7 Şubat 2016 Pazar

Şeriat Nedir - Şeriat Hakkında Bilgiler

Şeriat nedir ne değildir?

Şeriat: “Din”, “Allah’ın emri”, “İlâhî emir ve yasaklar” gibi manalara geliyor.



İSLAMDA SUÇ VE CEZALAR   (UKUBAT)


Ukûbât, cezası Allah tarafından belirlenenler ve İslami idare tarafından belirlenenler olmak üzere iki çeşittir.


Suç ve Cezası Allah tarafından belirlenenler: ............   Had  ve Kısâs 
Suçu Allah tarafından cezası İslami idare tarafından belirlenenler: .... Ta'zir
Not: Suçun ve cezanın İslami idare ve idareciler tarafından belirlendiği "Muhalefet cezaları" bir üçüncü tür olarak ele alınmaktadır.Burada idare bazı kurallar koyar bu kurallara uymayanlara verilen cezaları kapsar.Her devlette olacağı için dinsel bir yönü yoktur.

Had :  Mikdârı, İslâmiyyette kesin olarak bil­dirilmiş olan cezâdır. Allâh'ın koyduğu ölçüler, çizdiği sınırlar, emir ve yasakları  ifade eder. . Had, miktarı  kurana göre  tayin edil­miş olan cezalardır. Çoğulu "hudûd"tur.Had cezalarında af yoktur.

Had cezalarında en ufak bir şüpheye yer olmamalıdır.“Had cezasını, def edebildiğiniz kadar defedin."    "Elinizden geldikçe, had cezalarını Müslümanlardan defedin.Geçerli bir özür varsa hemen salıverin. Zira imamın yanlışlıkla affetmesi, yanlış bir ceza vermesinden daha hayırlıdır."   "Hadlerin uygulanmasında şüphelerden sakınınız." şeklindeki hadisler bu konuya dikkat çekmektedir.

Had, Müslüman olsun veya zimmi olsun İslâm hükümlerini iltizam eden (Darı İslâm'da yaşayan) akıl sahibi ve buluğa ermiş kişilere uygulanır. Erkeğe, ayakta iken orta halli, ne eski ne de yeni olmayan bir kırbaç ile vurulur. Celd, (sopa vurma) esnasında, yere uzatılmayacağı gibi elbisesi de soyulmaz. Bu konuda İbni Mesud'un sözü şöyledir: "Bizim dinimizde yere uzatma,bağlama veya soyma yoktur" Derisi soyulacak derecede sopa vurulmaz. Çünkü sopa vurmaktan maksat, onu öldürmek değildir. Sopa vuran kimse, koltuk altı görünecek kadar kolunu kaldıramaz. Darbın, bedeni ile sınırlı kalması, başına, yüzüne, cinsel organına, kalp ve yumurtalıklar gibi hayati öneme sahip organlarına vurmaktan kaçınması gerekir. Çünkü buralara vurmak,öldürülmesine yol açabilir veya faydalanmasını engelleyebilir. Kadın için de durum aynıdır. Ancak kadına, oturduğu halde celde uygulanır.


Kendisine had uygulanacak olan kişi hasta ise iyileşinceye kadar had uygulaması tehir edilir. Fakat hastalıktan kurtulması söz konusu değilse, dayanabilecek şekilde hafifçe vurulur.Hamile olan kadının çocuk doğuncaya,emzikli kadının ise çocuk sütten kesilinceye kadar had cezası ertelenir.

Aşırı soğuk havalarda ve aşırı sıcak havalarda had uygulanmamaktadır. Kışları gün ortası ve yazları hava mutedil olduğunda had uygulanır.


Kısas :   Suçu işleyen kişiye misliyle yapılacak muameleyi belirtir.Öldürme ve yaralamalarda uygulanması Allahın emridir.Kısasta affetmek  özendirilmiş ve yakınların kısas yerine tazminat ( diyet)  alabileceği belirtilmiştir.  Kısas cezalarında suçtan etkilenenler suçluyu affedebilir , otorite affedemez.


Ayetler

Bakara/178
Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren kimse, kardeşi (öldürülenin vârisi, velisi) tarafından affedilirse, aklın ve dinin gereklerine uygun yol izlemek ve güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra tecavüzde bulunana elem dolu bir azap vardır.

Not: Bakara /178 de kastedilen kabilelerin savaş gibi toplu öldürmelerde yapacağı kıyas metodunu anlatmaktadır. Bakara/179

Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki (bu hükme uyarak) korunursunuz.
İsra/33

Haklı bir sebep olmadıkça, Allah’ın, öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın. Kim haksız yere öldürülürse, biz onun velisine yetki vermişizdir. Ancak o da (kısas yoluyla) öldürmede meşru ölçüleri aşmasın. Çünkü kendisine yardım edilmiştir. Şura/40

Bir kötülüğün karşılığı, onun gibi bir kötülüktür (ona denk bir cezadır). Ama kim affeder ve arayı düzeltirse, onun mükâfatı Allah’a aittir. Nahl/126

Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle cezalandırın. Eğer sabrederseniz, elbette bu, sabredenler için daha hayırlıdır. Maide/45

Onda (Tevrat’ta) üzerlerine şunu da yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş kısas edilir. Yaralar da kısasa tabidir. Kim de bu hakkını bağışlar, sadakasına sayarsa o, kendisi için keffaret olur. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridir.
Not: Faili belli bireysel öldürme olaylarındaki kısas ise maide/ 45 de düzenlenmiştir.


Hadisler

Her kimin bir yakını öldürülür ise o, iki hayırlı şeyden birisini yapmakta serbesttir. Ya fidye alır ya da (kısas gereği onu) öldürür.
(Buhari, Diyat 8, İlim 39; Müslim, Hacc 447; Tirmizi, Diyat 13; Ebu Davud, Diyat 4; Nesai, Kasame 29)

Kim mü’min bir kimseyi öldürürse, katil bu sebeple kısas olunur. Kim bu kısasa engel olursa Allah’ın lânet ve gazabı onun üzerine olsun! Allah onun farz veya nâfile hiçbir hayrını kabul etmez.
(Ebu Davud, Diyat 17; Nesai, Kasame 29)

Müslümanın kanı ancak üç şeyden birisi ile helâl olur. Zina eden evli, cana karşılık can (kısas), dinini terk edip İslâm cemaatından ayrılan kimse.
(Buhari, Diyat 6; Müslim, Kasame 25, 26; Tirmizi, Diyât 10, Hudud 15; Ebu Davud, Hudud 1; Nesai, Tahrim 5, 11, 14; Ahmed: 1/61, 63,70, 163,382, 428,444,465,6/181,214, Derami, Siyer, 11) 

Enesden:

"Ukl ve Urayne kabilelerinden bir grup insan, Allah Rasülü 'e gelip müslüman oldular. Ancak Medine'nin havası, onlara iyi gelmediği için hasta oldular. Bunun üzerine Rasulullah onlara, develerin ve çobanın bulunduğu yeri tavsiye etti. Kendilerine oraya gitmelerini, develerin sütlerinden ve idrarlarından içmelerini söyledi.Gittiler. Harra denilen yere vardıklarında İslâm'dan döndüler ve Nebi 'in çobanını öldürdüler. Develeri sürüp götürdüler. Durum Nebi 'e haber verilincehemen arkalarından takipçi yolladı. Onları yakalayıp getirdiler. Gözlerine mil çekilmesini, ellerinin ve ayaklarının kesilmesini sonra da Harre'nin bir kenarına atılarak o şekilde ölüme terk edilmelerini emretti"( buhari)
  
Ta’zîr :(men etmek , engellemek):  Ta’zir cezası  yüce Allah’ın miktarını takdir ve beyan etmediği ve takdirini devlet başkanına ya da müctehid olan hakimlere bırakmış olduğu cezalar­dır.Çeşitli olup  ( azarlamak, kınamak, terbiye etmek,sopa )  , hâkimin dilediği kadar verilir.Otorite cezayı affedebilir.Cezaların miktarı zamana göre değişebilir.

Enes'den: “Rasulullah töhmetten dolayı hapsetti.” Tirmizi K. Diyet, 1337; Nesei K. Kuttau’t Tarık 4793; E. Davud 3146

Cezaların uygulanmasında devlet otoritesi yetkilidir.Ümmü'l Husayn el-Ehmesiyye, Nebi 'den şöyle işittiğini söyler:"Aranızda Allah Azze ve Cellenin kitabıyla hükmettiği sürece başınızdaki Habeşli bir köle bile, olsa emir sahibine itaat ediniz."(Ahmet bin Hanbel)


"Allah'ın hadlerinden bir had olmadıkça hiçbir kimseye on kırbaçtan fazla vurmayınız." ( Buhari, K. Hudud, 6344) hadisi önemli bir kıstastır.

Yönetici tarafından çıkartılan emirler, ister yapılması isterse yapılmaması gereken hususlarla ilgili olsun, görüş ve ictihadı ile şeriat tarafından tanınan yetkilerle sınırlıdır.Bunlar da beytülmalın idaresi, şehirler kurulması, ordunun düzenlenmesi gibi işlerdir. Bu türden işlerde şeriat,yöneticiye, görüş ve ictihadı ile birtakım şeyleri emretme, birtakım şeyleri de yasaklama yetkisi vermiştir.

Pratikte tazir cezaları , farzların terkedenlere ve haramları işleyenlere uygulanmıştır.


HAD CEZALARI    
Beş günah için had (Allâh'ın koyduğu ölçüler )  cezâsı vardır.Bu cezalar kuranda açıkça belirtilmiştir: 

1.Zinâ
2.Kazf ( Zina iftirası )
3.Sirkat (hırsızlık )
4.Yol kesicilik ,gasp ( hırabe) ;Allaha ve Resulune karşı gelme
5.Öldürme ,yaralama (cinayetler)


TAZİR CEZALARI  
( Kuranda yer almayıp uygulamada olanlar.Sünnet ve icma ile olanlar )

1.Şarap içmek ve alkollü içki ile sarhoş ol­mak
2.Dinden dönme
3.Diğer toplumsal ve kişisel suçlar