7 Ekim 2016 Cuma

Hasan Sabbah'ın Alamut Kalesi Hakkında



İran’da Kum kentinde dünyaya gelmiştir(bazı tarihçilere göre buraya Kufe’den göç etmiştir)
Zamanın önde gelen okullarında okuma şansı bulmuştur. Ailesiyle birlikte Rey şehrine gittiğinde burada Şii inancının önderleriyle temas etmiş ve Şiiliği benimsemiştir. Dini çalışmalarını geliştirmek için Fatimiler’in hakim olduğu Kahire’ye gitmiştir. İran’a döndüğünde Selçuklu sarayında yüksek bir memuriyetle işe başlayacaktır. Bazı suçlamalara göre onun aklında daima padişahlık vardır.[kaynak belirtilmeli] Bu dönemde ünlü Büyük Selçuklu veziri Nizamülmülk’ün emrinde çalışmaya başlamıştır.

Bazı iddialara göre Nizamülmülk, Ömer Hayyam ve Hasan Sabbah birlikte aynı dönemlerde öğrencidirler ve yakın dost olduklarına ilişkin söylenceler de vardır. Lakin bu efsanenin doğruluğuna dair herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Öte yandan Nizamülmülk ile Hasan Sabbah arasında yaklaşık 30 yıllık yaş farkı vardır. Diğer yandan bunun doğru olabilmesi için üçünün de Nişapur ‘da okumuş olması gerekmektedir. Oysa Hasan Sabbah öğrenimini doğduğu kent olan Kum’da ve daha sonra Rey’de yapmıştır. Bu konuda ilginç bir söylence, Hasan Sabbah’ın, Ömer Hayyamla bir sohbeti sırasında Ömer’in ona, “bu insanlar cennet için yaşıyorlar, ancak onlara bir cennet verebilirsen onları yönetirsin” sözünden bir strateji çıkardığı yönündedir.


Bundan sonra kesin olarak bilenen ise Hasan Sabbah’ın yoğun dini çalışmalarından sonra örgütlenmeye başladığı ve Alamut kalesini ele geçirip burada üslenmesidir. Söz konusu kalede 2 bin müridinin yaşadığı söylenmektedir. Dönemin ileri gelenlerine yönelik suikastleri işletmek için fedailerine haşhaş vererek (bu daha çok muhalifleri tarafından uydurulduğu söylense de) onların zihinlerine kontrol ettiği bilinmektedir. Bu yüzden örgütün adı Haşhaşiler olara anılagelmiştir.



Sabbah’ın Alamut’u ele geçirişinden de Semerkant (roman)’da bahsedilir.Romanda bunun İsmaililerin kaynaklarında yazdığı belirtilir.Sabbah önce Alamut’ta İsmailiyeliği yayar.Sonra da kaleye gelir ve komutana kaleyi teslim etmesini,kaledeki askerlerin kendi safına geçtiğini söyler.Komutan kalenin kendisine sultan adına verildiğini ve bunun karşılığında üç bin altın dinar ödediğini söyler.Hasan Sabbah bir kağıda bir şeyler yazar ve söylediği şehre gitmesini söyler.Komutan söylenilen şehre gider ve üçbin altın dinarı noksansız alır.


İslamiyetin tarihinde yaşamış olduğu farklı mezheplerden biri olan Şiilik mezhebi İran’da yaygındır. Bu mezhepin üyelerinin Selçuklu hakimiyetindeki bölgelerde Sünni yöneticiler tarafından baskıya maruz kaldıklarından dolayı Şiilik gizli olarak kendisini varetmiştir. Hasan Sabbah’ın da mensup olduğu İsmailiyye tarikatının inancına göre 12 imamdan yedincisi olan Cafer öldükten sonra oğlu İsmail’i imam tayin etmiştir. Ancak İsmail babasından önce ölmüştür. İsmailiye tarikatı ise İsmail’in ölmediğini ve gizlenmek için ortadan kaybolduğunu, zamanı gelince geri döneceğini savunur. Bunun haricinde Hasan Sabbah’ın bağlı bulunduğu Nizari kolu ise 18. imam Mustansır’dan sonra ise Musta’li değil Nizari’nin gelmesi gerektiğini savunur

Alamut Kalesi Nerede?


Alamut Kalesi İsmailiyye Devletinin başkentiydi. Hazar Denizi’nin güney kıyısında yer alıyordu ki hala da öyle. Kalenin orjinal adı Aluh âmukht kalesidir meali de iki anlama gelir: Kartalın öğretisi ya da Cezalandırma yuvası. Aslında kaleyi inşa eden Hasan Sabbah değil. O başkasından fethederek almış. Kaleyi ilk inşa eden Custaniler diye bir ülkenin kralı Veşuhan İbn-i Cüstan Yani Cüstan’ın oğlu Veşuhan ibni’nin anlamını da öğrenmiş oldunuz bilmiyorsanız 🙂

Hasan Sabbah bu kaleyi Hicri 483 yılında fethediyor. Bu da Elamût isminin ebcetine denk geliyor. Bu da ilginç bir durum. Hasan Sabbah inanılmaz matematik ve mühendislik bilgisine sahip bir adam bu arada. Ayrıca siyaset ilmine de inanılmaz derecede hakim.

Alamut Kalesi şuan İran sınırları içerisinde yer alıyor. Yani ilk önce İran’a gitmelisiniz. Aşağıda haritanın tam konumunu görebilirsiniz.



EmoticonEmoticon