30 Ekim 2016 Pazar

Abdullah Gürbüz (Abdullah Baba) Hz.Mehdi Zuhuru Ne Zaman

Hz.Mehdi Ala Resul Ne Zaman Ve Nasıl Zuhur Edecektir?

“Ve istiyoruz ki yeryüzünde zayıflatılanlara lütfedelim, onları önderler yapalım, onları mirasçılar kılalım” (Kasas / 5)

Bu Ayet-i Kerime ile ilgili İmam Muhammed Bâkır ve Cafer-i Sadık şöyle buyurmuşlardır;
“Bu ayet ahir zamanda zuhur edecek olan, zalim ve firavunları yok edip yeryüzünde doğudan batıya kadar hüküm sürecek, zulümle dolmuş iken adaletle dolduracak olan Emir sahibine aittir. (O’nun hakkında nazil olmuştur.)”

Allah (cc) mümin kullarını hiçbir zaman mahzun ve kederli bırakmaz. Müminler sıkıntı ve zulüm ile karşılaştıklarında onları feraha erdirecek ve refaha kavuşturacak kurtarıcılar yollamıştır. Mehdi Âli Resul’de bu kurtarıcılardan birisidir. O peygamber olarak değil sadece Peygamberimizin (sav) vekili olarak gelecektir.

O’nun zuhur edeceği dönem ile ilgili İslâm Peygamberi (sav) Hz.leri şöyle buyurmuştur:
“Ne zaman, adaletsiz hâkimlerin eliyle zulüm ve haksızlık, hile ve dolandırıcılık, tüm insanları ezmeye başlarsa, benim temiz ailemden, benim ismim ve nişanımı taşıyan Semavi bir kurtarıcı kıyam edecek ve huzur her yere yayılacaktır. (Bihar’ul-Envar)”

Amira bint-i Nufeyl der ki:
İmam Hüseyin (ra) şöyle buyurduğunu duydum;
“Sizler birbirinizden uzak olduğunuzu söylemedikçe, birbirinizin yüzüne tükürmedikçe, birbirinize kâfir demedikçe ve bir birinize lanet okumadıkça, beklediğiniz (Hz. Mehdinin zuhuru) vuku bulmayacaktır.” Arz ettim ki:

Öyleyse o zamanda hiçbir hayır yoktur. Buyurdu ki:
Hayrın hepsi o zamandadır. Kaim kıyam edecek ve bunların hepsini ortadan kaldıracaktır.
Süleyman bin Bilal der ki; Hz. Hüseyin (ra) şöyle buyurduğu nakledilmiştir;
Bir gün adamın biri Hz. Ali’nin yanına gelerek:
-Ey Emirel Müminin! Bize Mehdi (as)’dan bahseder misiniz? Diye sordu. Hz. Ali şöyle buyurdu:

Gitmesi gerekenler gidip de müminler azaldığında ve fitneler gittiğinde işte orada. (yani uzak bir yerde zuhur edecektir.)
Ahmet b. Muhammed b. Münzir rivayet ediyor:

Hz. Ali oğlu Hz. Hasan buyurdu:
Dedem Rasulullah’a (sav) sordum: Ehl-i Beyt’ten olan Kaim ne zaman zuhur edecektir? Buyurdu:
Ya Hasan! Kuşkusuz ki onun zuhuru kıyametin oluşuna benzer… O göklere de yere de ağır gelmiştir. O size ansızın gelecektir. (Kıyametin aniden meydana geleceği gibi Mehdi (as)’da aniden zuhur edecektir.)

Buraya kadar ki bölümde Mehdi Âli Resul’ün ne zaman zuhur edeceğine dair hadis ve rivayetleri nakletmeye çalıştık. Şimdi de nasıl zuhur edeceğini konusuna değinmek istiyoruz.
“Eğer istersek, onlara semadan bir mucize indiririz de ona boyunları eğilip kalır” (Şuara / 4)
Bu Ayetin nazil oluşu ile ilgili olarak İmam-ı Cafer-i Sadık şöyle buyurmuştur;
“Kaim (Mehdi) kıyam etmeden önce gökten biri seslenir. Bu sesi perde arkasındaki kadında, doğudaki ve batıdaki tüm insanlar duyar. Şu Ayet bu konuda nazil olmuştur. “İstersek onlara… ve onların boyunları eğilip kalır”

Bu konuya işaret eden hadis-i şerifler şöyledir:
Naim Hz. Ali’den (ra) rivayet etmiştir;

“Semadan bir münadi “Hak Al-i Muhammed’dedir” şeklinde bağırdığı zaman Mehdi zuhur eder, herkes sadece O’ndan konuşur, O’nun sevgisini içer ve O’ndan başka bir şeyden bahsedemezler. (İmam Suyuti / Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman)”
“Çok yaygın ve sona ermesi mümkün görülmeyen bir fitne çıkacak ve bu fitne semadan üç kez “Emir Mehdi’dir, gerçek O’dur” şeklindeki bir nidaya kadar sürecektir. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar)”

“Gökten şöyle bir ses duyulacak; “Ey insanlar, artık Allah cebbarları, münafık ve yardımcılarını sizden uzaklaştırdı. Ümmeti Muhammed’in en hayırlısını başınıza getirdi. (Muhammed B. Resul El-Hüseyin El Berzenci / Kıyamet Alametleri)”

“O günün alameti; Semadan bir el uzanacak ve insanlar ona bakacak ve göreceklerdir. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar)”
Esma binti Umeys’ten rivayet edilmiştir;

“O günün alameti semadan uzatılmış ve insanların kendisine bakıp durduğu bir El’dir. (İmam Suyuti / Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman)”
Hadis-i şerifte geçen “El” keyfiyeti bilinmeyen bir gücü simgelemektedir. Bu “El’in” bizim bildiğimiz manada bir el olmadığını biliyoruz. Bu konuyu bir Ayeti Kerimenin meali ile açıklamaya çalışalım.

“Şüphesiz sana biat edenler, ancak Allah’a biat etmişlerdir. Allah’ın eli, onların ellerinin üzerindedir… (Fetih / 10)”

Yukarıda ki Ayet müteşabih yani Kuran-ı Kerim’in değişmeceli manalara gelen ayetlerindendir. Bu Ayetteki “El” Allah’ın kudreti, tasarrufu manasına gelmektedir. Aynı şekilde yukarıdaki hadislerle bahsedilen “El” de bunun gibi farklı manada kullanılmış mecazi bir ifadedir.
Allahuâlem semadan yayılan televizyon yayınına ait dalgalar bir nevi el gibi bir güç oluşturmaktadır. Bu el hemen her eve uzanır ve herkes tarafından görülebilir. “İnsanlar ona bakacaklar ve görecekler” cümlesi de bu hususa işaret etmektedir.

Şunu belirtelim ki; Bediüzzaman Said Nursi Hz.leri aynı manada şunları söylemektedir:
“Rivayetlere göre, Deccal çıktığı gün de bütün dünya işitir. En iyisini Allah (cc) bilir. Bu rivayetler tamamen sahih olmak şartı ile açıklaması şudur: Bu rivayetler mucizane haber verir ki, “Deccal zamanında haberleşme araçları o derece terakki edecek ki, bir hadise bir günde umum dünyada işitilecek. Rayda il bağırır, doğu-batı işitir ve gazeteler okunur… Diye zuhurundan on asır evvel telgraf, telefon, radyodan mucizane haber verilmektedir.”

Yukarıdaki hadis ve rivayetlerden de anlaşılacağı gibi Mehdi Âli Resul halk tam zuhurundan ümidi kestiği anda zuhur edecektir. Onun zamanında yaşayıp ona yardım edenlere ne mutlu! Ona düşmanlık besleyip, ona ve onun emrine karşı çıkanlara ve onun düşmanlarından olanlara eyvahlar olsun!
Elbette ki her şeyin doğrusunu Allah Azze ve Celle bilir.


EmoticonEmoticon