7 Mayıs 2015 Perşembe

Ezan ile Kamet Arasında Yapılan Dua Reddedilmez



15. Enes radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Ezan ile kamet arasında yapılan dua reddedilmez."

Ebû Dâvûd, Salât 35; Tirmizî, Salât 158

Açıklamalar

Bu hadis, önceki hadislerde söylenilenlerin bir neticesi mahiyetindedir. Ezandan sonra yapılacak duaların vakti böylece daha da belirlenmiş olmaktadır. Resûl-i Ekrem Efendimiz, ümmetine olan şefkat ve merhametinden dolayı Allah'ın duaları en çok kabul edeceği vakitleri de haber vermiştir. İşte o vakitlerden birinin günde beş vakit ezanla farz namaz için getirilen kamet arasındaki zaman olduğunu bu hadislerinde bildirmişlerdir.


1. Duanın daha makbul olduğu belirli vakitler vardır. Bunların bazısını Peygamber Efendimiz ümmetine haber vermiştir.
2. Ezanla kamet arasındaki zaman dilimi, duaların makbul olduğu zamanlardan biridir.


Kamet getirildiği zaman dilimi de böyle bir lutuf anıdır. "Ezan okunduğu an, semanın kapıları açılır ve dualara icabet edilir. Kamet getirildiği anda ise hiçbir dua reddolunmaz."[1]

Namaz için kamet getirildiği anın değeri bir başka hadisde şöyle ifade edilmektedir: "Şu dört yerde semanın kapıları açılır ve dualara cevap verilir. Allah yolunda düşmanla karşılaşıldığında, yağmur yağdığı zamanda, namaz için kamet getirildiğinde ve Kabe görüldüğünde."[2]

Yine bir başka hadisde Allah Resulü (s.a.v), ezanla kamet arasındaki vaktin değerine de dikkatlerimizi çekmektedir: "Dikkatli olun! Ezanla kamet arasında yapılan dua red olunmaz. Onun için o vakitlerde dua edin."[3]

Hadisin başka bir rivayetinde şu ilave de vardır: "Bunun üzerine sahabe-i kiram; 'Ya Resulellah! O an dualarımızda Allah'tan ne isteyelim?"diye sordular. Resulüllah (s.a.v.): "Dünya ve ahirette af ve afiyet isteyin"[4]

buyurdular. Bunun hikmeti ise "ilahî rahmetin inmesi ve her tarafı kaplamasından; dua edenin de tam bir teslimiyet arz ederek ilahî rahmeti hak edecek bir konumda durmasındandır."[5]

Bunun için ezan ve kamet esnasında asla konuşulmaz. Selam verilmez. Aksırana "yerhamukellah"bile denilmez. Hatta bu duayı o anda içinden bile söyleyemez. Bazı kaynaklarda öksürmenin de konuşmak olarak kabul edildiği belirtilmektedir.[6]
_______________
[1] Kenzu'l-Ummal, II, s. 108; Bu hadisin ilk kısmı Müsned'de, Cabir b. Abdullah'tan, ikinci kısmı ise Enes b. Malik'ten ayrı ayrı rivayet edilmektedir. Bkz. es-Saatî, el-Fethu'r-rabbanî, III, s. 12-13
[2] Kenzu'l-Ummal, II, s. 110
[3] Kenzu'l-Ummal, II, s. 108
[4] Kenz'l-Ummal, II, s. 108; Bu hadis, sadece "Ezan ve kamet arasında yapılan dua ret olunmaz"kısmıyla Tirmîzî ve Ebu Davud'un Sünenlerinde de rivayet edilmektedir. Tirmîzî, Salat, 158; Ebu Davud, Salat, 9; es-Saatî, el-Fethu'r-Rabbanî, III, s. 12;Tirmîzî, hadisi hasen sahih olarak değerlendirmektedir.
[5] Şah Veliyyullah Dihlevî, I,s. 540
[6] İbn Abidin, Reddü'l-Muhtar Ale'd-Dü'rri'l-Muhtar (Trc. Ahmet Davudoğlu ) II, s, 77, Şamil Yay. İstanbul 1982