31 Ekim 2016 Pazartesi

Ye'cüc ve Me'cüc (Hadislerde Yecüc ve Mecüc)



YE’CÜC ve ME’CÜC

Aslı ve nesebi belirsiz iki kabile, önlerine çekilmiş olan barajı aşıp yeryüzüne yayılacaklar. Bir müddet etrafı ifsad etmeye çalışacaklar. Daha sonra İsa Aleyhisselâm’ın duâsı ile mahvolacaklar. Bunlar Çinliler’dir.

Üçüncü dünya harbi bir âfâttır, Allahu âlem bu olacak.

Yahudiler Arabistan’ı istilâya hazırlanıyor. Çinliler ise dünyâyı istilâ etmek için hazırlanıyor.

Âyet-i kerime’de:

“Biz o gün onları (Ye’cüc ve Me’cüc’ü) bırakırız, dalgalar hâlinde birbirine girerler.” buyuruluyor. (Kehf: 99)

Dalga dalga dünyanın üzerine hücum ederler ve memleketleri istilâ ederler.

Öyle harpler olacak ki, bu harplerde çok erkek zayi olacak. Sayı itibarı ile elli kadın bir erkeğin himayesine girecek. Önümüzdeki harpler Allahu âlem bunu gösteriyor.

Çinlilerin istilâsı bir helâkiyettir.

Âyet-i kerime’de şöyle buyurulmaktadır:

“Nihayet Ye’cüc Me’cüc (sedleri) açıldığı zaman her tepeden saldırırlar.” (Enbiyâ: 96)

Bunu Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle tarif buyurmuşlardır:

Cahş kızı Zeynep -radiyallahu anhâ- Vâlidemiz buyururlar ki:

“Bir gün Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hâne-i saâdetlerine telâşlı bir hâl ile: ‘Lâ ilâhe illallah!’ diyerek girdi. Baş parmağıyla şehadet parmağını halka yaparak:

‘Yaklaşan fitne ve belâdan vay Arapların hâline! Bugün Ye’cüc ve Me’cüc seddinden bu kadar yer yıkıldı!’ buyurdu.” (Buhârî, Fiiten 7 - Müslim: 2880)

Ebu Saîd-i Hudrî -radiyallahu anh-den rivayet edildiğine göre Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyurmuştur:

“Ye’cüc ve Me’cüc (seddi) açılacak. Allah-u Teâlâ’nın:

‘Ve onlar her tepeden saldırırlar.’ (Enbiyâ: 96)

Âyet’inde buyurduğu gibi onlar çıkıp yeryüzünü istilâ edecekler.

Müslümanlar da onlar(ın saldırısın)dan dolayı yerlerini bırakıp geri çekilecekler. Hatta kalan müslümanlar şehirlerine ve kal’alarına sığınmış olacak ve mevâşî (deve, sığır, koyun, keçi) sürülerini yanlarında barındıracaklar (yani meraya göndermeyeceklerdir). Ye’cüc ve Me’cüc’ün (öncüleri) nehire uğrayıp yatağında hiçbir şey kalmayacak şekilde suyunu içip tüketeceklerdir.

Onların arkasından gelen geridekiler oraya uğrayacaklar ve sözcüleri: ‘Şüphesiz ki bu yerde bir kere su vardı.’ diyeceklerdir. Onlar yeryüzüne hâkim olacaklardır. Sonra sözcüleri: ‘Şu insanlar yeryüzü halkıdır, işlerini bitirdik. Yemin olsun ki şimdi gök halkı ile savaşacağız.’ diyeceklerdir. Hatta onlardan biri harbesini (kısa mızrağını) göğe doğru fırlatacak ve harbesi kana bulanmış olarak dönecektir. Bunun üzerine onlar: ‘Biz gök halkını da şüphesiz öldürdük!’ diyeceklerdir.

Onların böyle olduğu sırada Allah âniden deve kurdu sürüsüne benzer hayvanlar gönderecek ve bu hayvanlar onları boyunlarından yakalayacaklar ve onlar çekirge sürüsünün ölümü gibi ölüp birbirinin üstüne yığılıp kalacaklardır.

Sabahleyin müslümanlar onların ses sedâsını işitmeyecekler, bunun üzerine müslümanlar: ‘Kim canını fedâ edip onların ne yaptığına bakacak?’ diyeceklerdir. Bunun üzerine müslümanlardan nefsini Ye’cüc ve Me’cüc’e öldürtmeye hazırlamış durumda olan bir adam (sığındığı yerden) inecek ve Ye’cüc ile Me’cüc gürûhunu ölmüş olarak bulacaktır. Bunun üzerine müslümanlara: ‘Dikkat ediniz! Sizleri müjdeliyorum. Düşmanlarınız ölmüşlerdir!’ diyecektir.

Bunun üzerine müslümanlar (sığındıkları yerden) dışarı çıkacaklar ve küçükbaş, büyükbaş hayvanlarını salıvereceklerdir. Fakat Ye’cüc ve Me’cüc’ün etlerinden başka hayvanların yiyeceği hiçbir ot olmayacaktır. Hayvanlar yedikleri (besleyici) bir otla en güzel biçimde semizlendiği gibi onların etlerini yemekle o biçimde semizlenecekler.” (İbn-i Mâce: 4079)

Abdullah bin Mesud -radiyallahu anh- şöyle demiştir:

“Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- geceleyin (Mirac’a) götürüldüğü zaman İbrahim, Musa ve İsa Aleyhimüsselâm’a rastladı da kıyamet (gününün ne zaman kopacağı) hakkında müzakere ettiler. (Müzakereye) İbrahim ile başlayarak kıyamet(in ne zaman kopacağın)ı ona sordular. Konu hakkında onun yanında bir bilgi olmadı.

Sonra Musa’ya sordular. Onun yanında da konu hakkında bir bilgi olmadı. Bunun üzerine söz İsa bin Meryem’e verildi. O: ‘Kıyametin kopmasına yakın şeyler (hadiseler) hakkında bana bilgi verildi. Amma kıyametin kopması vaktini Allah’tan başka hiç kimse bilemez.’ dedikten sonra Deccal’in çıkmasını anlattı.

Dedi ki: ‘Sonra ben inip onu öldüreceğim ve bundan sonra halk memleketlerine dönecekler. Bu kere onların karşısına Ye’cüc ve Me’cüc çıkacak ve her tepeden hızla gideceklerdir. Artık Ye’cüc ve Me’cüc uğradıkları her suyu içip tüketecekler ve uğrayacakları her şeyi bozup alt-üst edeceklerdir. Bunun üzerine halk feryat ederek Allah’tan yardım dileyeceklerdir. Ben de Allah’a duâ ederek Ye’cüc ve Me’cüc’ü öldürmesini dileyeceğim. (Bu dilek kabul olunacak) ve yer onların (leşlerinin) kokusu ile pis pis kokacaktır. Ben yine Allah’a duâ edeceğim.

Allah da bir su gönderecek ve o su onları taşıyıp denize atacaktır. Daha sonra dağlar ufaltılıp dağıtılacak ve yer derinin yayılıp genişletildiği gibi yayılıp genişletilecektir. İşte o durum olunca insanlara yakınlığı bakımından kıyameti; ev halkı ne zaman doğumu ile âniden karşılaşacaklarını bilmedikleri hamile kadın gibi olacağı bana bildirildi.’” (İbn-i Mâce: 4081)

Nevvâs bin Sem’ân -radiyallahu anh-den rivayet edildiğine göre Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyurmuştur:

“Müslümanlar Ye’cüc ve Me’cüc’ün (silâh olarak kullandıkları) yaylarından, oklarından ve kalkanlarından yedi yıl ateş yakacaklardır.” (İbn-i Mâce: 4076)

Onlar bir gecede yok olacaklar, kalan silahlara işaret ediliyor.

Buradan anlaşılıyor ki artık silâhlar patlamayacak, eski duruma gelecek. Zira üçüncü dünya harbinde bu nükleer silâhlar patlayıcı maddeleri yok ettiği zaman, silâh var amma patlamayacak. O zaman eski duruma dönecek, onu tarif ediyor. Silâhlar Allahu âlem yine kılıç ve at olacak.

Ebu Saîd-i Hudrî -radiyallahu anh-den rivayet edilen diğer bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyuruyorlar:

“Ye’cüc ve Me’cüc’ten sonra Kâbe’de hacc ve umre yapılacaktır.” (Buhâri, Hacc 47)



EmoticonEmoticon