13 Ağustos 2015 Perşembe

Nasuh Tövbesi Nasıl Yapılır




Zer b. Hubeyş anlatıyor

Bir seferinde Übey b. Kab'a:
- Nasuh tevbesi nedir, diye sordum.
- Aynı soruyu ben de Allah Resûlü'ne (sallallahu aleyhi ve sellem) sor­dum.
- Günah işlediğinde pişman olman, günahtan dolayı Allah'tan bağışlanma dilemen sonra bir daha ona dönmemendir, buyurdu.

Peygamberimiz tevbenin ne olduğunu bir temsille şöy­le anlatıyor:
Allah, kulunun tevbe edip kendine yönelmesine ıssız ve teh­likeli bir çölde devesi ile seyahat eden kişinin, devesini kaybettik­ten sonra onu bulduğunda sevindiğinden daha çok sevinir.
Çölde yiyecek ve içeceklerini üzerine koyduğu devesini bir tarafa bırakıp uyuyan bir adam düşünün! Bu adam uyandığında devesinin kaybolduğunu fark edip onu aramaya çıktığı hâlde bu­lamaz. Uzun arama sırasında aç, susuz ve yorgunluktan bitap dü­şer. Yaşamaktan ümidini keserek kendi kendine

Bari konaklama yere döneyim, orada yatıp bu şekilde ölümü bek­leyeyim, der. Ardından ölmek için başını yastığa koyup uyur. Uyan­dığında devesinin üzerindeki yiyecek ve içecek ile birlikte başucunda görür. O kişi devesini gördüğünde ne kadar sevinir değil mi?
İyi bilin ki Allah kulunun tevbe edip kendisine yönelmesi­ne bu kişinin deve, yiyecek ve içeceğini bulmasından daha çok sevinir.

Nasuh Tevbe'nin çeşitli tarifleri yapılmıştır

Abdullah b. Abbas; Nasuh tevbe; kalb ile pişmanlık, dil ile jstiğfar, beden ile uzak durmak ve günaha bir daha dönmemeye azmetmektir.
Kelbî: Nasuh tevbe; kalben pişman olmak, dil ile af dilemek ve günahtan uzaklaşıp bir daha dönmemeye karar vermektir.

Ebû Bekir Varak: Nasuh tevbe; yeryüzünün bütün genişliğine rağmen daralması, Tebük savaşından geri kalan üç sahabiyi sıktığı gibi sıkmasıdır.
Ebû Bekir Dakkak: Nasuh tevbesi, zulmedilen kişiye hakkı­nı iade etmek, hasımdan helalik almak ve ihmal edilen ibadetleri yerine getirmektir.

Cüneyd-i Bağdadî ise tevbeyi üç safhaya ayırır.

1 - Yaptığı kötülüğün farkına varıp pişman olmak,

2-   Günaha bir daha dönmemeye kesin karar vermek,


3-   Günahın ortaya çıkardığı zulmün sebep olduğu kötülük­leri ortadan kaldırma gayreti ile kötülüğün ardından bir iyilik yapmak

Nasuh Tövbesi 

Büyük arif Ebu Talib el-Mekkî (k.s) tasavvuf ve ahlâk sahasında yazdığı “Kutu’l-Kulub” isimli meşhur eserinde der ki: “Kulun, tövbesinin tam olarak gerçekleşmesi, Allah’a dönüşünün güzel olması ve günahları iyiliklere çevrilen kimselerden sayılması için, gerçekten eski hâlini değiştirmesi ve yeni hayatı benimsemesi gerekmektedir.

Eğer insandaki bu değişme dünyada olursa, kötü ameller iyi amellere çevrilmektedir. Bunu şu ayetten anlıyoruz: “Gerçek şu ki insanlar kendi iç dünyalarını değiştirmeden Allah onların durumunu değiştirmez.” Ra’d, 13/11

Demek ki insanlar, içlerindeki bir kötülüğü iyiliğe çevirdiklerinde, kötü halleri iyiliklere çevrilmiş olur ve bu durumda şu ayetin müjdesi gerçekleşir: “Ancak tövbe ve iman edip salih amel işleyenlerin Allah, kötülüklerini iyiliğe çevirir. Allah çok affedici ve çok acıyandır.” Furkan 25/70.

Gerçek pişmanlık, önceki kötü duruma dönmemek ve eldeki vakitleri boş yere harcamamaktır. Ariflerden

Ebu Süleyman ed-Dârânî (k.s), der ki: “Akıllı bir kimse, kalan ömründe, sadece daha önceki ibadet ve taatsız geçirdiği vakitlerine ağlasa, bu onu ölene kadar hüzün içinde ağlatmaya yeterdi. Kalan ömrünü, önceki gibi cehalet ve gafletle geçiren kimsenin hâli nasıl olur, düşünün!” Tövbe eden kimse, boşa geçen günlerine üzülmeli, kalan ömründe de ilahî emirlere ciddi olarak sarılıp yasaklardan uzaklaşmalıdır.

Bunların tamam olması ancak, her işinde sağlam ilme göre hareket etmesi ve salih amellere sarılmasıyla mümkündür. O zaman, Allahu Teala’nın övdüğü şu kimselerden olur: “Kötülüğü iyilikle giderirler” Ra’d, 13/22

Yani, daha önce yapmış oldukları kötülükleri, işledikleri yeni hayırlarla giderip temizlerler. Bu durumla ilgili olarak, Rasulullah (s.a.v) Efendimiz, Ebu Zerr’e hitaben şöyle buyurmuştur: “Bir kötülük işlediğin zaman, ondan sonra hemen bir iyilik yap. Gizli günaha karşı gizlice, açık olana karşı da açıkça hayır yap ki onu temizlesin.” Ahmed, K. Zühd, No: 27; Münâvî, Feyzu’l-Kadir, No: 763. Rasulullah (s.a.v), Muaz b. Cebel’e (r.a) yaptığı bir vasiyyetinde de: “Kötülüğün peşinden bir iyilik yap ki, onu temizlesin.” Tirmizî, Birr, 55; Dârimî, Rikak, 74; Ahmed, Müsned, V, 153, 158
buyurmuştur.

Yukarıda saydığımız vasıfta tövbe eden bir kimse, salihler arasına girer. Nitekim Allahu Teala, bir ayet-i kerimede: “İman edip salih ameller işleyenleri, hiç şüphesiz, salihlerin arasına katarız.” Ankebut 29/9 buyurmuştur.

Sonra tövbe eden kimseye gücü yettiği kadar, daha önce elinden kaçırdığı fırsatları ve zayi ettiği vakitlerini telafî için hayırlarda koşması ve bu şekilde salihlerden olmaya çalışması gerekir. İşte bu makama çıktığında, Mevla’sının huzuruna layık bir kul olur. O zaman Allahu Teala, onu muhafaza ve himayesine alır. Nitekim, ayet-i kerimede: “O, salihleri dost edinip işlerini üstlenir.” A’raf 7/196 buyrulmuştur.

Tövbede kula gereken şeyler özetle on şeydir

1-Allahu Teala’ya isyan etmemenin kendisine farz olduğunu bilmek.

2-Bir günaha düştüğünde onda ısrar etmemek.

3-Günahtan Allah’a tövbe etmek.

4-İşlediği günaha pişman olmak.

5-Ölene kadar istikamet üzere itaat içinde yaşamaya azmetmek.

6-Günahın cezasından korkmak.

7-Mağfireti ümit etmek.

8-Günahı itiraf etmek.

9-O günahı Allahu Teala’nın takdir ettiğine ve onun Allah tarafından bir zulüm değil sadece adalet olduğuna inanmak.

10-İşlediği kusura bir keffaret olması için, Rasulullah’ın (a.s): “Kötülükten sonra bir iyilik yap ki onu temizlesin” hadisine uyarak, günahın peşinden salih amel yapmak.