezalandırmıştır. Bu fesatların ve verilen cezaların sayısı bir hayli fazladır. Yahudiler, en son olarak Hitler tarafından şiddetli bir şekilde cezalandırılmışlardır. [5]


1.2.2. Yahudilerin İslam’dan Sonra Çıkardığı İkinci Fesat

a-Allahın Yahudilere Tekrar Toparlanma İmkanı Vermesi

Günümüzde ise her cezadan sonra olduğu gibi, Allah yine onları mal ve evlatla kuvvetlendirmiştir. 40 yıllık bir süredir ise diğer ülkelerin de yardımıyla sancılı da olsa küçük bir devlet lütfetmiştir. Burada zihinlere Yahudilerin yakın zamanda niçin tokat yemedikleriyle ilgili bir sual geliyor. Bediüzzaman Hazretleri böyle bir suale verdiği cevapta şöyle diyor:
“Yahudi milleti hubb-u hayat ve dünyaperestlikte ifrat ettikleri için [hayat ve dünya sevgisinde aşırı gittikleri için] her asırda zillet ve meskenet tokadını yemeğe müstehak olmuşlar. Fakat bu Filistin meselesinde, hubb-u hayat ve dünyaperestlik hissi değil, belki enbiya-i Beni İsrailiyenin [İsrailoğulları peygamberlerinin] mezaristanı olan Filistin o eski peygamberlerin kendi milliyetlerinden bulunması cihetiyle bir cihette bir ehemmiyetli hiss-i milli ve dini [milli ve dini his] olmasından çabuk tokat yemiyorlar. Yoksa koca Arabistan'da az bir zümre hiç dayanamayacaktı, çabuk meskenete girecekti.”

Evet Yahudilerin çabuk tokat yememelerinin sebebi Filistin meselesinde hayat ve dünya sevgisiyle değil, dini ve milli hislerle hareket etmelerindendir. Onların çabuk tokat yememelerinin mühim bir sebebi budur.

Diğer taraftan Yüce Rabbimiz “Müslümanlar kardeştir” hakikatını unutup birbirlerine düşman olan, birbirlerinin kanını emen milyonlarca Arabı, sayıları pek az olan Yahudilerle cezalandırdığı da unutulmamalıdır.[6]

b-Dağınık Yahudilerin Bir Araya Toplanması Ve İsrail Devletinin Kurulması

“Sonra İsrailoğullarına bu memlekette siz oturun, diğerinin vakti gelince, hepinizi bir araya getiririz” dedik. (İsra 104.)

Bu ayetin metninde geçen ‘lefife’ kelimesinin Arapça manası ‘muhtelif topluluklar’ demektir ki, 1948’de İsrail’i kuran Yahudi göçmenler, muhtelif topluluklar halinde dünyanın her tarafından FİLİSTİN’e gelmişler ve 14 Mayıs 1948 gecesinde İsrail Devletini kurmuşlardı. (Jerusalem Post 10 Ağustos 1967) Cifir ilmine vakıf olanlar, bu ayetteki ‘lefife’ kelimesinin yılı, ayı ve gününe varana kadar İsrail Devletinin kuruluş tarihini gösterdiğini çok iyi bilirler. [7]

c-İsrail Devletinin Kurulması Onların Kolay Hedef Olması Demektir

İsrail bağımsızlığını ilan edince ABD'den sonra elçilik açtığı ilk ülkelerden biri de Türkiye'dir.

Rivayet olunur ki İsrail büyükelçisi Ankara'da göreve başlayınca ilk ziyaretlerinden birini de dönemin Diyanet İşleri Başkanı Merhum Ahmet Hamdi Akseki (1947-51) hocaya yapar. Merhum Akseki randevu talebine bir anlam verememesine rağmen kabul eder.

İsrail elçisi ziyaretinin ana sebebini şöyle izah eder: Sizin peygamberiniz bir hadisinde:
“Müslümanlarla Yahudiler çarpışmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Yahudi taşın, ağacın arkasına saklanacak, bunun üzerine o taş, o ağaç Yahudi’yi kovalayan kimseye, ‘Ey Müslüman! Arkamda bir Yahudi var, gel onu öldür!’ diyecek. Yalnız garkad ağacı bir şey söylemeyecek; çünkü o Yahudilerin ağaçlarındandır.” (Buhari, Cihad 94, Menakıb 25; Müslim, Fiten 82)

Ve ardından şöyle devam eder: bakın biz devlet kurduk, buna ne dersiniz?.

Merhum Akseki: ben de bu hadisi biliyorum, peygamberimiz (sav) söylemişse mutlaka gerçekleşeceğine de iman ediyorum, fakat ben, Müslümanlar her biri dünyanın bir bölgesine dağılmış Yahudileri nasıl bulacak ve tanıyacaklar diye düşünüyordum, siz Filistin'de toplanmaya başlayınca ben işte peygamberimizin haber verdiği hadise yaklaşıyor dedim. Gerekli cevabı alan elçi hiçbir söz söylemeden makamdan ayrılır.[8]

d-Yahudilerin İslam’dan Sonra İkinci Defa Fesat Çıkarması

Yahudi’lerin ayette adı geçen ikinci fesatları acaba hangisidir ve ne zaman gerçekleşecektir?

İsra Suresinin 6. ayeti çok manidardır: “Bunun ardından sizleri onlara galip getireceğiz, mallar ve çocuklarla size yardım edecek ve savaş halinde sayınızı artıracağız.”

Bu ayette Cenab-ı Hak, Yahudilerin bu defa aynı bölgelerde bir gün tekrar hakimiyet şeklinin bir ‘devlet’ tarzında olacağını da haber vermektedir. Zira ayetin metninde geçen ‘kerre’ kelimesi, Arapça’da ‘devlet’ ve ‘hakimiyet’ manalarında kullanılır. Nitekim, İslam’ın ilk devirlerinden sonra (1. Fesattan sonra) 1948’lere kadar önemli bir Yahudi meselesiyle uğraşmayan Müslümanlar, 1948 yılında Yahudilerin bir İsrail Devleti kurmasıyla ikinci Yahudi fesadıyla karşılaşmışlar ve Yahudiler, hakimiyeti tesis ederek, bu bölgeyi elde etmişlerdir.

“...mallar ve çocuklarla size yardım edecek...” mealindeki 6. İsra ayetinin içinde geçen bu ifadeler, kurulan İsrail Devletinin, Hıristiyan Amerika ve Batı’dan gelen yardımcılarla ayakta duracağını, bize bir Kur’an mucizesi olarak haber vermektedir!

İsra suresinin 6. ayeti, “... savaş halinde sayınızı artıracağız...” şeklinde bitmektedir. 1948 yılında, özellikle Amerikalı Yahudilerin muazzam filolar halinde ve aylar boyu süreyle İsrail’e göç etmeleri, bu ayetin mucizevi bir tezahürüdür.

Öyleyse Yahudilerin ikinci fesadı, şu andaki İsrail Devletinin fesat ve zulmüdür. [9]

e-Yahudilerin Yok Edilmesi

Halen Filistin’in en ücra köyünde bile sürmekte olan ve herkesi, insanlığından utandıracak zulmün sonunu merak edenler, Yahudilerin Peygamberimizden sonraki durumuna işaret eden İsra Sûresinin 4 ve 5. ayetlerinin devamı olan 7. İsra ayetini dikkatle okusunlar.

“Vaatlerden ikincisinin (başkaldırmanızın) ceza vakti geldiğinde (öyle kullar göndeririz ki) yüzlerinizi kötü duruma soksunlar (üzüntüden suratlarınızın asılmasına sebep olsunlar) ve ilk kez girdikleri gibi yine Mescid’e (Kudüs’e) girsinler ve ele geçirdiklerini mahvetsinler.”

Mescid-i Aksa, 1967 yılında Yahudilerin eline geçmiştir.

Cenab-ı Hakk’ın Yahudilerin bir gün galip gelerek, yeniden devlet kuracaklarını bizlere bildirdiği İsra Suresi 6. ayetten sonra gelen İsra Suresi 7.ayetde, bu devlet zulmünün bir gün biteceği ve Müslümanların ilk defa olduğu gibi tekrar Mescid-i Aksa’ya girerek Yahudileri cezalandıracağı ve onların yüz hatlarının çok kötü bir hale geleceğini bizlere müjdelenmektedir. [10]

2. ABD İstihbaratının 2022 Haritasında İsrail Yok

ABD eski Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, "10 yıl içinde artık İsrail olmayacak"[11]

ABD'de 16 istihbarat örgütünden oluşan ABD İstihbarat Topluluğu tarafından hazırlanan İsrail konulu rapor basına sızdı. Toplam 70 milyar dolar üzerinde bütçeye sahip 16 ABD İstihbarat Kurumu, "İsrail-sonrası Orta Doğu'ya Hazırlık" adlı 82 sayfalık bir analiz yayınladı.
Yazar Kevin Barrett tarafından yayınlanan ABD istihbarat raporu, 1967'de çalınan topraklara yerleşen 700 bin kanun dışı İsrailli yerleşimcinin topraklardaki süregelen varlıklarını dünyaya asla kabul ettiremeyeceklerini vurguluyor.

İstihbarat raporuna göre, İsrail'i yöneten aşırı Likud koalisyonu, kanun-dışı yerleşimcilerin yaygın şiddetini ve hukuksuzluğunu destekliyor ve buna göz yumuyor.

Rapor, yerleşimcilerin vahşeti ve ırkçı tavırları ile bu yapının, sürdürülemez ve Amerikan değerleriyle uyumsuz olduğunu kaydediyor.

Raporun yazarlarından ABD eski Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, "10 yıl içinde artık İsrail olmayacak" ifadesini kullanıyor.[12]

3.Yahudiler de Kaçınılmaz Sonun farkında.

İsrail’de karşımızda, açık bir şekilde varlığını sürdürme endişesi sarmış, akibeti hakkında ciddi kaygıları olan ve bu kaygıları sürekli yeniden üreten devasa bir siyonist literatür bulunuyor. İsrail'de kendilerine Yokoluş'un ve Son'un Kahinleri adını veren bir grup ortaya çıktı. Bu kişiler, yok oluşun kehanetleri üzerinde gittikçe daha fazla duruyorlar. İsrail'in zevali meselesi, İsrail'in gündeminde çok açık bir biçimde yer almaya başladı.

İsrail’in varlığını sürdürme endişesi giderek artıyor.

İsrail devleti ve kamuoyu içerisindeki reaksiyonlar, yakından takip edildiğinde, İsrail'in geleceği ve siyonist hareket konusunda gerçek bir tartışmanın varlığına şahit olmak mümkündür.

Araplar, büyük ölçüde İsrail'in bir varoluş, bir ölüm-kalım mücadelesi verdiği görüşünde birleşmişlerdir. Herhangi bir krizle karşılaştığında bu devlet, varoluşsal krizlerin devletine dönüşmüştür.

Bu yüzden varlığını sürdürme kaygısının siyonistlerin kendi aralarında yaptıkları tartışmalarda kuvvetli bir şekilde ortaya çıktığını, İsrail devletinin varlık endişesinin baskısı ve akibetine dair sorgulamaların ağır bastığını görüyoruz. Eski Knesset Başkanı Abraham Burg, Haaret gazetesinin ekinde yazdığı bir yazıda, "İsrail, yok oluşunun kökenlerini bünyesinde taşıyan Siyonist bir gettodur" ifadesini kullanmaktadır. Aynı şekilde tanınmış yazar, B. Mikhail, Yediot Ahronot gazetesinde, "İsrail Devleti'nin sonu, ufukta görünüyor" başlıklı bir makale yazarken diğer İsrailli yazar ise, siyonizmin çöküşünün yakın olduğundan söz ediyor.[13]

[1] http://www.kuranikerim.com/melmalili/isra.htm
[2] http://www.zaferdergisi.com/makale-1609-yahudilerin-bugunu-ve-yarini.html
[3] http://www.mutluyayincilik.com.tr/makale.php?mid=19
[4] http://www.zaferdergisi.com/makale-1609-yahudilerin-bugunu-ve-yarini.html
[5] http://www.mutluyayincilik.com.tr/makale.php?mid=19
[6] http://www.mutluyayincilik.com.tr/makale.php?mid=19
[7] http://www.zaferdergisi.com/makale-1609-yahudilerin-bugunu-ve-yarini.html
[8] http://cuneytturan.tumblr.com/
[9] http://www.zaferdergisi.com/makale-1609-yahudilerin-bugunu-ve-yarini.html
[10] http://www.zaferdergisi.com/makale-1609-yahudilerin-bugunu-ve-yarini.html
[11] http://karhaber.com/israil-bu-tarihte-yok-olacak/411/
[12] http://www.haber7.com/ortadogu/haber/937295-abd-istihbaratinin-2022-haritasinda-israil-yok
[13] http://www.dunyabulteni.net/yazar/nevvaf-ez-zerv/17292/israilin-yok-olusu-siyonistlerin-tartisma-
gundeminde