25 Eylül 2016 Pazar

Hz.Mehdiye Dair Hadisleri Mütevatir Kabul Eden Ehl-i Sünnet Alimleri

Hafız Muhammed b. Hüseyin el-Abirî, “Menâkıbu’ş-Şafiî” kitabında şöyle diyor: “Mehdî’nin gelmesiyle ilgili hadisler müte- vatir ve râvilerinin çok olmasından dolayı ise müstefizdir. Mehdi, Peygamber’in Ehl-i Beyt’indendir, yedi yıl iktidar olacak, yeryü¬zünü adaletle dolduracak, İsa ile birlikte kıyam edecek, Deccal’ı Filistin’de öldünnek için O’na yardımda bulunacak, bu ümmete imamlık yapacak, İsa da O’nun arkasında namaz kılacaktır.”

Muhammed Resul el-Berzencî (ö. h. 1103), “el-İşaa’ li Eşra- ti’s-Sae” kitabında şöyle demiştir:
Mehdî’nin varlığı, O’nun âhiru’z-zamanda huruç (kıyam) etmesi ve O’nun Resûlullah’ın (sallallâhu aleyhi ve âlih) Ehl-i Beyt’inden ve Fâtıma’nm evlatlarından olması hakkmdaki hadisler, mânevi te¬vatür haddine ulaşmıştır, öyleyse O’nu inkâr etmenin bir anlamı yoktur.”

Şeyh Muhammed b. Ahmed-i Sefârinî el-Hanbelî (ö. h. 1188), “Levâih” kitabında “Tenbih” başlığı altında şöyle demiştir:
“Mehdî’nin kıyamıyla ilgili rivayetler oldukça çoktur; hatta mâ¬nevi tevatür haddine ulaşmıştır; ‘tevatür haddine ulaşması’ sözü Ehl-i Sünnet âlimleri arasında yaygındır; onların inançlarından bile sayılmıştır.”

Şafiî müftüsü Ahmed b. Zeynî b. Dehlan (ö. 1304), “Futûha- tu’l İslamiyye” kitabında şöyle demiştir:
“Mehdî’nin zuhûrunu zikreden hadisler çok ve mütevatirdir; o hadisler içerisinde sahih, hasen ve zayıf olanları da bulunmaktadır.”

Kadı Muhammed b. Ali eş-Şevkanî (ö.h.1250), “et-Tehzib-u fi Tevâtür-i ma Câe fi’l Mehdîyyi’l-Muntezâr-i Ve’d-Deccal’i ve’l- Mesih” kitabında şöyle diyor:
“Mehdî hakkında bulabildiğim kadarıyla elli hadis nakledilmiş¬tir. Bu hadisler içerisinde sahih, hasen ve zayıflığı giderilmiş bir takım hadisler de bulunmaktadır. Bu konudaki hadisler şüphesiz mütevatirdir. Bunlardan daha az olan hadislere bile, usulde kayde¬dilen bütün terimlere göre tevatür denilmektedir.”

Seyid Muhammed S iddik Haşan el-Kuncî el-Buhârî (ö. 1307), “el-İzaa’ Lima Kane Ve Ma Yekûnu Beyne Yedeyi’s-Sae” kitabının “Kıyametten önce vukû bulacak olaylar” bölümünde şöyle der:
“Kıyametten önce vukû bulacak olaylar gerçekten çoktur. O olaylardan biri Mehdî el-Mev’ud el-Muntazar el-Fâtimî… Bu olay kıyametten önce gerçekleşecek ilk vakıadır. Mehdî hakkmdaki ha¬disler ihtilaflı olmalarına rağmen oldukça çok ve tevatür haddine ulaşmaktadır. Bu hadisler Sünen, Meâcim ve Mesânid kitaplarında geçmektedir.

Ebu Abdullah Muhammed b. Ca’fer el-Ketânî el-Mâlikî (ö. 1345), “Nazmu’l-Mütenâsir fi’l-Hadisi’l-Mütevâtir” kitabında şöyle demiştir:
“Velhasıl Mehdî-i Muntazar hakkında nakledilen hadisler mü- tevatirdir; böylece Deccal ve İsa b. Meryem’in nüzulü hakkmdaki hadisler de mütevatirdir.”

Hafız Suyûtî (ö. 911), Ebu-1 Feyz-i Gumarî’nin “İbrâzu’l- Vehmi’l-Meknûn” kitabında şöyle demiştir:
“Suyûtî Fevâidu’l-Mutekasire fi Ahadisi’l-Mütevatire adlı kita¬bında ve o kitabın özeti olan bi’l-Ezhâri’l-Mütenasire adlı kitapta ve diğer kitaplarında Mehdî hakkmdaki hadislerin miıtevatir oldu¬ğunu vurgulamıştır.”


Şeyh Ahmed b. Hacer eş-Şafiî, Hindistan’da ölen bir şahsın Mehdîliğini iddia eden bir grup hakkında sorulan bir sorunun ceva¬bında şöyle yazıyor:
“Bunların itikatları bâtıl, açık bir cehalet, çirkin bir bid’at ve ke¬sin bir sapıklıktır. Birincisine (bâtıl olduğuna) gelince bu söz müs- tefiz ve mütevatir olan hadislerle çelişmektedir. Çünkü hadisler, Mehdî’nin Peygamberin (sallallâhu aleyhi ve alih) Ehl-i Beyt’in¬den olduğunu ve yeryüzünün doğu ve batısına hükümet edeceğini bildirmekteler…”466


Şeyh Ahmed Ebu’s-Surûr b. Saba el-Hanefî, Hindistan’da ölü birinin Mehdîliğini iddia eden grup hakkında yöneltilen soru¬nun cevabında, söz konusu grup tarafından ortaya atılan iddianın bâtıl olduğuna fetva vererek şöyle demiştir:
“O gruptakileri sahih nasslarda ve sarih sünnette ve râvilerinin çok olduğu için tevatür haddine ulaşan hadislerde yer alan bir şeye inanç yönünden muhalefet ettikleri için, şiddetle yok edilmeleri ge¬rekir. Çünkü mütevatir ve müstefiz hadisler gereğince Hz. Mehdî son zamanda efendimiz İsa (aleyhi’s-selâm) ile huruç edecektir.”


Nasiruddin el-Banî “Havle’l-Mehdî” adlı makalesinde şöyle diyor:
“Mehdi meselesine gelince, bilinmesi gerekir ki; O’nun huruç (kıyam) etmesi hakkında çok sahih hadisler vardır. Bu hadislerin bir kısmının senetleri sahihtir, onlardan bazılarını örnek olarak zik¬redeceğim, daha sonra O’nun hakkındaki şüpheleri gidermeye ça¬lışacağım…” Makalesinin sonunda da şöyle diyor:

“Sözün kısası, Mehdî’nin kıyamına olan akide sabittir; O’nıınla ilgili hadisler Resûlullah’tan mütevatir olarak nakledilmiştir. Buna inanmak gerekir. Bu mesele, gaybî meseleterindendir, O’na iman etmek takvalıların sıfatlarmdandır. Çünkü Allah Teala buyurmak¬tadır: ‘Elif, Lam, Mim. Bu, kendisinde şüphe olmayan, muttaki!er için de kılavuz olan bir kitaptır. Muttaki olanlar, gayba inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar ve…’
Mehdî’nin huruç (kıyam) etmesini ancak cahil ve kibirli insanlar inkâr eder. Allah Teala’dan, O’na (İmam Mehdî’ye), Kitap ve Sün- net’te sabit olan her şeye iman etmek üzere bizi öldürmesini niyaz ederim.” 467

el-Ezher Üniversitesi, Usul-i Din Fakültesi üstatlarından olan ve İbn-i Hacer el- Heysem! el-Mekkî’nin (ölm. 974) “Sevâiku’l- Muhrika” kitabını tahkik ve tetkik yapan Üstad Abdulvehhab Ab- dullatif, “Sevâik” kitabının on birinci babının birinci bölümünde, İbn-i Hacer’in Taberanî’den Mehdi hakkında tahriç ettiği hadisin dipnotunda şöyle demiştir:

“Mehdi ile ilgili hadisler çoktur. Bu konuda Ebu Nuaym de on¬lardan olmak üzere birçok hâfız, kitaplar te’lif etmişlerdir. Suyûtî de Ebu Nuaym’in zikrettiklerini “Urfu’l-Verdi fi’l-Ahbari’l-Meh¬dî” kitabında toplamış ona bazı hadisler de eklemiştir. Ayrıca İbn-i Hacer’in de Mehdi hakkında “el-Muhtasar fi Alâmati’l-Mehdîy- yi’l-Muntazar” adlı bir eseri vardır.” 468

466 Muttaki Hindi, el-Burhan fi Alamet-i Mehdîy-yi Ahiriz-Zamaıı
467 el-Elbanî, Havle’l-Mehdî, s. 644... Bkz. Terneddünü’l-İslamî dergisinin yayınladığı makale, Dimeşk, yıl: 22, Zilkaade/1271 Hicrî.
468 İbn-i Hacer el-Heysemî, Sevâiku’l-Mııhrika, s. 165, dipnot: 1



EmoticonEmoticon