22 Ağustos 2016 Pazartesi

Kabedeki Şeytan Taşlama Yeri Neden Değiştirildi


Kabedeki Şeytan Taşlama Yeri Neden Değiştirildi



Peki arada ne fark var..
Şeytan taşlama yerindeki o eski uzun dikilitaş, şeytanı temsil ediyor tıpkı; Sultanahmet, Hippodrome İstanbul, Hipopdrome İstanbul-2, Vatikan, McKinley Anıtı, Buffalo, New York, ABD., ve Washington Anıtı, ABD ve birçok dikili taşlar gibi. Ancak son taşlama duvarı şeytanı gerçek manada temsil etmiyor, illuminati diye bahsettiğimiz elit örgüt çeşitli sembolleri kullanarak tanrılarına ibadet eder bunu biliyoruz.Ve bu elit insanlar, belirli zamanlarda belirli ritüelleri kullanarak belirli varlıkları belirli yerlerden geçirir, onları dünyaya davet eder.. Onlara ibadet etmek için ise kurban verir, kan dökerler.

 Eski çağlarda ve birçok paganist dinde  bu yüzden sütun, dikilitaş ve yüksek kuleler gibi spiritual öğeler bulunuyordu.. Bunlar bir nevi var olan tanrılarına ibadet etmek için şarttı. Kabedeki son değişen duvar şeytanı temsil etmemesinin nedeni cin veya ifrit gibi varlıkları etkilemesidir, zira eski taşlama yerinde atılan her taş iyilik ve hayır bereket kazandırıyordu. ve gerçek anlamda da şeytanı temsil ediyordu. Hatta kafirler şeytanı bu taş sütunlarıyla anarlar ve onlara bu şekilde saygı gösterip hertarafa kötülük, büyü vs. geçiş kapıları sağlarlar..



Bu tür yapıların dünyanın hemen hemen her yerinde bulunması birer rastlantı değildir.. Bunun gibi yüzlerce dikilitaş daha var sizler de ufak bir araştırmayla bunun gibi onlarca dikilitaşı daha gözlemleyebilir ve onun hakkında yorum yapabilirsiniz.. Dikilitaş sembolizmi eski pagan inançlarında olduğu gibi günümüz firavunlarının da vazgeçemediği bir mimari.. Amaç kendi mabedlerini dünyanın her yerine yerleştirmek ve varlıklarını ifşa etmeden tüm dünyanın gözü önünde cirit atmak.. Bu elit aile binlerce yıldır var.. Eski Mısır, Babil ve hatta Antik Maya uygarlıklarında bile.. Halen aynı rituelleri,kuralları ve amaçları devam ediyor.. Eskiden olduğu gibi tanrılarına tapınmaya devam ediyorlar..

 Kabe'deki Dikilitaşın değiştirilmesi biz Müslümanların haccını etkilermi bilmiyorum bunu alimlerimize hocalarımıza göstermeli anlatmalıyız. Çünkü, Şeytan taşlama haccın en önemli ibadetlerinden birisidir. Kafirler gerçekten ibadetlerimizi etkilemeye çalışıyorlar, onları değiştirmeye ve bizide yozlaştırmaya çalışıyorlar. ALLAHtan dinden imandan asla ayrılmayalım inşallah, ibadetlerimizi tam yapalım ve şeytanilerin, kafirlerin, yahudilerin oyunlarına karşı gözlerimizi açık tutalım inşallah..



Hac vazifesi sırasında yapılan Şeytan Taşlamanın gerekçesi nedir

Bayramın 1,2,3 ve 4 üncü günlerinde Mina'da bulunan ve "Büyük Şeytan-Akabe Cemresi", "Orta Şeytan-Orta Cemre" ve "Küçük Şeytan-Küçük Cemre" diye adlandırılan üç taş kümesine usûlüne uygun olarak taş atmak haccın vaciplerindendir. Vacip oluşu Peygamberimiz (s.a.v.) in fiili sünneti ve icma(Hz. Peygamber(s.a.v.)'in vefatından sonra herhangi bir devirde alimlerin, dinî bir meselenin hükmü hakkında ittifak etmeleri)ile sabittir.

Bu itibarla, şeytan'a hiç taş atmayan veya bir günde atılması gereken taşların yarıdan fazlasını süresi içinde atmayan kimsenin, ceza olarak koyun veya keçi (dem) kesmesi gerekir. Vacip, farz kadar kesin olmamakla beraber kuvvetli bir delil ile yapılması emredilen şeye denir. Vacipleri yapan sevap kazanır. Özürsüz olarak yapmayana azap gerekir. Vacibin hükmü inanç bakımından farzın hükmü gibi olmadığından, vacibi inkar eden dinden çıkmış olmaz.

Hac, Hz. İbrahim (a.s.)'e kadar uzanan bir ibadettir. Kur'an-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz((s.a.v.))in hadisleri bize, Hz. İbrahim (a.s.)'in haccından ve insanları bu ibadeti yapmaya çağırmasından bahsetmekte; Kâ'be'nin ve hac menasikinin tarihçesine işaret etmektedir: "İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler" (Hac,22/ 27).

Kutsal Kitabımız Kur'an-ı Kerim (Maide,5/2) haccı, Allah'ın Şeairi (dinin belirgin alametleri, işaretleri ve sembolleri) olarak tanımlamaktadır. Burada semboller olarak icra edilen her menasik(hac fiilleri) ve ibadetin, birçok hikmetleri vardır. Sonsuz hikmet ve kudret sahibi olan Yüce Allah boş şeyleri emretmekten münezzehtir. Hac, bilinçli bir teslimiyetin ifadesidir.

Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) bu hac fiillerinin yerine getirilmesinin esas sebebini şöyle anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Beytullah'ı tavaf etmek, Safâ ve Merve arasında sa'yetmek ve şeytan taşlamak Allah'ı zikretmek için emredilmiştir" Ebu Dâvud, Menâsik 51, (1888); Tirmizî, Hacc 64, (902).

Taş atma Hz. İbrahim'e kadar uzanmaktadır. Bu konuda Hz. Peygamber: "İbrahim (a.s.) hac menâsiki için geldiğinde akâbe cemresi yanında Şeytan ona göründü. İbrahim (a.s.) ona yedi taş atarak yere serdi. İkinci cemre yanında tekrar Hz. İbrahim'e gözüktü, aynı şekilde yedi taş atarak yere serdi. Üçüncü cemre yanında yine gözükünce aynı şekilde yedi taş attı, nihayet Şeytan yerin dibine geçti" buyurmuşlardır. (Ahmed bin Hanbel, 1, 297).

Şeytan taşlama mahâlli, düşünce, amel ve niyetlerdeki bütün negatif değerleri temizleme; mal, makam, mevki ve şöhret tutkularından kurtulma yeridir.
Şeytan taşlama da; kötülükleri, haksızlıkları, zulmü ve zorbalığı bir protesto anlamı taşır. Şeytan taşlayan hacı, bu hareketiyle şeytana, şeytanın yoluna uyanlara ve bütün kötülüklere karşı çıkışını sergilemiş ve kendisinin de bundan böyle asla şeytana uymayacağını ortaya koymuş olmaktadır.

Şeytan taşlama ,İnsanları günahlara düşürmeye çalışan ve bu yolda sürekli çaba harcayan şeytana karşı bir tür tepkinin, ona karşı direnmenin sembolik bir ifadesidir. Yani, O'nu taşlamak bir çeşit karşı eylemdir. Çünkü O'nun saptırma planları, eylemleri o zamana mahsus olmayıp, her zaman için geçerli ve söz konusudur.

Bu gün mevcut olan direkler, şeytanın görüldüğü yeri temsil ederler. Hz. İbrahim (as), şeytanı o taş sütunlarının bulunduğu yerde görmüş ve taşlamıştır.

Kısaca, gerek haccın menasiki gerekse bunların zamanları ve yerine getirilme yeri konusunda Hz. Peygamber(s.a.v.) in uygulamasına tabi olmak gerekir.

Allah'ın Resulü(s.a.v.), hac ibadetini uygulayarak öğretmiş, "Hac ile ilgili menasikinizi (bu ibadeti oluşturan uygulamalar) benden öğrenin" (Müslim) buyurmuştur. Buna göre; Hz. Peygamber(s.a.v.) nasıl hac yapmışsa; yani nerede, ne zaman hangi uygulamayı gerçekleştirmişse Kur'an'daki "Hacc"ın anlamı odur.

İslam dininde müslümanların yerine getirmekle yükümlü tutuldukları ibadet, emir ve yasakların bir kısmının hikmetlerini tesbit mümkün olabildiği gibi, bir kısmının hikmetini tesbit etmek ise mümkün değildir. Aklın alanına girmeyen, illetleri anlaşılamayan, kendileriyle neyin amaçlandığı gizli kalmış hükümler taabbudi hükümler olarak nitelendirilmektedir. Bu gibi hükümlerin sahasını genellikle ibadetler, hadler ve keffaretler gibi belli miktarda belirlenmiş hükümler oluştururlar. Helal ve haramlarla ilgili konuları da bu kısımda incelemek gerekir.

Bu tür hükümlerin hikmetleri, tesbit edilse de edilmese de gerekleri, müminler tarafından yerine getirilmek durumundadır. Hac ibadetinde yapılan menasikin hikmetini tesbit mümkün değildir. Bazı hikmetlerinin olduğu ifade edilse de bunların doğruluğu veya yanlışlığını tesbit etme imkanına sahip değiliz. Allah ve Peygamberi bizden bu ibadetleri nasıl yapmamızı istemişse, biz onların hikmetlerini tesbit etsek de etmesek de, belirtilen şekilde yapmak durumundayız.

Allahu Teala hakîm, yani hikmet sahibidir. Bütün emir ve yasaklarında, bizim bilip bilmediğimiz bir çok sebepler, hikmetler ve faydalar vardır. Fakat biz, Cenab-ı Hakk'ın emir ve yasaklarını faydalar elde etmek için değil, Allah'ın emri olduğu için yerine getiririz. Bizim bildiğimiz ve bilmediğimiz faydalar da böylece gerçekleşmiş olur.

Sonuç olarak, bu tür ibadetlerin hikmetleri tesbit edilse de edilmese de, gerekleri müminler tarafından yerine getirilmek durumundadır. Bu konularda herhangi bir yoruma gitmek mümkün değildir. Dolayısıyla taabbudi olan bu hükümlerin hikmeti; Allah'a teslimiyet, yalnızca O'na karşı saygı duymak, O'nu yüceltmek ve O'na yönelmektir.

Kaynak:https://eyalling.blogspot.com.tr/2014/04/kabedeki-seytan-taslama-yeri-neden.html