Gog ve Magog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gog ve Magog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Temmuz 2016 Pazartesi

Zu’l-Karneyn ve Ye’cüc Me’cüc


Zülkarneyn veya Zü'l-Karneyn (Arapça: ?), İslam dininin kutsal kitabı Kur'an'ın Kehf Suresi'nde geçen bir kişi. Peygamber olup olmadığı tartışmalıdır. Kendisiyle ilgili anlatı Ye'cüc ve Me'cüc'ü de içermektedir. Kur'an'daki anlatıda kim veya ne oldukları açıklanmayan Yecüc ve Mecüc'ü engellemek için bir set inşa ettiğinden söz edilir. Hangi çağda yaşadığı belirtilmemiştir.


Zülkarneyn kelimesi Arapçadır. Zü, tanımlık (e)l ve karneyn kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Zü, sahip ve mâlik demektir. Karn ise boynuz, perçem, tepe, zaman, güneş anlamlarına gelir. Karneyn, karn'ın tesniyesi yani iki tanesi demektir. Buna göre Zülkarneyn kelimesi iki boynuz sahibi şeklinde tercüme edilir.

Ancak, Kehf Suresi'ndeki âyetler göz önüne alındığında "iki zaman sahibi" veya zaman yolcusu şeklinde bir tercüme de akla yakın gelmektedir.

Zülkarneyn karakterini, kelime anlamının çift boynuz sahibi olması nedeniyle (çift boynuzlu miğfer takan) Büyük İskender'e veya Ebu'l Kelam Azad, Muhammed Hüseyin Tabatabaî ve Nasir Mekarim Şirâzî gibi tefsir âlimleri tarafından ve bâzı Hıristiyanlarca Büyük Kiros'a atfedilir.

Türk efsanelerinde Türk hakanının gökten bir ağaç kovuğuna inen kızlarla evlenmesi, Türk adı ile kurulan ilk devletin uzayla ilgili bir ad ile kurulması ("Gök"türkler), bir efsanede dağa bakır dökülerek kapatılması ve bir müddet sonra körüklerle eritilmesi ve yolun tekrar açılması, kadim Orta Doğu kazılarında şaşırtıcı şekilde bu kültüre ait izlerin bulunması, Kur'an'ın Kehf Suresi'nin Orhun Yazıtları ile olan birebir benzerliğine dayanarak Zülkarneyn'in Bilge Kağan veya antik çağda yaşamış bir başka Türk komutan veya Oğuz Kağan olduğu iddiaları, Muhammed'den nakledilen hadislerin bulunması gibi hususlar Türk olduğu savını güçlendirmektedir.

• Çin Seddi’nin İnşası,
• Türklerin Demircilikteki hünerleri ve kılıca çifte su verebilen tek ulus olması,
• Ergenekon Destanı’nın da anlatıldığı üzere dağları delmeleri ve ulusça yeni bir yaşama başlamış olmaları,
• Zü’lkarneyn’in savaşçı, mücadeleci kişiliğinin Türk Ulusu ile ortak nitelikler taşıması.
Zü’lkarneyn’in Türklere önderlik yapmış olan Türk asıllı bir Hükümdar olduğunu kanıtlamaktadır.

Yahudiler, Hz. Muhammed’in Peygamberliğinin gerçek olmadığını, O’nun bir yalancı olduğunu ispat etmek için daha önce kendilerine gönderilen ancak, değiştirip bozdukları kutsal kitaplarından bildikleri Zü’lkarneyn’i sordular, Muhammed (a.s)’e. Bilemeyeceği konusunda kesin kanaat sahibiydiler aslında ancak, sorularının karşılığını aldılar nihayetinde.

( Kehf Suresi, 83-98. Ayetler )
83 - Bir de sana Zülkarneyn'den soruyorlar. De ki: Size ondan bir hatıra okuyacağım.
84 - Gerçekten biz onu (Zülkarneyn'i) yeryüzünde iktidar sahibi yaptık ve ona ulaşmak istediği her şeyi elde etmesinin bir yolunu verdik.
85 - Derken o da bu yollardan birini tutup gitti.
86 - Nihayet güneşin battığı yere vardığı zaman, güneşi, (sanki) kara bir balçıkta batıyor buldu. Bir de bunun yanında bir kavim buldu. Biz ona dedik ki: "Ey Zülkarneyn! Onları ya cezalandırırsın veya onların hakkında iyi davranırsın."
87 - O da demişti ki: "Kim haksızlık ederse muhakkak ona azab edeceğiz; Sonra Rabbine geri döndürülecek, O da onu görülmemiş bir azabla cezalandırır."
88 - "Amma her kim de iman edip iyi bir iş yaparsa, buna da en güzel mükâfat vardır. Biz ona dünyada kolaylık gösterir zor işlere koşmayız."
89 - Sonra Zülkarneyn yine bir yol tuttu.
91 - İşte Zülkarneyn'in kudret ve saltanatı böyleydi. Ve biz onun yanında olan her şeyi bilgimizle kuşatmıştık.
92 - Sonra yine bir yol tuttu.
93 - Nihayet iki dağ arasına ulaştığında onların önünde, hemen hiç söz anlamayan bir kavim bulmuştu.
94 - Dediler ki: "Ey Zülkarneyn! Ye'cuc ve Me'cuc bu yerde fesat çıkarıyorlar. Onun için, bizimle onlar arasında bir sed yapman şartıyla sana bir vergi versek olur mu?"
95 - Dedi ki: "Rabbimin bana vermiş olduğu servet ve saltanat, sizin vereceğiniz şeyden daha hayırlıdır. Bana maddî yardımda bulunun da sizinle onların arasına en sağlam seddi yapayım.
96 - "Bana, demir kütleleri getirin." Nihayet dağın iki ucunu denkleştirdiği vakit: "Ateş yakıp körükleyin" dedi. Demiri bir ateş koru haline getirince. "Bana erimiş bakır getirin üzerine dökeyim" dedi.
97 - Artık Ye'cuc ve Me'cuc bu seti ne aşabildiler ne de delebildiler.
98 - Zülkarneyn dedi ki: "Bu Rabbimin bir lütfudur. Rabbimin vaadi geldiği vakit de onu dümdüz yapacaktır. Rabbimin vaadi de haktır.

Hemen konumuzu güncelleştirmenin yararlı olacağı düşüncesindeyim. Kur’an – ı Kerim’in kıyamete dek bozulmayacak olan son Kutsal kitap olması ve de Hz. Muhammed’in son peygamber olması nitelik ve ayrıcalığı aynı zamanda şu anlamı taşımaktadır; bahsi geçen yaşanmış olaylar daha sonra başta insanlık olmak üzere tüm yaratılmışların yaşayacakları hadiseler karşısında birer rol model, örnek, yol gösterici özelliklere sahiptirler. Bu anlayışın yinelemesi niteliğinde, zorlama bir varsayım olarak adlandırılabilir ancak, ülkemizde yaşanmakta olan politik çalkantıların Ergenekon tanımlamasıyla Zü’lkarneyn (Oğuz Kağan – Metehan)’ın temellerini atmış olduğu Türk ordusunun tıpkı geçmişte Türklerin iki dağın arasına hapsedilmesine benzer özellikler taşımakta olması realitesi. Daha açık bir söylem ile uluslar arası bir harp yöntemi doğrultusunda, TSK’nın Ergenekon davası ile birlikte Silivri Cezaevi’ne hapsedilmiş olmasıdır.

Kuranı Azimüşşan’da belirtilen ayetler ile bu konunun ne ilgisi var? Deniliyorsa şayet, bu şu anlamı taşır; “Kur’anı Kerim’in hükmü indirildiği dönem için geçerli idi. Bugün ve yarın yol göstericiliğinden söz edilemez. Sadece Muhammed’e, Mekke ve Medine halkına indirildi. Biz ve bizden sonra gelecekler için örnek teşkil edemez”. Kuşkusuz, bu özgür birer tercihtir. Bizzat Yüce Yaratıcı tarafından kabul ve ret seçeneği de herkese tanınmaktadır. Değerlendirme kişinin öz tercihine bırakılmıştır.

Bu durumda şu soruların cevaplandırılma zarureti doğmaktadır; Yaşayan bir Kur’an’dan bahsedilmesi söz konusu olabilir mi? Yeni bir peygamber ve onun getireceği kutsal bir kitap mı bekliyoruz? Tarih ile bugün arasında kurmuş olduğum bağlantı arasında din ve mantık benzerliği kuramamış olan “İslam Dünyasından” bu soruların cevabını özellikle bekliyorum.

Bâzı modernist yorumcular ise onun gezegenler arası seyahat yapabilen bir zaman yolcusu olduğunu ileri sürmektedirler.

98. ayetteki vaad kelimesi Kıyamet'e yakın zaman dilimi (âhir zaman) olarak algılanır ve Ye'cüc ve Me'cüc'ün Dünya'yı istila etmesi kıyamet alametlerinden birisi olarak yorumlanır. Ye’cüc ve Me’cüc’ün Çin Halkı olduğuna dair değerlendirmeler bulunmaktadır. Türklerin Çinlilere karşı inşa ettikleri Çin setti göz önünde bulundurulursa böyle bir değerlendirmenin doğru olduğunu görmekteyiz.

Çin Devleti’nin teknoloji alanında yapmakta olduğu atılımların bu kulvarda adeta dünyayı istila etmekte olması Ye’cüc Me’cüc kavminin günümüz simetrisi olduğu kuramını güçlendirmektedir.

Zamanda yolculuğa gelince; Olabilirlik kapsamında olmakla beraber kişisel düşüncem zamanın; dün, bugün ve yarının aynı düzlemde var olduğu yönündedir. Şöyle ki, hâlihazırda tüm zamanlar birlikte yaşanmaktadır. Bu görüşüm şu an itibariyle duygu ve düşün ile sınırlı olup soyut bir farkındalıktan öteye gözle görülür bir var oluş içermemektedir. Gelecekte teknolojik buluşlarla zaman makinesi yapılır ve bu şekilde yolculuk uygulanabilirlik kazanır mı? Bilemem. Ancak, geçmişten bugüne birçok teorik bilgi paylaşımlarının soyuttan somut birer gerçekliğe dönüşmüş olduğu örneklerinin yoğunluğu göz önünde bulundurulursa, zaman ile ilgili bu teorik mantalitenin gelecekte gerçekleşme olasılığının hayal olmadığını ortaya koymaktadır.

Zü’lkarneyn bir peygamber midir? Kur’an-ı Kerim’de açık açık peygamber olduğuna yönelik bir ifade bulunmamaktadır. Ne var ki Zü’lkarneyn, nitelikleri itibariyle peygamberlerin taşımış oldukları özelliklere sahip bir kişidir. Surede yazılı ayetler bunu anlatmaktadır aynı zamanda.

84 - Gerçekten biz onu (Zülkarneyn'i) yeryüzünde iktidar sahibi yaptık ve ona ulaşmak istediği her şeyi elde etmesinin bir yolunu verdik.
86 - … Biz ona dedik ki: "Ey Zülkarneyn! Onları ya cezalandırırsın veya onların hakkında iyi davranırsın."
91 - İşte Zülkarneyn'in kudret ve saltanatı böyleydi. Ve biz onun yanında olan her şeyi bilgimizle kuşatmıştık.
95 - Dedi ki: "Rabbimin bana vermiş olduğu servet ve saltanat, sizin vereceğiniz şeyden daha hayırlıdır. Bana maddî yardımda bulunun da sizinle onların arasına en sağlam seddi yapayım.

Zü’lkarneyn hadisesinin Ashabı Keyf ile birlikte aynı surede, Kehf Suresinde yer alması tabii ki gelişigüzel bir rastlantı değildir. Kısaca birkaç benzerliğine değineceğim. Ashabı Kehf ve Zü’lkarneyn, her ikisinde de zamanda yolculuk kavramlarına atıfta bulunulmaktadır. Demek oluyor ki, bu mümkün. Bir başka benzerlik, her iki olayda da inandıkları doğrular ile köşeye sıkıştırılıp çaresiz bırakılan insanların mutlak bir kurtuluş ve zafer ile müjdelendikleri ve şartlar ne olursa olsun bu müjdenin yaşam bulacağı gerçeğinin anlatılmakta olmasıdır.

23 Haziran 2016 Perşembe

Kıyamet Alameti Yecüc ve Mecüc Nedir



İslam inancına göre çeşitli kıyamet alemetleri vardır ve bu kıyamet alametleri sırayla olacaktır. İşte yecüc mecüc'te kıyamet alametlerinden biridir.

Yecüc ile Mecüc denilen varlıklardan, Kitab-ı Mukaddes'in Yaratılış, Hezekiel, vahiy kitaplarında ve Kur'an'da dahil tüm kutsal kitaplarda söz edilmektedir.
İslam Peygamberinin bazı hadislerinde Yecüc ve Mecüc, kıyamet alametlerinden birisi olarak geçer.
Bu kavmin çıkışı Mehdi 'nin çıkışından ve İsa Mesih'in sahte mesih Deccal'i öldürmesinden sonra gerçekleşecektir. Yecüc ve Mecüc, Allah'ın kendilerine musallat edeceği bir tür ile helak edileceklerdir.

Yecüc Mecüc öylesine kalabalık bir topluluktur ki ırmakların ve göllerin suyunu içerek tüketebilirler.
Hepsi birden tek bir insanın ölümü gibi ölecekler, öldüklerinde leşlerinin kaplamadığı bir karış yer bulunamayacak.
Bunlara ne dağ dayanır ve ne de demir. Onların ikinci sınıfı da kulaklarının birini serer, ötekini de kendisine yorgan yapıp öyle yatar.
Fil, yabani hayvan, deve ve domuz ne görürlerse yerler. Onlardan birisi öldüğünde de onu yerler, Onların bir ucu Şam'da, bir ucu Horasan'da olacaktır. Doğu nehirlerinin tümünü ve Taberiye Gölü'nü de içeceklerdir.

YECÜC MECÜC İNSAN GİBİ Mİ?

Bu konuda İslam alimlerinden Osman es-Seruci hazretleri o varlıkları şöyle anlatıyor;
İnsandan biraz farklıdırlar. Yüzleri yassı, gözleri küçük, kulakları çok büyük, boyları kısadır. 
Herbirinin bin çocuğu olur. Cin ve insanların sayılarının onda dokuzu bunlardır. Arkasında kaldıkları duvarı her gün oyarlar. Geceleri eskisi gibi olur.

YECÜC MECÜC NASIL YOK OLACAK? 

İslam alimlerinden Osman es-Seruci hazretlerinin aktardığına göre bu varlıklar dinsiz. Set arkasından çıkınca insanlara saldırırlar. İnsanlar, bunların şerrinden şehirlere, binalara saklanırlar. Hayvanları yiyip bitirirler. Nehirleri içip kuruturlar.

ÖLÜMSÜZLER Mİ?

İsa aleyhisselam dua eder. Boyunlarında yara çıkıp bir gecede ölürler. Hayvanlar bunları yiyerek çoğalırlar. Pis kokularından yer yüzü yaşanamayacak bir hal alır.

KUR'AN DA YECÜC MECÜC NASIL ANLATILIYOR?

Kehf Suresi 93.-99. ayetlerde Yecüc ve Mecüc'e karşı seddin yapımı şöyle anlatılır:

93 - Nihayet iki dağ arasına ulaştığında, onların önünde, hemen hemen hiç söz anlamayan bir millet buldu.
94 - "Ey Zülkarneyn!" dediler, "Ye’cüc ve Me’cüc bu ülkede bozgunculuk yapıyorlar. Bizimle onlar arasında bir sed yapman için sana bir vergi vermeyi teklif ediyoruz, ne dersin?"
95 - O da şöyle cevap verdi: "Rabbimin bana verdiği imkânlar, sizin vereceğinizden daha hayırlıdır. Siz bana beden gücüyle yardımcı olun da sizinle onlar arasında sağlam bir sed yapayım."
96 - "Demir kütleleri getirin bana!" Zülkarneyn iki dağın arasını demir kütleleriyle doldurtup dağlarla aynı seviyeye getirince: "Körükleyin!" dedi. Tam onu bir ateş haline getirince, "Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim." dedi.
97 - Artık o Ye’cüc ve Me’cüc’ün, ne seddi aşmaya, ne de onda delik açmaya güçleri yetmedi.
98 - Zülkarneyn: "Bu, Rabbimden bir rahmettir, bir lütuftur, dedi. Rabbimin tayin ettiği vakit gelince, bunu yerle bir eder. Rabbimin vâdi mutlaka gerçekleşir."
99 - O gün, yani kıyamet günü onlar deniz dalgaları gibi birbirine çarparak çalkalanırlar. Sûr’a da üfürülür, insanların hepsini bir araya toplarız.

YECÜC VE MÜCÜC NASIL ORTAYA ÇIKACAK? 

Enbiya Suresi 96.-97. ayetlerde seddin yıkılması ve Yücüc ile Mücüc'ün ortaya çıkması şöyle anlatılır:

-”Nihayet Ye’cüc ve Me’cüc’ün sedleri açılıp her tepeden dünyaya akın etmeye başladıkları, doğru vaadin vaktinin yaklaştığı sıra, işte o zaman, kâfirlerin gözleri birden donakalır. "Eyvah, bizlere! Biz bundan tam bir gaflet içinde idik, daha doğrusu kendimize zulmettik!" diyecekler.”

TEVRAT VE İNCİL DE NASIL GEÇİYOR ?

Yecüc ve Mecüc anlatıları Tevrat ve İncilde Gog ve Mogog isimleriyle anılıyor. Her iki dinin yorumcuları da Yecüc ile Mücüc'ü daha çok bir insan ırkı olarak nitelemiştir. 
Moğollar, İskitler, Çinliler, Kırgızlar gibi ırklar genellikle Yecüc Mecüc olarak nitelenmiştir.

Yecüc ve Mecüc’ün kim oldukları ile ilgili Bediüzzaman açık bilgiler vermiştir. Bediüzzaman ayetlerde haber verilen Hz. Zülkarneyn'in sed inşa ettiği bölgeyi Himalayalar'da bir bölge olarak yorumlamakta.
Bediüzzaman'ın eserlerinde, Moğol ve Mançu ırkının ahir zamanda ortaya çıkacak olan Yecüc ve Mecüc’ün ataları oldukları tezi yer alır.
Bediüzzaman gibi bir çok eski din alimi ve gezgin de Orta Asya topluluklarını Yecüc ve Mücüc olarak nitelemiştir. 

YECÜC VE MECÜC SEDDİ

Kâşgarlı Mahmud tarafından Bağdat'ta 1072 - 1074 yılları arasında yazılan Divânu Lügati't-Türk'te bulunan bir haritanın en doğusunda yarım daire görünümlü kalın bir kırmızı şeritle ayrılmış "Ye'cûc ve Me'cûc ülkesi" ve hemen yanına "Sedd-i Zü'l-Karneyn" yazılmıştır.

ÇİN SEDDİ O SET Mİ?

İbn Hordadbeh, dokuzuncu Abbasi halifesi el-Vâsık zamanında (842-847) halifenin elçisi ve çevirmen Sallam'ın Orta Asya üzerinden Yecüc ve Mecüc seddine kadar yolculuğuna bir eserinde değinmiştir.
El-Vâsık rüyasında seddin yıkıldığını görür ve Sallam'a gidip Yecüc ve Mecüc kavimlerinin durumunu araştırmasını ister, Sallam gidip Sedd'i yerinde görür ve istilacı kavmin seddin diğer tarafında olduğunu halifeye bildirir. Her iki kaynakta kastedilen Yecüc Mecüc Seddi, Çin Seddi'dir.

ÜNLÜ MÜSLÜMAN GEZGİN NE DİYOR?

14. yy'da Müslüman gezgin İbn Battuta, Çin'e gitti ve Zeytun kentinde Müslüman tüccarlardan oluşan büyük bir topluluk ile karşılaştı.
Seyahatnâmesinde, Zeytun ile Yecüc ve Mecüc Seddi arasında altmış günlük yolculuk olduğunu belirtir. İbn Battuta seyahat günlüğü notlarında, Zü'l-Karneyn Seddi (veya Yecüc ve Mecüc Seddi) ile Çin Seddi'ni kastetmektedir .



İslam inancına göre çeşitli kıyamet alemetleri vardır ve bu kıyamet alametleri sırayla olacaktır. İşte yecüc mecüc´te kıyamet alametlerinden biridir. Yecüc ile Mecüc denilen varlıklardan, Kitab-ı Mukaddes´in Yaratılış, Hezekiel, vahiy kitaplarında ve Kur´an´da dahil tüm kutsal kitaplarda söz edilmektedir.

YECÜC MECÜC İNSAN GİBİ Mİ? Bu konuda İslam alimlerinden Osman es-Seruci hazretleri o varlıkları şöyle anlatıyor; İnsandan biraz farklıdırlar. Yüzleri yassı, gözleri küçük, kulakları çok büyük, boyları kısadır. Herbirinin bin çocuğu olur. Cin ve insanların sayılarının onda dokuzu bunlardır. Arkasında kaldıkları duvarı her gün oyarlar. Geceleri eskisi gibi olur.

YECÜC MECÜC NASIL YOK OLACAK? İslam alimlerinden Osman es-Seruci hazretlerinin aktardığına göre bu varlıklar dinsiz. Set arkasından çıkınca insanlara saldırırlar. İnsanlar, bunların şerrinden şehirlere, binalara saklanırlar. Hayvanları yiyip bitirirler. Nehirleri içip kuruturlar.

ÖLÜMSÜZLER Mİ? İsa aleyhisselam dua eder. Boyunlarında yara çıkıp bir gecede ölürler. Hayvanlar bunları yiyerek çoğalırlar. Pis kokularından yer yüzü yaşanamayacak bir hal alır.

İslam Peygamberinin bazı hadislerinde Yecüc ve Mecüc, kıyamet alametlerinden birisi olarak geçer. Bu kavmin çıkışı Mehdi ´nin çıkışından ve İsa Mesih´in sahte mesih Deccal´i öldürmesinden sonra gerçekleşecektir. Yecüc ve Mecüc, Allah´ın kendilerine musallat edeceği bir tür ile helak edileceklerdir.

Yecüc Mecüc öylesine kalabalık bir topluluktur ki ırmakların ve göllerin suyunu içerek tüketebilirler. Hepsi birden tek bir insanın ölümü gibi ölecekler, öldüklerinde leşlerinin kaplamadığı bir karış yer bulunamayacak.

Bunlara ne dağ dayanır ve ne de demir. Onların ikinci sınıfı da kulaklarının birini serer, ötekini de kendisine yorgan yapıp öyle yatar. Fil, yabani hayvan, deve ve domuz ne görürlerse yerler. Onlardan birisi öldüğünde de onu yerler, Onların bir ucu Şam´da, bir ucu Horasan´da olacaktır. Doğu nehirlerinin tümünü ve Taberiye Gölü´nü de içeceklerdir.

KUR´AN DA YECÜC MECÜC NASIL ANLATILIYOR? Kehf Suresi 93.-99. ayetlerde Yecüc ve Mecüc´e karşı seddin yapımı şöyle anlatılır: 93 - Nihayet iki dağ arasına ulaştığında, onların önünde, hemen hemen hiç söz anlamayan bir millet buldu. 94 - 'Ey Zülkarneyn!' dediler, 'Ye’cüc ve Me’cüc bu ülkede bozgunculuk yapıyorlar. Bizimle onlar arasında bir sed yapman için sana bir vergi vermeyi teklif ediyoruz, ne dersin?'

95 - O da şöyle cevap verdi: 'Rabbimin bana verdiği imkânlar, sizin vereceğinizden daha hayırlıdır. Siz bana beden gücüyle yardımcı olun da sizinle onlar arasında sağlam bir sed yapayım.' 96 - 'Demir kütleleri getirin bana!' Zülkarneyn iki dağın arasını demir kütleleriyle doldurtup dağlarla aynı seviyeye getirince: 'Körükleyin!' dedi. Tam onu bir ateş haline getirince, 'Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim.' dedi.

97 - Artık o Ye’cüc ve Me’cüc’ün, ne seddi aşmaya, ne de onda delik açmaya güçleri yetmedi. 98 - Zülkarneyn: 'Bu, Rabbimden bir rahmettir, bir lütuftur, dedi. Rabbimin tayin ettiği vakit gelince, bunu yerle bir eder. Rabbimin vâdi mutlaka gerçekleşir.' 99 - O gün, yani kıyamet günü onlar deniz dalgaları gibi birbirine çarparak çalkalanırlar. Sûr’a da üfürülür, insanların hepsini bir araya toplarız.

YECÜC VE MÜCÜC NASIL ORTAYA ÇIKACAK? Enbiya Suresi 96.-97. ayetlerde seddin yıkılması ve Yücüc ile Mücüc´ün ortaya çıkması şöyle anlatılır: -”Nihayet Ye’cüc ve Me’cüc’ün sedleri açılıp her tepeden dünyaya akın etmeye başladıkları, doğru vaadin vaktinin yaklaştığı sıra, işte o zaman, kâfirlerin gözleri birden donakalır. 'Eyvah, bizlere! Biz bundan tam bir gaflet içinde idik, daha doğrusu kendimize zulmettik!' diyecekler.”

TEVRAT VE İNCİL DE NASIL GEÇİYOR Yecüc ve Mecüc anlatıları Tevrat ve İncilde Gog ve Mogog isimleriyle anılıyor. Her iki dinin yorumcuları da Yecüc ile Mücüc´ü daha çok bir insan ırkı olarak nitelemiştir. Moğollar, İskitler, Çinliler, Kırgızlar gibi ırklar genellikle Yecüc Mecüc olarak nitelenmiştir.

Yecüc ve Mecüc’ün kim oldukları ile ilgili Bediüzzaman açık bilgiler vermiştir. Bediüzzaman ayetlerde haber verilen Hz. Zülkarneyn´in sed inşa ettiği bölgeyi Himalayalar´da bir bölge olarak yorumlamakta. Bediüzzaman´ın eserlerinde, Moğol ve Mançu ırkının ahir zamanda ortaya çıkacak olan Yecüc ve Mecüc’ün ataları oldukları tezi yer alır.

Bediüzzaman gibi bir çok eski din alimi ve gezgin de Orta Asya topluluklarını Yecüc ve Mücüc olarak nitelemiştir. YECÜC VE MECÜC SEDDİ Kâşgarlı Mahmud tarafından Bağdat´ta 1072 - 1074 yılları arasında yazılan Divânu Lügati´t-Türk´te bulunan bir haritanın en doğusunda yarım daire görünümlü kalın bir kırmızı şeritle ayrılmış 'Ye´cûc ve Me´cûc ülkesi' ve hemen yanına 'Sedd-i Zü´l-Karneyn' yazılmıştır.

ÜNLÜ MÜSLÜMAN GEZGİN NE DİYOR? 14. yy´da Müslüman gezgin İbn Battuta, Çin´e gitti ve Zeytun kentinde Müslüman tüccarlardan oluşan büyük bir topluluk ile karşılaştı. Seyahatnâmesinde, Zeytun ile Yecüc ve Mecüc Seddi arasında altmış günlük yolculuk olduğunu belirtir. İbn Battuta seyahat günlüğü notlarında, Zü´l-Karneyn Seddi (veya Yecüc ve Mecüc Seddi) ile Çin Seddi´ni kastetmektedir .

CİN SEDDİ O SET Mİ? İbn Hordadbeh, dokuzuncu Abbasi halifesi el-Vâsık zamanında (842-847) halifenin elçisi ve çevirmen Sallam´ın Orta Asya üzerinden Yecüc ve Mecüc seddine kadar yolculuğuna bir eserinde değinmiştir. El-Vâsık rüyasında seddin yıkıldığını görür ve Sallam´a gidip Yecüc ve Mecüc kavimlerinin durumunu araştırmasını ister, Sallam gidip Sedd´i yerinde görür ve istilacı kavmin seddin diğer tarafında olduğunu halifeye bildirir. Her iki kaynakta kastedilen Yecüc Mecüc Seddi, Çin Seddi´dir.


Alıntı:http://www.haberkita.com/foto-galeri/dinimizdeki-kiyamet-alametlerinden-yecuc-mecuc-gercegi/270889/4