6 Aralık 2015 Pazar

Kıyametin Alameti Türkler ve İsrail

Peygamberimiz (s.a.) in kıyamet alametlerinden bahsederken Hadis-i Şerif'lerinde buyurduğu gibi Müslümanlar Türk’lerle ve Yahudi’lerle savaşmadıkça ve çıkacak bu savaş Müslümanlar tarafından kazanılmadıkça kıyametin kopmayacağını bildiriyor.!

Efendimiz s.v.a Bir hadisinde : İsrail ve Türkiye Suriye’yi almadıkça Mehdi çıkmayacak. Daha sonra İsrail Hatay’dan vuracak hesaplarıma göre tarih 2015. Orada bulunan Amik Ovası kan gölüne dönecek. Amik Ovası’nda olacak bu savaş bir çok hadis-i şerif ile de bildirilmiştir. Hazreti Hüseyin (ra)’nın rivayet ettiği hadis şöyledir: “İnsanlar için üç toplanma noktası vardır. Antakya Amik Ovası’nda olan melhame-i Kübra’da (Büyük Muharebe) toplanma merkezi Şam olur. Deccal vakasında merkezi Kudüs, Ye’cüc hadisesinde Turi Sina.”

Türkler önce Yahudi’den tarafa olacaklar, sonra Yahudilerin kaybedeceğini görünce her zamanki Osmanlı oyunlarına baş vuracaklar.Müslümanlar tarafına geçecekler. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden insanlar: Biz de Yahudi’yi ülkemizden çıkaralım, deyip orada toplanacaklar. Tam bu esnada Yunan Türkiye’yi vuracak. Hatta boğaz köprülerini ve Marmara’daki büyük sanayi tesislerini hep vuracaklar. Amik Ovası’nda savaşmaya gelen Türklerden bazıları: Aman İstanbul’u vurmuşlar. İstanbul elden gidiyor. Eyvah! Malımız mülkümüz elden gidiyor deyip savaşı terk edecek. Bir kısım ise kalıp Yahudileri yok etmek için savaşacaklar.
Hz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Ayakkabıları kıldan bir kavimle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Siz, yüzleri kılıflı kalkanlar gibi, gözleri küçük, burunları yassı olan bir kavimle savaşmadıkça kıyamet kopmaz." [Buharî, Cihad 95, 96, Menâkıb 25; Müslim, Fiten 62, (2912); Ebu Davud, Melahim 9, (4303, 4304); Tirmizî, Fiten 40, (2216); Nesâî, Cihad 42, (6, 45).>

AÇIKLAMA:
Muhaddisler, bu kavmin Türkler olduğunda müttefiktirler. "Küçük gözlü, kırmızı yüzlü, yassı burunlu, yüzleri kılıflı kalkanlar gibi olan, (kıldan ma'mul elbise giyen ve kıl içerisinde yürüyen) Türk(ler)le savaşmadığınız müddetçe kıyamet kopmaz.."

Ayakkabılarının kıldan olmasından maksad, bazı şarihlerce, saçlarının ayakkabılarına değecek kadar uzun olmasıdır. Kırmızı yüzlüden kasıt ise; Beyaz, sarışın ve parlak olmalarıdır. Kürtlerin tabiri ile bisküvi çocukları da  diyebiliriz. Yüzlerinin kılıflı kalkan gibi olması ise; Yüzlerinin etli dolgun olmasıdır. Yassı burundan kasıt; Burunlarının domuz burunlu gibi, yani dik durmasıdır. Küçük gözlüden kasıt ise; Orta Asya’dan geldikleri için gözleri Çinliler gibi küçük ve çekik olmasıdır. Kıl içerisinde yürüyen: "Bundan maksat onların, ayakkabılarını örülmüş (keçeleşmiş) kıl ve yünden yapmalarıdır" demiştir.

Örneğin; Türk filmlerinde Tarkan’ı hepimiz izlemişizdir. Tarkan’ın giyimine baktığımızda ayak bilekleri, el bilekleri, omuz üstündeki kıldan giyimini hepiniz hatırlarsınız. Buda Türk olduklarını gösteriyor..

İsrail'in Nil'den Fırat'a kadar uzanan "Büyük İsrail" devletini kurmak, Mescid-i Aksâ'yı yıkarak onun yerine kendileri için kutsal olan Süleyman Mabedini inşa etmek, böylece kendilerine vaad edildiğine inandıkları vatanlarına (arz-ı mev'ûda) kavuşmak için asırlardır çalıştıkları gizli değildir. Türkiye bu İsrail devletinin kurulmasına yardımcı oluyor nasıl mı? 1990 yılında Türk İslam sentezini kuran Fetullah Gülen aynı yılda 1990 da Gap projesini başlattı, ne yazık ki 23 yıldır bir türlü hayata geçirilemeyen Gap projesi birkaç yıldır meyve vermeye başladı.!!! Türkiye’nin Suriye’ye müdahale etmesinin nedeni Hatay ilimizin o düzlük bölgesinden Suriye topraklarından İsrail’e üç boru döşemesidir.!

Bu borulardan 1.si su, 2.si doğal gaz, 3.sü petrol’dür..!

Bundan sonraki soruların cevabına da temel teşkil etsin diye "kıyamet alametleri"nden uzun uzadıya söz etmekte fayda var. Bu alametlerle ilgili pek çok hadis vardır ve bunların bir kısmı sahih kaynaklarda da yer almıştır. Bu hadislerden birinde on alametten söz ediliyor:

1. Ortalığı kaplayacak ve insanlara zarar verecek bir duman
2. Deccal,
3. Dâbbetü'l-arz (yer canavarı veya yaratığı),
4. Güneşin Batı'dan doğması,
5. Hz. Îsâ'nın inmesi,
6. Ye'cûc ve Me'cûc adı verişen yaratıkların yeryüzüne yayılmaları,
7-8-9. Doğuda, batıda ve Arap Yarımadasında üç büyük toprak hareketi (çökme olayı),
10. Yemen taraflarından başlayacak bir ateş kümesi
(Müslim, Fitne, 39 vd.).

Âlimler bu hadisleri hem rivayet sağlamlığı hem de metin (içeriğinin akıl ve vahiy süzgecinden geçirilmesi) yönünden incelemişler, isim olarak böyle alametlerin gerçekleşeceğini, ama bunların mahiyetlerinin ve detaylarının bilinmediğini, detaylara ait rivayetlerin "inanç konularında" bilgi kaynağı olacak sağlamlık düzeyinde bulunmadığını ifade etmişler, ayrıca hemen her alametle ilgili yorumlar da yapmışlardır. Bir örnek verelim: Dumanı bazı alimler, kıyamete yakın ortalığı kaplayacak, Kimyasal olarak yorumlarken İbn Mes'ûd bunu reddetmiş, Hz. Peygamber zamanında Kureyş aç kaldı, açlık görme duyularını etkiledi, baktıkları yerde sis varmış gibi görüyorlardı", bu alametten maksat bu olaydır" demiştir. Doğrusunu Allah swt bilir…

2. Bilindiği gibi yine Peygamberimiz(s.a.) in Hadis-i Şeriflerinde gecen Deccal konusu; Peygamberimiz (s.a.) Deccal'in arkasında Yahudilerin bulunacağı yönündeki sözleri. Buradan yola çıkarak Yahudilerin Deccal'i bizim de Mehdi'yi beklediğimiz yönündeki bir görüşün doğru olabilmesine ne kadar pay veriyorsunuz. Yahudilerin bir Deccal için dahi bu kadar hazırlık yaparken, bizim Hak yolda olmamıza rağmen gelmesi muhtemel olan Mehdi'yi bu kadar hazırlıksız şekilde beklememiz; yani nasıl olsa Mehdi gelecek, geldiği zaman bizi de kurtarır türünden bir düşünceyi nasıl karşılıyorsunuz ve biz müslümanların bu konuda yapmamız konusunda neler düşünüyorsunuz.?

İnsanları yoldan çıkarmak, yeryüzünü savaş, kan, kin, zulüm ile doldurmak için çalışan her güçlü lider biraz Deccal'dir. Buna başbakanlar dahildir çünkü Suriye olayları ile birlikte 30 tane deccal başbakan çıkacaktır diyor efendimiz s.a.v…!
İnsanlara olumsuz nazarlarla bakan ve yeryüzüne egemen olarak zulmetmek isteyen topluluklar elbette kendilerine uygun liderler beklerler. Müslümanlar da Hz. İsa'nın geleceğine, ceddim Mehdi-ul Abbasi’nin ortaya çıkacağına, bunların Deccal'i ortadan kaldırıp yeryüzünü yeniden huzura ve barışa kavuşturacaklarına inanıyorlar. Ama bu inancın yanında, en güçlü akıl ve vahiy delilleri şu iki temel inancı da kaçınılmaz kılıyor:

a) Bunlar yeni bir din ve şeriat getirecek değiller, Son Peygamber'in (s.a.v) ümmeti olarak hizmet edecekler.

b) Müslümanların vazifesi ellerini kollarını bağlayıp oturarak kurtarıcı beklemek değildir; onlar gelsin gelmesin müminlerin vazifesi Kur'an'da, Sünnet'te ve bunların açıklaması mahiyetinde olan islamî ilimlere ait kitaplarda açık ve seçik olarak ortaya konmuştur.

Fakat günümüzde kendini İslam alimi olarak tanıtan Fetullah Gülen ABD’de oturmuş yanlış fetva veriyor. Kitap ehli cennete girecek diyor..!! Hıristiyanlar,Yahudiler de cennete girecek diyor. Bıre münafık Kur-an’da  A'RÂF süresi  40- Bizim dinî esasları, şer’î hükümleri hâvî âyetlerimizi yalanlayanlara, iman etmeyenlere, âyetlerimizdeki şer’î hükümleri gururlarına yediremeyerek benimsemeyen zorbalara, diktatörlere, göğün kapıları, rahmet ve merhamet kapıları, yağmur ve rızık kapıları açılmayacaktır. Onların cennete girmesi, devenin iğne deliğinden geçmesi kadar imkânsızdır. Biz İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsileri, suçluları işte böyle cezalandırırız. Diye buyuruyor...

Sûfî Mümîn el Êbbasî el Kurdî

Kaynak:http://www.hakkarihabertv.com/kiyametin-alameti-turkler-ve-israilliler-6146yy.htm