Hz.Mehdi Çıkışı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hz.Mehdi Çıkışı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Nisan 2018 Cuma

Hz.Mehdi Son Alameti Nefsi Zekiye’nin Öldürülmesi

Hz.Mehdi Son Alameti Nefsi Zekiye’nin Öldürülmesi

İmam Sadık (as.) Hazretleri İmam-ı Zaman (as.)ın zuhurunun alametleri konusunda şöyle buyurmakta:

“Kaim’in kıyamından önce beş alamet belirecek:

1.    Yemani’nin ortaya çıkması

2.    Süfyani’nin ortaya çıkması

3.    Semavi feryat

4.    Biyda bölgesinde vuku bulacak Hasif ( doğal afetler) olayı

5.    Nefsi Zekiye’nin öldürülmesi.”[532]



İmam Ali (a.s.) ahir zaman alametleri hakkında konuşurken şöyle dedi: “…ve sonra Araplar ayaklanacaktır… VE BASRA’DAN SIYAH BAYRAKLARLA bir adam AYAKLANACAKTIR ve kendi genç taraftarlarıyla Şam’a doğru hareket edecektir” (Alamet Ahir el Zaman, s. 274, Seyid Ali Aşur)

Sevban nakletmiştir, Resulullah (saa) şöyle buyurdu: “Siyah Bayraklar DOĞUdan GELİR, onların kalpleri demir gibidir. Onları duyarsan, buz üstünde sürünerek bile olsa onların yanına git ve onlara biat et.” – Biharul Envar c.51 s.84, Gayetul Meram c.7 s.104

İmam Bakır (as) şöyle buyurmuştur: “Doğudan HURUÇ EDEN bir kavmi görür gibiyim. Onlar hakkı isteyecekler fakat onlara verilmeyecek, sonra onlar yine hakkı isteyecekler fakat onlara verilmeyecek. Böylece onların kılıçlarını sırtlarına koyduklarını gördüklerinde, onlara istedikleri şey verilecek fakat onlar kıyam edene kadar onu kabul etmeyecekler. Onlar onu yalnızca SAHİBİNİZE VERECEKTİR, onların öldürülenleri şehittir. Muhakkak ki bunun ashabını görseydim, kendimi bu emrin sahibi için korurdum.” – Gaybet-i Numani s.281

Resulullah (saa) şöyle buyurmuştur: “Eğer Siyah Bayrakların HORASAN’dan ortaya çıktığını gördüyseniz, buz üstünde sürünerek bile olsa onlara gidin. Zira onların arasında Allah’ın Halifesi Mehdi vardır.” (başka bir rivayette de “Mehdi’nin Halifesi” diye geçer) – Seyid İbni Tavus Hasani, El-Fiten ve’l Melahim sayfa 52

Selman-ı Farisi nakleder, bir ara Emirel Müminin (aleyhisselam)’ın yanına geldim ve Ona (aleyhisselam) şöyle dedim: “Ey Emirel Müminin, senin oğullarından olan Kaim’in vakti ne zamandır?” O (aleyhisselam) derin bir nefes çekip şöyle buyurdu: “Kaim, çocukların meseleleri olmadıkça ve Rahman’ın hakları zarar görmedikçe zuhur etmeyecek. Kuran şarkı söylemek için kullanılacak. Beni Abbas’ın kralları öldürülse, körlük ve şaşkınlıkta en öndekiler müfsitlerin yüzlerinin önünü hedef alan insanlar olacak. BASRA YIKILACAK VE ORADA HÜSEYIN (ALEYHISSELAM)’IN OĞULLARINDAN OLAN KAIM KIYAM EDECEK.” Ali bin Yusuf Hilli, el-Aded’ul-Kaviyye fi Def’il-Mahavif’il-Yevmiyye s.75-76

Müminlerin Emiri a.s: “Yeryüzünün doğusundan, ÜZERİNDE İŞARET OLMAYAN bayraklar yanaşacak! Bu bayrak ne pamuktan, ne ketenden ne de ipektendir. Mızrağın başında, Büyük Seyid (Hz Muhammed saas) mühürlüdür. Ali Muhammed a.s’dan olan bir adam bu bayrağı kaldıracak.

Emirel Müminin (aleyhisselam) buyurdu: “Mehdi, Ekbel’dir (çukur gözlü), saçları dağınıktır, yanağında bir ben vardır, ONUN BAŞLANGICI DOĞU’DAN OLACAKTIR. Bu olduğunda, Süfyani huruç edecektir ve bir kadının hamileliği kadar hüküm sürecektir.”
Kaynak: Gaybet-i Numani s.316

NEFSİ  ZEKİYE’NİN  KIYAMI

Nefsi Zekiye, Hz. Muhammed (s.a.v.s.)in Ehl-i Beyt’ine mensup Haşimi oğullarından bir gencin lakabıdır. Hasan oğlu Muhammed adını taşıyan bu zat Hz. Hüseyin bin Ali (as.)nin evlatlarındandır.

Nefsi Zekiye, Süfyani hareketinin başlangıcında İmam-ı Zaman (as.)ın emri üzerine hücceti tamamlamak üzere Mekke'ye hareket eder ve oradan da Medine’ye geçer. İmam-ı Zaman Hazretlerine karşı savaşmak amacıyla Süfyani’nin ikinci ordusu Medine’ye doğru hareket ettiğinde ise Nefsi Zekiye Mekke'ye doğru yönelir ve orada insanları hakka davet eder. Nefsi Zekiye oradan insanlara şöyle seslenir: Ey Mekke halkı ben, Veliyi Asr (as.) dan sizlere  gönderilmiş bulunuyorum ve O Hazret size şu mesajı getirmemi istedi:

“Biz Nübüvvet Ehl-i Beyti ve Risalet ve hilafet madeniyiz. Peygamber’in itreti ve peygamberlerin sülalesindeniz. Biz mazlum olduk, zulme uğratıldık. Resulullah Efendimizin irtihal ettiği günden itibaren hakkımızı gasbettiler ve bu hakkımız o zamandan bugüne kadar gaasıpların elindedir. Sizin yardımınızı bekliyoruz, bizim yardımımıza koşunuz.” [533]

Nefsi Zekiye, İmam Hazretlerinin bu mesajını ilettikten sonra düşmanlar tarafından tutuklanarak Rükn-u Yemani ve İbrahim (as.)ın makamı arasında başı kesilecek.

Nefsi Zekiye’nin Zilhicce ayının 25’ inde hiçbir suçu yokken Beytullah’ul Haram’da Rükn ile makam arasında  mazlumane bir şekilde  başını kesecekleri rivayet edilmiştir. Bu korkunç cinayetin ardından mu’minlerden bazıları Hz. Mehdi (as.)ı aramaya koyulur ve İmam Hazretlerine bîatte bulunurlar. Rivayetlerde, Nefsi Zekiye’nin şehid edilişi ile İmam-ı Zaman (as.)ın muhteşem, cihanşümul kıyamı arasında 15 gün fasılanın bulunduğu ve İmam Hazretlerinin kıyamının Muharrem ayının 10 unda vuku bulacağı ve bunun üzerine Hz. Cebrail’in sesi bir kez daha  çınlamaya başlayacağı ve insanları  İmam-ı Zaman’la ahitleşmeye davet edeceği belirtilmiştir.[534]

Yüce İslâm Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.s.) bu konuda şöyle buyurmaktalar:

“Nefsi Zekiye öldürülmedikçe Mehdi zuhur etmeyecek. Nefsi Zekiye öldürüldüğünde ise gök ve yer halkı onlara karşı gazaba gelecekler ve bunun ardından Mehdi zuhur edecek ve halk O’nun çevresinde bir araya gelecektir. Aynen insanların düğün gecesi gelinin çevresinde toplandıkları gibi.” [535]

İmam-ı Zaman (as.) Hazretleri Şeyh Müfit’e gönderdikleri mukaddes bir mektupta bu konuda şöyle buyurmaktalar:

“Bu fitne ve kargaşa olayında bizim hareket ve kıyamımızdan bir belirti ve alamet bulunmakta. Bu alamet Allah’ın emin hareminde münafık biri tarafından meydana getirilecek olaydır. Haram kanı akıtacak, Mu’minlere karşı hilede bulunacaktır ama asıl amacına ulaşamayacaktır. Zira onlar bizim dualarımızla desteklenmekte  ve asla Allah katından yüz çevirmeyecekler. Dostlarımızın kalpleri O’nunla huzur bulmaktadır. Gerçi çok çetin ve üzücü olaylar vuku bulacak ama işin sonu Allah Teala c.c.nın yardımıyla hayır ve iyilikle sonuçlanacak ve bu durum, Mu’minler büsbütün günahlardan arınıncaya kadar devam edecektir.” [536]

“Muhammed (s.a.v.s.) hanedanından bir genç kaçınılmaz olarak Yemani ile Rükn arasında öldürülmelidir.” [537]

İmam sadık (as.) Hazretleri de bir hadiste şöyle buyuruyorlar:

“Bizimle Arap arasında baş kesilmek kadar bir mesafe kalmıştır.” [538]

“Nefsi Zekiyenin öldürülmesi kesin alametlerdendir.” [539]

“Kaim’le nefsi Zekiye’nin öldürülmesi arasında 15 günlük bir mesafe bulunmakta.” [540]

Nefsi Zekiye’nin şehadetinden sonra Allah Teala c.c. nın emri üzerine insanlığın kurtarıcısı Hz. Mehdi (as.)ın mübarek ve kutlu zuhurları tahakkuk bulacak ve O kurtarıcının çağrısı Cebrail’in de yardımıyla tüm insanlara duyurulacaktır. İnşallah

 SEMAVİ NİDA (ÇAĞRI)

Hz. Cebrail (as.)ın ulvi mukaddes feryadı zuhurun alametlerinden biri olarak bilinmekte olup küçük kıyamet eşiğinde tahakkuk bulacaktır. O zaman Cebrail Allah Teala c.c. nın emri üzerine yerle gök arasında tüm dünyaya seslenerek bütün dünya halkının işiteceği şekilde şöyle buyuracaktır:

“Ey insanlar biliniz ki sizin emir ve hükümranınız Muhammed (s.a.v.s.) ın Ehl-i Beyt’inden olan Mehdi’dir ve hak Ali ve O’nun Şiileriyledir.”

Bu hususta bir rivayette de şöyle buyrulmakta:

“O gün Cebrail Beytul Mukaddes’de bir taşın üzerine çıkarak dünya halkına hitaben şöyle seslenecek: “De ki; Hakk geldi ve batıl zail oldu. Doğrusu batıl yok olucu, aradan gidicidir.”[541]

“Mehdi’nin kıyamı esnasında semavi nidacı şöyle feryat edecek: Ey insanlar! Allah Teala c.c. artık zalimlere, münafıklara ve onların izindekilere tanıdığı fırsatı kesti ve Muhammed (s.a.v.s.)in en iyi ümmetini sizin için rehberliğe seçti. Kendinizi Mekke’de O’na ulaştırınız ki O Mehdi’dir.” [542]

Yüce İslâm Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.s.) de bir hadisi şerifte şöyle buyuruyorlar:

“Ramazan ayında bir ses işitilecek, Şevval ayında savaş ateşi alevlenecek, kavimler Zilhicce ayında savaşa gireceklerdir. Bunun belirtisi ise o yıl hacıların talan edilmesi ve Mina’da büyük bir facianın vuku bulması, sayısız insanların ölmesi ve kanlarının akarak cemerata dökülmesidir.” [543]

Emir’ul Mu’minin Ali (as.) bu konuda şöyle buyurmakta:

“Duymadınız mı Allah Teala c.c. şöyle buyurmuştur: Dilersek sizin için gökten bir alamet, belirti göndeririz ve bu alamet, perde arkasında gizlenen kızı dahi dehşete düşürerek gizlendiği perdenin arkasından dışarı çıkmasına, uykudakinin uyanmasına ve uyanığın dehşete kapılmasına sebep olacaktır.”[544]

Hz. Ali (as.) bir rivayette de İmam-ı Zaman Hazretlerinin zuhurunun alametlerini sayarak şöyle buyurmakta:

“Üç alameti gördüğünüzde Mehdi’nin zuhurunu bekleyiniz:

1.    Şamlılar arasındaki ihtilaf

2.    Horasan’dan yola çıkacak olan siyah bayraklar

3.    Ramazan ayında gökten yükselecek olan çağrı, feryat

İmam Zeynel Abidin (as.) bu konuda şöyle buyuruyorlar:

 “Allah’a andolsun ki bu konu Allah’ın kitabında açık bir şekilde beyan edilmiştir.  Buyuruluyor ki:  “Çağırıcının yakın bir yerden çağrıda bulunacağı güne kulak ver. O gün, O çığlığı bir gerçek ( hak) olarak işitirler. İşte bu, çıkış, zuhur günüdür.[545] İşte O gün yeryüzünde tüm insanlar bu semavi nida ve çağrı karşısında teslim olacaktır. İman edenleri Allah Teala c.c. imanları üzerinde daha muhkem ve sağlam kılacak, akide ve inançlarını sarsılmazlaştıracaktır.  Bu ilk semavi çağrı olacak. Yüreklerinde hastalık ve dert olan kimseler ikinci çağrıda kuşku ve şüpheye kapılacaklardır.”[546]

“Semavi nida Allah’ın ayı olan Ramazan ayında vuku bulacak. O ses, insanları Hakka doğru davet eden Cebrail’in sesidir.” [547]

“Ramazan ayında sabah saatlerinde doğu tarafından yükselecek olan ses şöyle diyecek: Ey hidayete ermişler bir araya toplanın. Güneşin batışından sonra başka bir ses yükselecek ve ey batıl ahalisi toplanın diye hitap edecek.” [548]

Bu iki hadisle ilgili olarak şunu belirtmeliyiz ki bir günde insanlar iki ayrı ve farklı çağrıyla karşı karşıya kalacaklar bunlardan biri günün ışığında tüm insanlara iletilecek olup haktır ve bütün insanlar O’na lebbeyk diyerek O’na doğru koşmalı ve kendilerini doğru yola kavuşturduğu için sürekli Allah’a karşı secde ve ibadette bulunmalıdırlar. İkinci çağrı ise akşam karanlığında gerçekleştiği gibi insanları karanlık ve zulumata davet edecek olan Şeytanın çağrısıdır ve insanlar kendilerini Şeytanın tuzağına düşmekten korumalı bu hususta Allah’a sığınmalıdırlar ama ne yazık ki insanlardan bir çoğu bunun farkına varmayacak ve bu cehennemlik çağrıya olumlu cevap vererek Şeytan’ın izinden gideceklerdir.

İmam Muhammed Bakır (as.) şöyle buyuruyorlar:

“Sabahın ilk saatlerinde gökten gelecek bir çağrıda şöyle denilecek: Ey insanlar! Biliniz ki Hak Ali ve evlatlarıyladır. Ve aynı günün akşam saatlerinde Şeytan insanlara çağrıda bulunarak hakkın filancayla[549] olduğunu bildirecek. İşte batıl ehli burada kuşku ve şüpheye duçar olacaklardır.”[550]

“Nidacı hakkın Muhammed (s.a.v.s.) Ehl-i Beyt’ine ait olduğu sesini göklerde yükselttiği zaman Mehdi adı tüm dillere düşecek ve muhabbet ve sevgisi tüm yüreklerde yer edinecektir. Artık sadece O’nun ad ve yadı zikredilecek.” [551]

İmam Muhammed Bakır (as.) semavi çağrı hakkında şöyle buyurmakta:

“Semavi çağrı Ramazan ayının   23 ünde Cuma  gecesi vuku bulacak. O çağrı hakkında kesinlikle kuşkuya kapılmayın, işitiniz ve itaatte bulununuz ve aynı günün sonunda lanetli İblisin sesi yükselecek ve filancanın mazlumca öldürüldüğünü iddia edecek. Bunun üzerine bazılarının yüreklerine kuşku düşürecek ve büyük bir kitleyi bu kuşkularla ateşe sürükleyecektir. Cebrail’in çağrısının başlıca alameti Kaim ve babası (as.)ın adlarıyla seslenmesidir. Perde arkasında saklı olan kızlar dahi o sesi işitmekle sevinecek, baba ve kardeşlerini kıyam etmeye teşvik edeceklerdir.” [552]

“Semavi nidanın işitileceği yıl ondan önce Recep ayında bir alamet belirecek. O alametin ne olduğu sorulduğunda İmam Hazretleri şöyle buyurdular: Ayın yuvarlağında bir çehre görülecek ve gökte bir el ve avuç belirerek O’na doğru işarette bulunacak ve ardından gökte bir ses, çağrı yükselecek ve tüm dünya halkı oldukları yerde kendi dillerinde o çağrıyı duyacaklardır.” [553]

“Şiddetli bir anlaşmazlık ve ihtilaf baş gösterecek ve bu durum gökte bir elin belirmesine ve insanların efendisinin filan olduğunu söylemesine kadar devam edecek.” [554]

Rivayette belirtildiği üzere böyle bir ortamda inkârcılar dehşete kapılacak ve hiyanet ve cinayette bulunmalarına artık son verilecektir. Öyle ki hiçbir tepki gösterme takatini kendilerinde bulamayacaklar. Nitekim bu konuda şöyle buyrulmakta:

“Semavi çağrıyı işittiklerinde kafasına konan kuş gibi kuruyacaklar. Bu semavi haykırış karşısında bütün düşmanların boynu eğik olacak, bir konu hakkında kuşkulu ve şüphe içinde olsalar bile bu semavi çağrı hakkında kesinlikle kuşkuya kapılmayacaklar. Bu çağrıda O mutahhar, pâk insanlar kendi adları, babaları ve cedlerinin adlarıyla çağrılacaklar.” [555]

Rivayetlerde belirtildiği üzere bu çağrı mübarek Ramazan ayının 23 ünde Cuma günü vuku bulacak ve bu konuda Müslümanlara, o sesi duydukları zaman müteakibindeki zarar ve ziyanları önlemek için kulaklarını tıkamaları ve sesi işittikten sonra Allah Teala’ya  şükretmeleri tavsiye olunmuştur.

“Söz konusu Cuma günü sabah namazını kıldığınız zaman kendi evlerinize giderek kapı ve pencereleri kapayın, üzerinize bir şey örtünüz ve kulaklarınızı tıkayınız ve semavi çağrıyı duyduğunuz zaman ise secdeye kapılarak şöyle deyiniz: Suphane Rabbuna el-Kuddusu Bu belirtilenleri yapanlar kurtulurlar ve ona karşı koyanlar helak olurlar.”[556]

“Bütün canlılar O semavi çağrıyı işitecekler ve bütün uykuda olanlar uyanacaklar, tüm ayaktakiler oturacaklar ve bu sesi işittiklerinde dehşete kapılacaklar. O ses Cebraili eminin sesidir. Bu sesi işitip de olumlu cevap verene ve Lebbeyk diyene Allah rahmet etsin.” [557]

“Bu iki haykırış kaçınılmaz olarak Kaim (as.)ın kıyamından önce tahakkuk bulacak. Bunlardan biri gökten gelecek ve o Cebrail-i emin’in sesidir ve öteki ise yerden yükselecek ve lanetli Şeytanın sesidir.” [558]

İmam Sadık (as.) Hazretleri de şöyle buyurmakta:

“Güneşin batmasına az bir süre kala, güneşin battığı istikametten bir ses yükselecek ve şöyle diyecek: Ey insanlar! Sizin sahibiniz Filistin bölgesinde susuz ve kurak bir bölgede zuhur etmiştir ve o, Osman bin Anbese[559]’dir. O’na bîatte bulununuz ve hidayete eriniz. O’na karşı muhalefet etmeyiniz.”[560]

İmam Sadık (as.) dan, bu nida ve çağrı karşısında kimlerin iman getirip, kimlerin iman getirmeyeceklerini ve o duyacakları semavi çağrının hak olup olmadığını nasıl anlayacaklarını sorduklarında İmam Hazretleri şöyle buyurdular:

“Daha önce O’na iman edenler halen bu imanları üzerinde sadık kalacaklar. Semavi çağrıyı duydukları zaman ise o çağrının hak olduğunu idrak ederek  onu  doğrulayacaklardır.”[561]

İmam Hazretleri daha sonra şu ayeti tilavet buyurdular:

“De ki sizin şirk koştuklarınızdan hakka ulaştırabilecek var mıdır? De ki: Hakka ulaştıracak Allah’tır. Öyleyse Hakka ulaştıran mı uyulmaya daha layıktır yoksa doğru yola ulaştırılmadıkça kendisi hidayete ulaşmayan mı? Ne oluyor size? Nasıl hükmediyorsunuz?” [562]

İmam Sadık (as.) bu konuda da şöyle buyurmaktalar:

“Cebrail’in nidası gökten, Şeytanın çağrısı ise yerden duyulacak. Siz ilk işitilecek olan sese itaatte bulununuz. Kesinlikle ikinci sese doğru yönelmeyesiniz. Gökten yükselecek olan ses haktır.  Andolsun Allah’a ki her bir kavim kendi dilinde o sesi işitecekler.”

İmam Rıza (as.) da bu konuda şöyle buyurmuşlardır:

“Gökten gelecek çağrı ve nidayı bütün yeryüzündekiler işitecek. Bu ses insanları Kaim (as.) a doğru davet ederek şöyle diyecek: Uyanık olunuz ki Allah’ın yeryüzündeki Hücceti Beytullah-ıl Haram’ın yanında zuhur etmiştir. O’na itaatte bulununuz. Zira hak O’nunladır ve O’na münhasırdır.” [563]

O gün Hz. Mehdi (as.)ın insanlara ilk hitabının şu ayeti kerime olacağı rivayet edilmiştir:

“Eğer Mu’minlerseniz, Allah’ın bıraktığı, Bakiyyetullah sizin için daha hayırlıdır.” [564]

Alıntı: http://kitab.nur-az.com/tr/lib/view/520/15/62514/Hz-%C4%B0SA-AS-IN-R%C4%B0C-ATI/#_ftn542

30 Ekim 2016 Pazar

Hz.Mehdi (a.s) 200 Zuhur Alemetleri

Hz.Mehdi (a.s) 200 Zuhur Alemetleri



Muhammed Bin İclan rivayet eder ki:

“Hz. Sadık aleyhi selam buyurdular: “Hz. Mehdi (accecellahi ferecehum) kıyam ve zuhur ettiğinde insanları yeni bir İslam’a, aralarında eskilmiş ve ondan sapmış oldukları bir emre hidayet edecektir. Gerçekten de Kaim (accecellahi ferecehum) insanları hataya düşmüş oldukları yoldan, sapıp sapkınlığa düştükleri yoldan kurtarıp hidayet ettiği için Mehdi (accecellahi ferecehum) diye adlandırılmıştır. Kaim olarak anılmasının sebebi ise, hak için kıyam edecek olmasındandır).
Kaynak: El-İrşad; s. 411, Bihar-ul Envar; c. 51, s. 30, İsbat-ul Hudat; c. 3, s. 555; E’lam-ul Vera; s. 461, Keşf-ul Gumme; c. 2, s. 464.

1. Soyu (Nesebi): Said b. el Müseyyeb (r.a.) dan, Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: Mehdi, kızım Fatima'nın neslindendir. (Sünen-i Ibn Mace, 10/348)

Hz. Ali'nin (r.a.) rivayetine göre Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Kıyametin kopması için zaman da sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa Allah (c.c.) benim Ehl-i Beytimden bir zatı (Mehdi'yi gönderecek.) Sünen-i Ebu Davud, 5/92

2. Güzel Olması: Hz. İmam Hüseyin (a.s)'in şöyle buyurduğu rivayet olunmuştur: "Hz. Mehdi (a.s) kıyam ettiğinde halk onu tanımayacaktır. Zira o (HZ. MEHDİ (A.S.)) halka güzel simalı biri olarak gelecektir..." (Ikd-üd Dürer, s. 41)

Yüzü parlayan yıldız gibi nurludur. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 33 Kitab-ül Burhan Fi Alamatil-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 22)

3. Burnu Güzeldir: Onun alnı geniş, burnu ise ince olacaktır.
(Tırmizi, Büyük Hadis Külliyatı, Rudani 5.Cilt, sf. 365)

O, açık alınlı, küçük burunlu...
(Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, "Kıyamet Alametleri"

4. Alnı Açık ve Geniştir: Mehdi bendendir... AÇIK ALINLIDIR. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 21)

O, AÇIK ALINLIDIR. (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Fevaidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar")

5. Alnında Bir Ben Vardır: Ebu Basir der ki: İmam Muhammed Bakır veya Cafer-i Sadık aleyhisselam (tereddüt raviden kaynaklanıyor). Şöyle buyurdu: "Ey Ebu Muhammed! Kaim'in iki alâmeti (veya alâmetleri) vardır. BAŞINDA BİR BEN ve bir iz vardır ve iki kürek kemiğinin arasında bir ben vardır. (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 253)

6. Alnında Bir İz Vardır:

Humrân bin A'yân der ki: İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam'a şöyle arzettim: ... ALNINDA İZ VARDIR, yüzünde ise ben.
(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 252)

Humran bin A'yân der ki: İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam'a: ... ALNINDA İZ VARDIR, yüzü güzellerin evladıdır. (Yani yüzü güzeldir)... "
(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 252-253)

7. Mehdi (aleyhisselam)'ın Alnında Hafif Bir İç Bukeylik Vardır:

(Hz. Mehdi (a.s.)'nin) Saçı sıktır, alnı geniştir ve alnında hafif içbükeylik vardır. Burnu küçüktür ve tam köprü bölümünde çok küçük bir çıkıntısı vardır. Yanağında dışa çıkık bir beni vardır. (Bihar-ül Envar, 13. Cilt)

8. Çekik Gözlüdür: Humrân bin A'yân der ki: İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam'a şöyle arzettim: ... Mehdi'nin GÖZLERİ ÇEKİKTİR, ...(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 252)

9. Yanağında Ben Vardır: YANAĞINDA BEN VARDIR

Yüzünde bir ben bulunacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 41)

Yanağında, inciyi andıran, bir yıldız gibi yüzünü aydınlatan bir işaret vardır. (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, "Kıyamet Alametleri" Pamuk Yayınları, Trc: Naim Erdoğan)

10. Mehdi (aleyhisselam)'ın Yanağında ki Ben Hz.Musa (aleyhisselam)'ın Yanağında ki Ben Gibidir: Hz. Mehdi (a.s.)'nin düz burnunun başlangıcında, İKİ KAŞ ARASINDA KÜÇÜK BİR ÇUKUR VARDIR. YANAĞINDAKİ BENİ HZ. MUSA (A.S.)'DA OLDUĞU GİBİ DIŞA ÇIKIK VE YILDIZ GİBİ PARLAKTIR. CİLDİ ÇOK PARLAKTIR. (Bihar-ül Envar, Cilt:13, Sayfa: 243 (Farsça tercüme)

11. Dişleri Parlaktır: Dişleri parlak olacaktır. (Nuaym b. Hammad, vr. 52a; El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 41)

12. Kaşları Kavislidir: Kaşı kavislidir. (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, "Kıyamet Alametleri" Pamuk Yayınları, Trc. Naim Erdoğan, sf. 163)
Hz. Mehdi (a.s.)'nin kaşları... araları açık...
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 41)

13. Mehdi (aleyhisselam)'ın İki Kaşlarının Arasında Küçük bir Çukur Vardır: Hz. Mehdi (a.s.)'nin ... İKİ KAŞ ARASINDA KÜÇÜK BİR ÇUKUR VARDIR...
(Bihar-ül Envar, Cilt:13, Sayfa: 243 (Farsça tercüme)

14. Mehdi (aleyhisselam)'ın Cildi Parlaktır: Hz. Mehdi (a.s.)'nin yüzü altın-bronz bir metal gibi parlar. ÖYLE PARLAK Kİ NEREDEYSE CİLDİNİN ASIL RENGİ GÖRÜNMEYECEK. (Bihar-ül Envar, Cilt 13, Sayfa: 263)

15. Saçı Siyahtır: Siyah saçlıdır. Siyah sakallıdır. 
(Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Fevaidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar")

16. Mehdi (aleyhisselam)'ın Saçları Güzelliğiyle Dikkat Çeker: Ahmed b. Sinan Kirmani Dimeşki (1019): Ehl-i Sünnet'in meşhur alimlerinden olup "Ahbar-ud Duvel" adlı kitapta şöyle yazar: "
"... O (HZ. MEHDİ (A.S.)) , ORTA BOYLU, GÜZEL YÜZLÜ, GÜZEL SAÇLIDIR..."
(Ahbar-ud Duvel, s. 117 -Hicri 1382 basımı)

Abdulmelik İsami (1111): Mekke'de ikamet eden tanınmış tarihçilerdendir. O, "Sımt-ul Nucum-il Avali" diye bilinen dört ciltlik tarih kitabında şöyle yazıyor: "... O (HZ. MEHDİ (A.S.)) MU'TEDİL, GÜZEL YÜZLÜ VE GÜZEL SAÇLI, İNCE BURUNLU VE GENİŞ YÜZLÜ BİR GENÇTİR." 
(Sımt-ul Nucum-il Avali, c. 4, s. 138) (Hz. Mehdi Aleyhisselam, Abdullah Turan, Al-i Taha, s. 157)

17. Sakalı Sıktır: Sakalı SIKTIR. Kıyamet Alametleri, 163

Sakalı bol ve SIK olacaktır. 
El-Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 23

18. Mehdi Aleyhisselam) Güzel Simalı Biri Olarak Gelecektir:

Hz. İmam Hüseyin (a.s)'in şöyle buyurduğu rivayet olunmuştur: "Hz. Mehdi (a.s) kıyam ettiğinde halk onu tanımayacaktır. Zira o (HZ. MEHDİ (A.S.)) halka güzel simalı biri olarak gelecektir..."(Ikd-üd Dürer, s. 41)

19. Mehdi (aleyhisselam) Görünümüyle Atalarına Benzeyecektir: Abdullah b. Harris şöyle der: Hz. Mehdi (A.S.) kırk yaşında iken kıyam edecek ve (görünüş bakımından) Atalarına Benzeyecektir. (Kitab-ul Havi li'l Feteva, c. 2, s. 135)

20. Cilt Rengi Kırmızıya karışık Beyazdır: Rengi arab rengidir.

Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,24

Esmerden (Siyahtan) maksat bembeyaz olmayıp az kırmızılığı ispat etmektir. Çünkü Resul-ü Ekrem Hazretlerinin rengi, hamamdan henüz yeni çıkmış ve kendisine kızıllık gelmiş olan bir beyaz kimsenin o andaki rengi gibidir. Yani Resul-ü Ekrem Hazretlerinin mübarek rengi, kırmızı ile karışık nurani beyaz idi.

Ibni Kesir, Semail-ür - Resul, 28

21. Endamı: Hz. Mehdi (a.s.)'nin boyu, posu sanki Beni İsrail ricalindedir. 
El-Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 36 29

22. Boyu: Mehdi, orta boylu olacaktır. 
Kıyamet Alametleri El-Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 41

23. Geniş Vucutludur: İri gövdeli... 
(Ukayli "En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Enne'l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale't-Temam ve'l kamal")

O, alnı açık... karnı büyük, iki uyluk arası açık...
(Fevaidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar, sf. 13)

İki uyluk arası açık... 
(Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Fevaidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar")

24 . Uylukları Geniştir: (Hz. Mehdi), alnı açık... karnı büyük, İKİ UYLUK ARASI AÇIK... (Fevaidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar, s. 13)
İKİ UYLUK ARASI AÇIK... (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Fevaidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar")

25. Karnı Geniştir: O, alnı açık... karnı büyük , iki uyruk arası açık...
(Fevaidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar, sf. 13)

26. Yaşı: "O genç bir adamdır." (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar")

27. Mehdi (aleyhisselam) İleri Yaşlarda Ama Genç Bir İnsan Görünümünde Olacaktır: Hz. Rıza (a.s) Rayyan b. Saltı'ın Sen Sahib-ul Emr misin? sorusuna şöyle cevap verdi: Evet ben de Sahib-ul Emrim (emir sahibiyim), Ama yeryüzünü adaletle dolduracak olan Sahib-ul Emr ben değilim. Ben de gördüğün bu güçsüzlük ve zayıflığa rağmen nasıl olur da o Sahib-ul Emr olabilirim? VA'DEDİLMİŞ KAİM (HZ. MEHDİ (A.S.)) İLERİ YAŞLARDA, AMA GENÇ BİR SURETTE ZUHUR EDECEKTİR. (Bihar-ul Envar, c. 52, s. 32; İsbat-ul Hudat, c. 6, s. 19)

28. Hz.Mehdi İleri Yaşlarında da Genç Yüzlü Olacaktır: UZUN ÖMÜRLÜ VE GENÇ YÜZLÜDÜR. Onu gören 40 yaş civarında bir erkek diye düşünür ve bir işareti de Allah'ın emri gelinceye kadar yaşlanmayacağıdır. (Kemalüddin, sayfa: 625 ve Müntehabül Ezhar, 2. Cilt, Sayfa: 284)

29. Sağ Bacağında Siyah Bir İz Vardır: (Mehdi'nin) Sağ bacağında SİYAH BİR İZ VARDIR. (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 251)

30. Sırtında Yaprak Şeklinde Bir Ben Vardır: Ebu Basir der ki: İmam Muhammed Bakır aleyhisselam Şöyle buyurdu: "... iki kürek kemiğinin arasında bir ben vardır. SOL KÜREK KEMİĞİNİN SOL ALT TARAFINDAN BİR YAPRAK VARDIR, tıpkı mersin yaprağı gibi."

(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 253)

31. Mehdi (aleyhisselam)'ın Omzunda Nübüvvet Mührü Vardır: Mehdi'nin omuzunda peygamber efendimizdeki nübüvvet mührü bulunacaktır. 
El-Kavlu Fi Muhtasarr Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,41
Omuzunda peygamberin nişanı vardır. 
Kıyamet Alametleri,163

32. Yürüyüşü: Bir özelliği de yürürken uyluklarının açık ve birbirinden uzak olmasıdır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 32)

33. Konuşması: Dilinde ağırlık vardır. Yavaş ve ağır konuştuğu zaman sağ elini sol dizine vurur. Kırk yaşındadır. (İmam Suyuti, Kıyamet Alametleri, Ölüm ve Diriliş, sf.1699, sf.174)

34. Heybetli Bir Şahıstır: (Hz. Mehdi (a.s.)). heybetli bir şahıstır. " (İkdüd dürer)"Hz. Mehdi (a.s.) sanki Ataları İmamlara Benzer. (Tavrı onlara benzer, yani heybetli ve acar.)" (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 23-30)

35. Mehdi (aleyhisselam) Bedeni ve Sesi Çok Güçlü Olacak, Aynı zamanda da Sözleriyle ve Konuşmalarıyla Dünya Çapında Çok Büyük bir Etki Uyandıracaktır:

Hz. Rıza (a.s) Rayyan b. Saltı'ın Sen Sahib-ul Emr misin? Sorusuna şöyle cevap verdi: Evet ben de Sahib-ul Emr (emir sahibi)im, Ama yeryüzünü adaletle dolduracak olan Sahib-ul Emr ben değilim. Va'dedilmiş Kaim (Hz. Mehdi (a.s.)) ileri yaşlarda, ama genç bir surette zuhur edecektir. O KADAR GÜÇLÜDÜR Kİ; YERYÜZÜNÜN EN BÜYÜK AĞACINA DA EL UZATSA ONU KÖKÜNDEN SÖKÜP ATAR, DAĞLAR ARASINDA FERYAD EDECEK OLURSA SERT KAYALAR UN UFAK OLUR. Musa'nın asası ve Süleyman'ın yüzüğü ondadır. ...Allah dilediği zamana kadar onu gözden uzak tutar. Daha sonra zuhur eder ve yeryüzünü önceden zulümle dolduğu gibi adaletle doldurur. (Bihar-ul Envar, c. 52, s. 32; İsbat-ul Hudat, c. 6, s. 19)

36. Fitnelerin Çoğalması: "Kıyamet yaklaştığı zaman ve müminlerin kalbi; ölüm, açlık, fitneler, sünnetlerin kaybolması, bid'atlerin ortaya çıkması, emri bil maruf ve nehyi anıl münker (iyiliği emredip kötülükten menetme) imkanlarının kaybolması gibi sebeplerle zayıfladığı zaman benim evlatlarımdan Hz. Mehdi (a.s.) ile Cenab-ı Hak sünnetleri ihya eder. Onun adalet ve bereketi ile müminlerin kalbi ferahlar, Acem (Arap olmayan) ve Arap milletleri arasında ülfet ve muhabbet yerleşir."
(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 66)

"Mağrib'de (batıda) karışıklıklar, fitneler ve korku olacak... Fitneler çoğalacak."
(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s.440)

37. Kur'an-dan Uzaklaştıran Fitneler: Kıyamet önü sıra karanlık geceler gibi fitneler vardır. (Ramuz-El Ehadis, 121/5)

Kıyamete yakın karanlık gecelerin parçaları gibi karışıklıklar olacaktır. Bu karışıklıklar içinde kişi mümin olarak sabahlayıp kafir olarak akşamlayacak, mümin olarak akşamlayıp kafir olarak sabahlayacaktır. (Kur'an ve Sünnette Kıyamet ve Ahiret, s. 155)

38. Fitnelerin Her Yana Yayılması: Hiçbir tarafın ondan mahfuz kalmayacağı bir fitne zuhur edecek, bu fitne kaldığı yerden hemen başka bir tarafa yayılacak...
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 21-22)

"Kıyamet önü sıra karanlık geceler gibi fitneler vardır."
(Ramuz-El Ehadis, 121/5)

39. Haramların Helal Sayılması: "Küfür her yanı istila edip hükmü cemiyet içinde aşikare işlenmedikçe Hz. Mehdi (a.s.) zuhur etmez. Bu vakitte vaki olan ise... küfrün istilasıdır. Onun kuvvetidir."
(Mektubat-ı Rabbani, 2-259)

40. İran Irak Savaşı: "Faris yönünden gelecek olan bir kavimdir ki, şöyle diyecekler: "Ey Araplar! Siz fazla taassuba kaçtınız! Siz bunlara gereği gibi hak tanımazsanız, sizinle hiç kimse birlik kurmayacaktır... Bir gün, onlara ve bir gün de sizlere verilsin, ve karşılıklı sözler tutulsun..." Onlar Mutıka çıkacaklar, Müslümanlar oradan aşağı yazıya inecekler... Müşrikler öbür yandaki (Rakabe) denilen bir simsiyah olan nehrin kenarında duracaklar... Aralarında savaş olacak: Her iki ordudan, Allah, zaferi kaldıracak..." (Kıyamet Alametleri, El Berzenci, s. 179)

41. Afqanistanın İşkali: "Talikan'a (Afganistan'a) yazık oldu. Şüphesiz Allah Teala'nın orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır. Orada Allah'ı hakkıyla bilen insanlar vardır. Onlar ahir zaman Hz. Mehdi (a.s.)'sinin yardımcılarıdır." (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 59)

42. Fıratın Suyunun Kesilmesi: "Resulullah: Fırat Nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmayacaktır..." (Sahih-i Müslim, 11/320)

43. Güneşten Bir Alemetin Belirmesi: "O, (Hz. Mehdi (a.s.)), Güneş'ten bir alamet belirinceye kadar gelmeyecektir."
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 47)

44. Kuyruklu Yıldızın Doğması: "Hz. Mehdi (a.s.)'nin çıkışından evvel, (her tarafı) aydınlatan kuyruklu bir yıldız doğacaktır."
(Kıyamet Alametleri, s. 200)

45. Kabe Baskını ve Kabede Kan Akıtılması: "Onun çıkacağı yıl, insanlar hacca, başlarında bir emir bulunmadan gidecekler... Hep birlikte Beyt-i Şerif'i tavaf edecekler, sonra Mina'ya indiklerinde, köpekler gibi birbirine saldıracak, hacılar soyulacak, kanlar Akabe Cemresinin üzerine akacak."
(Kıyamet Alametleri, s. 168-169)

46. Sistemlerin Değişmesi:

Zamanın inkitaa uğradığı (sistemlerin değiştiği) bir dönemde Hz. Mehdi (a.s.) denen bir adam gelecek...

(Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 14)

47. Müslümanların Baskı Görmesi: 

Ahir zamanda ümmetimin başına sultanlarından şiddetli belalar gelir, öyle ki yerler Müslümanlara dar gelir. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 12)

48. Tozlu Dumanlı Bir Fitne: Tozlu dumanlı, karanlık bir fitne görülecek, bunu diğerleri takip edecek... (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 26)

49. Yaygın Katilamlar: Hz. Mehdi (a.s.)'den önce, yaygın katliamların vuku bulacağı büyük bir fitne görülecektir.
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 37)

50. İmam Mehdi (aleyhisselam)'dan Umut Kesilmesi: 

İnsanların ümitsiz olduğu ve "Hiç Mehdi falan yokmuş" dediği bir sırada Allah Hz. Mehdi (a.s.)'yi gönderir. (Kitab-ul Burhan fi-Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)

51. Fakirliğin ve Açlığın Artması: 

"Fakirler çoğalacak." (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 455)

52. Ekonomi Durumunun Kötüleşmesi: İnsanlar 95. seneye kadar malik olacak, yani işleri iyi gidecek, 97 veya 99. senede mülkleri zail olacak...
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 54)

53. Şam ve Mısır Meliklerinin Öldürülmesi: 

Ondan önce Şam ve Mısır melikleri öldürülecektir...
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 49)

54. Mısırın Esir Düşmesi: 

"Şam ehli, Mısırlı kabileleri esir alacaklardır."
(Beklenen Mehdi'nin Alametleri, s.49)

55. Mahalle Aralarında Savaş: Fırat Nehri ile Dicle Nehri arasında bir şehir kurulacak da orada Abbas oğullarının saltanatları kurulacaktır. Orası Zavra (yani Bağdat şehridir) diye isimlendirilmiştir... Ey müminlerin emiri, Resul-i Ekrem orasını niçin Zavra isimlendirmiştir? Çünkü harp her tarafını sardığı ve ta kenar bucaklara kadar ulaştığı için Zavra diye isimlendirilir.
(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 426, no. 776)

Benim görmekte olduğum helak yerlerini sizler de görebiliyor musunuz? Ben evlerinizin aralarına fitne ve felaket mahallelerini şiddetli yağmur sellerinin açtığı yarlar gibi görüyorum buyurdu. 

(Sahih-i Müslim, 4/2221; Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s. 368, no. 671)

56. Allah'ın Açıkça İnkar Edilmesi: "Allah apaçık inkar edilir hale gelmedikçe kıyamet kopmaz."
(Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 85; Kitabül Burhan Fi Alametil Mehdiyyil Ahir Zaman, s. 27)

57. Savaşlar ve Anarşi: "Dünya hercü merc içinde kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde, yollar kesildiğinde, bazıları bazılarına hücum ettiğinde..." 
(Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s.454)

58. Eski Ürdün Kıralı Abdullahın Öldürülmesi: 

Mehdi'nin çıkış alametlerinden birisi de, Haşimiler'den üst düzey birinin öldürülmesidir. 
(Risalet-ül Huruc-ül Mehdi, s.12)

59. Dördüncü Sulh ve Arap -İsrail Barışı Ebu Naim, Ebu Umameden tahric etti, Resulullah (sav) buyurdu: Sizinle insanlar (bir nüshada Rumlar deniyor) arasında dört sulh olacak, dördüncü sulh, Heraklius ehlinden bir adam vasıtası ile olur ve bu yedi sene devam eder. Denildi ki: "Ya Resulullah, o gün insanların imamı kimdir?" Buyurdu ki: "Evladımdan kırk yaşında Mehdi'dir." 
(Kıyamet Alametleri, Osman Çataklı, 299/8)

60. Bir Ordunun Kaybolması: Bir ordu savaş için gelir, çöle girdiğinde baş ve sonundakileri batar, ortadakiler de kurtulmaz.
(Hanbel, Tirmizi, İbni Mace, Ebu Davud'dan; Geleceğin Tarihi 4, s.30)

...Kendisine bir ordu gönderilecek. Bunlar yerin bir çölünde iken yere batırılacaklardır. 
(Müslim'den; Geleceğin Tarihi 4, s.31)

61. Iraklıların Parasının Kalmaması: "Iraklıların elinde ölçecekleri bir tartı aleti ve alış-veriş yapabilecekleri bir para hemen hemen kalmayacak."
(Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame kısm-ul efal, c.5, s. 45)

62. Büyük Şehirlerin Yok Olması: (Savaşlar ve Afetler) "Büyük şehirler dün sanki yokmuş gibi helak olur."

(Kitabül Burhan Fi Alametil Mehdiyyil Ahir Zaman, s. 38)

63. Harap Olmuş Yerlerin İmarı, İmar Olmuş Yerlerin Tahribi. 

Dünyanın harap olmuş yerlerinin imarı, imar edilmiş yerlerinin tahribi kıyametin şart ve alametlerindendir.
(Kıyamet Alametleri, s.138)

64. Depremlerin Çoğalması: "Şu hadiseler meydana gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır... depremler çoğalacak..."
(Ramuz-El Ehadis, 476/11)

65. Cinayetlerin Artması: 

"Cinayetler artmadıkça... kıyamet kopmaz." (Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 468)

66. İnsanların Liderlerini Öldürmesi: Liderlerinizi öldürmedikçe, dünyanızda kötüleriniz varis olmadıkça kıyamet kopmaz.

(Kıyamet Alametleri, s. 141)

67. Hz.Mehdi (aleyhisselam)'ın Çıkışından Önce Büyük Bir Olay Meydana Gelecektir: "Hz. Mehdi (as) çıkmadan önce medinede simsiyah taşların bile kan içinde kaybolacağı büyük bir vak'a olacaktır. Bu olayda bir kadının öldürülmesi bir kamçının sallanması kadar kolay olacaktır. Ve bu olay 2 km kadar yayılacaktır. "
(EI-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-iI Muntazar, 41)

68. Ahlaki Çöküş: 

"Fuhuş açık olmadan... kıyamet kopmaz."
(Ramuz-El Ehadis, 91/7)

69. Müslümanlarla Yahudilerin Savaşması: 

Müslümanlarla Yahudiler harb etmedikçe kıyamet kopmaz...
(Müslim, Tirmizi)

70. İki Ramazanda Güneş Tutulması: Şureyk'in rivayet ettiği hadis şöyledir: "Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhurundan önce, GÜNEŞ İKİ RAMAZANDA TUTULACAK." Ölüm, Kıyamet ve Diriliş, İmam-ı Şa'rani, Pamuk Yayınları Sf 457

71. Ahır Zamandaki İnsanlar Arasındaki Sevgisizlik: Herkese umumi olarak değilde yalnız (tanıdığı, bildiği) kimselere selam veril(diği zaman gel)medikçe... kıyamet kopmayacaktır. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, İmam Şarani, Tezkiretil Kurtubi Bedir Yayınevi, İstanbul 1981, s. 461, no. 845)

72. İmam Mehdi (aleyhisselam)'ın Çıkış Alemetlerinden Biri de İnsanların Doğru Yoldan Ayrılıp Yanlış Yollara Sapmalarıdır.

Hz Ali şöyle buyurmaktadır: İNSANLAR AZGINLIK YOLUNDA SAĞ VE SOLU TUTMUŞ DOĞRU YOLU BİR KENARA ATMIŞLAR. (Nehc-ul Belaga, Hutbe 150)

73. İmam Mehdi (aleyhisselam) Konstaniniyeyi Gelişini Haber Veren Büyük Alemet: Ebu Cafer b. Muhammed b. Ali (r.a.)dan rivayet edildi.

Siz üç veya yedi gün, DOĞUDAN BİR ATEŞİ GÖRDÜĞÜNÜZ ZAMAN AL-İ MUHAMMED'İN (HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN) ÇIKMASINI BEKLEYİNİZ, inşaAllah-ü Teala, bir münadi (gökten bir melek) Mehdi'nin ismi ile semadan (gökten) nida edecek ki, doğuda batıda olan herkes bu sesi işitecek. Öyleki korkudan uykuda olanlar uyanacak, ayakta olan çökecek, oturan ise ayağa fırlayacaktır.

(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman , s. 32)

74. Fırat Nehrinin Suyunun Kesilmesinin Ardından Tırmanışa Geçen Terör Örgütlerinin Hz.Mehdi (aleyhisselam)'ın Çıkış Alemetlerinden dir: 

"Fırat nehri'nin suları çekilerek altından bir dağ ortaya çıkacak, İnsanlar bunu almak İÇİN vuruşacak ve her yüz KİŞİDEN, sadece BİRİ hayatta kalacak. Bu zaman gelinceye kadar kıyamet kopmaz." (Müslim, Fiten, 29)

"Fırat nehri'nin altın bir dağ üzerinden açılması yakındır. İnsanlar bunu işitince ona yürüyecekler ve onun yanında bulunan insanlar, 'bundan bir şey alınmasına müsaade edersek, bunun hepsi götürülür' diyecektir. Müteakİben onun İÇİN harb edecekler ve her yüz KİŞİDEN doksan dokuzu öldürülecek." (Müslim, Fiten, 29)

İnsanlar onun için harb edecek ve her yüz kişiden doksan dokuzu öldürülecek, onlardan her adam, keşke kurtulan ben olsaydım, diyecektir buyurmuşlar. 
(Sahih-i Müslim, 11/320)

75. Ayın Yarılması: 

Saat (kıyamet saati) yakınlaştı ve ay yarıldı. (Kamer Suresi, 1)

... Said ibn Ebi Arube, Katade'den; o da Enes ibn Malik (R)'den tahdis etti: Mekke ahalisi Resulullah'tan kendilerine bir ayet (bir mucize) göstermesini istediler. O da onlara Ay'ı iki bölük gösterdi, hatta Mekkeliler Hıra Dağı'nı o iki bölük arasında gördüler. (Sahih-i Buhari ve Tercemesi, cilt 8, no.88)

76. Kişilerin Kardeşlerini Öldürmesi: 

Kişi, kardeşini öldürmedikçe kıyamet kopmaz. 

(Kıyamet Alametleri, s. 141)

77. Irak'ın Üçe Bölünmesi: Irak halkı üç fırkaya ayrılır. Bir kısmı çapulculara katılır. Bir kısmı ailelerini geride bırakıp kaçarlar. Bir kısmı savaşır ve öldürülürler. Siz bunları gördüğünüz vakit kıyamete hazırlanın. (Fera İdu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar)


78. Şam, Irak ve Arabistan'da Kargaşa: Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "...Öyle bela ve musibetler olacak ki, hiçbir kimse, sığınabileceği bir makam bulamayacaktır. Bu belalar Şam'ın etrafında dolanacak, Irak'ın üzerine çökecek. Arabistan yarımadasının elini ve ayağını bağlayacaktır... Onlar belayı bir tarafta defetmeye çalışırlarken, diğer taraftan o yine ortaya çıkacaktır."
(Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame kısm-ul efal, c.5, s. 38-39)

79. Şam'da Fitneler: Şam'da fitneler bir taraftan sakinleştikçe, diğer bir taraftan alevlenir. Gökten çağırıcı bir melek "Mehdi emirinizdir. Mehdi Halifenizdir" demedikçe de fitneler bitmez. (Risalet-ül Huruc-ül Mehdi, s. 63)

80. Irak Halkı Şam'a Kuzeye Kaçar: 

Masum ve temiz Irak halkı Şam'a kaçar. (Risalet-ül Huruc-ül Mehdi, s. 210)

81. Irakın Yeniden Yapılanması ..Irak'a saldırmadıkça kıyamet kopmaz. Ve Irak'taki masum insanlar Şam'a doğru sığınma yerleri ararlar. Şam yeniden yapılanır, Irak da yeniden yapılanır.
(Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame kısm-ul efal, c.5, s. 254)

82. İsrail- Filistin Barış Görüşmeleri 

Beyt-i Makdis'de barış anlaşması olacaktır. (Risalet-ül Huruc-ül Mehdi, cilt 3, s. 184)

83. Irak ve Şam'a Ambargo Ebu Nadre (r.a.) dedi ki; Cabir (r.a.)'ın yanında idik, şöyle dedi: "Öyle bir zaman yaklaşıyor ki, Irak ahalisine bir kafiz (ölçek), bir dirhem (bir ağırlık ölçüsüdür) sevk olunmayacak". Dedik ki: "Bu kimden dolayı olur." Dedi ki: "Acemler ('Arap olmayanlar) bunu men' ederler." Sonra dedi: "Şam ahalisine bir dinar, bir müdy (kile, bir ölçü birimidir) sevk olunmayacak". "Bu kimden dolayı olur" dedik. "Rumlar'dan dolayı" dedi. (Et-Tac, Ali Nâsıf el-Hüseyni)

84. Anarşi ve Kargaşa Günleri 

Kıyametin hemen yakınında anarşi ve kargaşa günleri vardır. (Suyuti, Cami'üs Sagir, 3/211)

85. Allah'tan Baaşka İlahlar Edinilmesi Lat-Uzza'ya yeniden Allah'tan başka İlah edinilerek tapılmadıkça kıyamet kopmaz. (Kıyamet Alametleri, s.281)

86. Metaryalist Felsefenin Yaygınlaşmasına İşaret Bismillah harflerinin değeri kaybettirildiği zaman Mehdi zuhur eder. (Risalet-ül huruc-ül Mehdi, s. 29)

87. Barışın Kalkması Bütün kalplerin içine fesat düştüğü için bir kısım halk diğeriyle konuşarak barış ve ittifak gösterileri yaparlar. Fakat kalplerinde barış ile ittifaka muhalif bir durum olduğu bir devir gelmedikçe kıyamet kopmaz. 
(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 382, no.701)

88. İhtilallerin Olması ... (O sırada) fitneler, karışıklıklar, ihtilaller çok olur da insanlar birbirlerini öldürürler. İnsanlar kendi canlarına kıyarlar ve yeryüzünü belalar kaplar. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 482, no. 901; Kitabü'n-Nihaye, İbn-i Kesir, 1/131)

89. İnsanların Birbirinden Kaçışması "Ey Allah'ın Resulü, Ahlas fitnesi nedir?" "Kaçışmak -yani insanlar arasındaki aşırı düşmanlıklardan dolayı birbirlerine güvenemedikleri için birbirlerinden kaçışmaları- ve insanların mallarının yağma edilmesidir," buyurdu. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 386, no.714)

90. Dünyayı Karışıklık ve Karkaşanın Kaplaması Dünya hercü merc* içinde kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde, yollar kesildiğinde, bazıları bazısına hücum ettiğinde, büyük küçüğe merhamet etmediği, büyüğe vakarlı davranmadığında Allah, bu sırada onlardan adavetin (düşmanlığın) kökünü kazıyarak dalalet (iman ve İslamiyet'ten ayrılmak, sapkınlık) kalelerini fethedecek ve evvelce benim ayakta tutuğum gibi, ahir zamanda dini ayakta tutacak, önceden zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduracak birini (Mehdi) gönderecektir.
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s.12)

91. Büyük Olayların ve Hayret verici Şeylerin Meydana Gelmesi : Onun zamanında nice hayret veren haller zuhur edecektir (meydana gelecektir). (Mektubat-ı Rabbani, 2/258)

92. Bazı Müslümanların Durumu: Evet nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki, siz o fitne zamanında yükselip birbirinizin boyunlarını buran yılanlar haline döneceksiniz, buyurdu.
(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 368, no. 672)

93. İslam Dünyasının Mevcut Konumu: Beni Hak ile baas eden Allah'a yemin ederim ki, benden sonra ümmetimin içinde fetret devri olacak. O devirde herkes helali aramadan mal talebinde bulunacak, kanlar akıtılacak ve şiir Kuran'a bedel tutulacak.
(Deylemi; Geleceğin Tarihi I, s.50)


94. Müslümanların Biri Biriyle Savaşmaları: 

İki büyük İslam ordusu birbirleriyle harp etmedikçe kıyamet kopmayacaktır.
(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 454, no.831)

95. Müslümanların Maruz Kaldıkları Şiddetli Belalar: Ahir zamanda ümmetimin başına sultanlarından şiddetli belalar gelir, öyle ki yerler Müslümanlara dar gelir. 
(Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 12)

96. Masum İnsanların Öldürülmesi: Masum insanlar katloluncaya kadar Mehdi çıkmayacak ve katliamlara yerde ve göktekiler, artık tahammül edemez bir hale geldiğinde zuhur edecektir...
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 37)

97. Masum Çocukların Öldürülmesi: Muhammed ümmetinden masum bir çocuk öldürüldüğünde, gökten bir melek 'hak onda (Mehdi'de) ve onun yanında olandadır' diye haykırır. (Sabban İsafur Ragibin, s.154)

98. İnsanların Sebepsiz Yere Öldürülmesi: Ebu Hureyre anlatıyor: Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "İnsanlar öyle günler görecek ki, katil niçin öldürdüğünü, maktul de niçin öldürüldüğünü bilemeyecek."
(Müslim, Fiten: 56, (2908))

99. Her Yerde Kargaşaya Sebep olan Fitneler: Şu muhakkak ki, yakın gelecekte (birbirini takip eden) birtakım fitneler olacaktır. Sonra tekrar fitneler olacaktır. Sonra yine fitneler olacaktır. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 375, no.684)

100. Kuraklık: Deccal'ın çıkmasından önce gökyüzü üç sene yağmurunu tutar. Birinci senede normal yağmurun üçte birini tutup üçte ikisini yağdırır. Yeryüzü bitkisinin üçte birini bitirmez. İkinci yılda gökyüzü normal yağmurunun üçte ikisini yağdırmaz. Yeryüzü de bitkisinin üçte ikisini bitirmez. Üçüncü yılda ise gökyüzü yağmurunun tamamını keser, yeryüzü de bitkisinden hiçbirini bitirmez. (Ebu Davud, İbni Mace, Taberani; Geleceğin Tarihi 3, s.241)

101. Fakirlik ve Açlık: 

Fakirler çoğalacak.
(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s. 455)

102. Ticaretin ve Yolların Kesilmesi: Ticaret ve yolların kesildiği ve fitnelerin çoğaldığı zaman... (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s.52)

103. Kazancın Azalması: 

Herkesin az kazançtan yakınması... Paraları için zenginlerin saygı görmesi... (Kıyamet Alametleri, s. 146)

104. Milli Servetlerin Zenginler Arasında Bölüşülmesi: "...Onbeş şeyi yapmaya başlayınca ona büyük belanın gelmesi vâcip olur!" buyurmuşlardı. (Yanındakiler "Ey Allah'ın Resûlü! Bunlar nelerdir?" diye sordular. Aleyhissalâtu vesselâm saydı: "Ganimet (yani milli servet, fakir fukaraya uğramadan sadece zengin ve mevki sahibi kimseler arasında) tedavül eden bir metâ haline gelirse." (Tirmizi, Fiten: 39, (2211)

105. Evlerin Mezar Olması: "İnsanlara ölüm gelip evler mezar olduğu zaman halin nice olur", buyurdu? (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 392, no. 726)

106. Yer Çökmeleri: 

(Kıyamet) alametlerinin ilki yer çökmeleridir.
(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s.518)

107. Rüzgar ve Kasırgalar: Kıyametten önce on alamet görmeden O, kopmayacaktır. Onuncusu, insanları denize atacak olan kasırga. (Kıyamet Alametleri, s.288)

108. Şiddetli Yağmurun Yağması: Ev ve kulübe bırakmayan şiddetli bir yağmur yağıncaya kadar kıyamet kopmaz. (Kıyamet Alametleri, s. 253)

Gökten şiddetli yağmur yağıp taş binalar hariç bütün kerpiç evler yıkılmadıkça kıyamet kopmaz. 
(Ahmed b. Hanbel, Müsned 13/291, hadis no. 7554)

109. Yıldırımların Çoğalması: Kıyametin yaklaştığı sırada yıldırımlar o kadar çoğalacak ki, insanlar (birbirlerine şöyle) diyecekler: "Dün kime yıldırım isabet etti?" Onlar da (şöyle) cevap verecekler: "Dün falan ve filan (kimseleri) yıldırım çarptı." (El-Hakim, Müstedrek, 4/444)

Evlerinizi depremler yıkacak, hayvanlarınızı yıldırımlar yakıp kömüre çevirecektir. 
(Naim bin Hammad; Geleceğin Tarihi 4, s. 69)

110. Her Yere Ulaşan Bir Fitne: Hiçbir tarafın ondan mahfuz kalmayacağı bir fitne zuhur edecek, bu fitne kaldığı yerden hemen başka bir tarafa yayılacak ve bu durum bir münadinin semadan seslenerek: "Ey insanlar, emiriniz artık Mehdi'dir" demesine kadar devam edecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)

111. Kur'an-ın Gereği Gibi Düşünülmemesi: Peygamber (sas) şöyle buyurdu: "İlim insanlardan alınacak." Ziyad şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü, biz Kuran'ı okuduk ve okuyoruz, hanımlarımıza ve çocuklarımıza da okutuyoruz. Bu ilim bizden nasıl alınacak?" Peygamber şöyle buyurdu: "Yahudilerin Tevrat'ı ve Hıristiyanların İncil'i hakkında bilgin yok mudur? Onlar o kadar Tevrat ve İncil okudular, hani onlarda bundan birşey kaldı mı?"
(Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 483)

112. Azebaycanın İşqali: ...Ebu Basîr der ki: İmam Ebu Abdullah Cafer-i Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: Babam bana şöyle buyurdu: AZERBAYCAN'DAN MUTLAKA BİR ATEŞ ÇIKACAKTIR. VE HİÇBİR ŞEY ONUN KARŞISINDA DURAMAYACAK. BÖYLE BİR ŞEY OLUNCA EVİNİZDE OTURUN. Biz ne yaparsak siz de onu yapın. (Yani biz evde otururken siz de oturun). Ve bizim kıyam edenimiz (Hz. Mehdi (a.s.)) hareket ettiğinde süratle ve hiç durmadan ona doğru koşun...
(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 311)

113. Müslümanların Müslüman Olmayanlara Özenmesi: (Ahir zamanda) Sizden önceki milletleri karış karış, arşın arşın izleyeceksiniz, hatta onlar (Yahudi ve Hıristiyanlar) kertenkele deliğine girseler, siz de peşlerinden gireceksiniz.
(Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 470)

114. İslam Ahlakından Uzaklaştıran Propaqandacılar: .. "O devirde halkı cehennem kapılarına çağıracak olan birtakım davetçiler (propagandacı çığırtkanlar) olacaktır. Her kim o çığırtkanların davetine icabet ederse onu cehenneme atacaklar." "Ya Resulullah, o davetçiler zümresinin vasıflarını bize beyan etseniz," "Peki edeyim, onlar bizim milletimizden olup bizim dilimizle konuşan bir zümredir", buyurdu. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 382, no. 698)

115. İki Yüzlü ve Sehtakar Din Adamları: 

Ahir zamanda kurt okuyucular olacak. Kim o zamana yetişirse, şerlerinden Allah'a sığınsın. Onlar çok kirli insanlardır. Riyakarlık (ikiyüzlülük) hakim olacak, riya (ikiyüzlülük) ve gösterişten utanılmayacak. (Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 470)

116. Siyaset Adamlarından Dejenerasyon: Ahir zamanda, zalim emirler, fasık bakanlar, hain kadılar, yalancı hocalar olacaktır. Bunlara herhangi biri yetişirse onların yanında müttefik olmasın, yardımcı olmasın, yön veren olmasın... (Risalet-ül huruc-ül Mehdi, s. 182)

117. ''İyiliği Emretme, Ve KötülüktenMen Etme'' İbadetinin Terki: 
İyilik terk edilip emredilmediğinde, kötülük işlenip alıkonulmadığında. kıyamet yaklaşmış olacaktır. (Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 480)

118. Maruf (İyilik, Doğruluk) İle Münker (Kötülük)'ün Bir biriyle Karıştırılması: (Peygamber "Emr-i bi'l-ma'rufta (iyiliği emretme) bulunmadığınız, nehy-i ani'l-münker (kötülükten men etme) yapmadığınız vakit haliniz ne olur?" diye sordu. "Yani bu olacak mı?" dediler. "Evet, hatta daha beteri!" buyurdular ve sormaya devam ettiler: "Münkeri (kötülüğü) emredip, ma'rufu (iyiliği) yasakladığınız zaman haliniz ne olur?" (Yanında bulunanlar iyice hayrete düşerek): "Ey Allah'ın Resûlü! Bu mutlaka olacak mı?" dediler. "Evet, hatta daha beteri!" buyurdular ve devam ettiler: "Ma'rufu münker , münkeri de ma'ruf addettiğiniz zaman haliniz ne olur?" (Yanındaki Ashab "Ey Allah'ın Resûlü! Bu mutlaka olacak mı?" diye sordular. "Evet, olacak!" buyurdular.
(Ebu Ya'lâ, Müsned; Taberâni, el-Mu'cemu'l-Evsat; Heysemi, Mecma'u'z-Zevaid, 7, 281)

119. Cami ve Mescitlerin Farklı Amaçlarla Kullanılması: Mescitler namaz kılınmayıp gelip geçilen bir yol haline geldiği. bir zaman gelmedikçe kıyamet kopmaz. (Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 87)

120. Yakınlarının Kişiyi Kötülüğe Teşvik Etmesi: Kişinin helakı ebeveyninin elinde, o yoksa karısının elinde, o da yoksa akrabasının elinde olacak. Şöyle; onu geçim sıkıntısı yüzünden ayıplayacaklar, takat getiremediği işlere sürecekler, nihayet o dayanamayarak karanlık ve tehlikeli işleri yapacak ve helak olup gidecek. (Ebu Naim; Geleceğin Tarihi 1, s.29)

121. Gerçek Müminlerin Sayıca Az Olması: 

İnsanlara bir zaman gelir ki camilerinde toplanıp namaz kılarlar. Fakat aralarında mümin bulunmaz.
(Hakim; Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 19)

122. Filistinde Zülüm Yaşanacak: Naim, Kaab’dan tahric etti, dedi ki:
Deccal, Beytül Makdis’de (Mescid-i Aksa'ya yakın belde, Filistin) MUHASARA (KUŞATMA) ALTINA ALIR VE ONLARA ÖYLESİNE ŞİDDETLİ BİR AÇLIK İCABET EDER Kİ, açlıktan yaylarının kirişini bile yemek zorunda kalırlar.
(Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler, Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, sf 48)

123. Kur'an-ı Menfaat İçin Okuyanların Çıkması: 

Kim Kuran okursa (mükafatını) Allah'tan istesin. Zira son zamanlarda Kuran okuyup (mükafatını) insanlardan isteyen birtakım insanlar türeyecektir. (Tirmizi; Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 12)

124. Yıldız Falına İnanılması ve Kaderin Yalanlaması: Ahir zamanda ümmetim hakkında en çok endişe duyduğum: yıldızlara (inanmak), kaderi yalanlamak. (Ramuz-El Ehadis, 1/1540)

125. Haccın Allah'ın Rızası Dışında Amaçlarla da Yapılması: İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki zenginler tenezzüh (seyahat) için, orta halliler ticaret için, onların kurraları (alimleri) riya ve gösteriş için, fakirleri ise dilenmek için hac ederler. (Ramuz-El Ehadis, 503/8)

126. İnsanların Nefsani Tukularına Önem Vermesi: İnsanlar üzerine bir zaman gelecek, kaygıları kursakları, şerefleri malları, kıbleleri kadınları olacak. Dinleri de altın ve gümüş olacaktır. Bunlar halkın şerlileridir ve Allah yanında onların nasipleri yoktur. 
(Sülemi; Geleceğin Tarihi 1, s.19)

127. Sosyal Bozulma: 
". İnsanların ihtilaf ve içtimai (sosyal) sarsıntılar içinde bulundukları zaman. " (Ramuz-El Ehadis, 7/7)

128. Haine İtimat Edilmesi ve Doğruların Hain Sayılması: İnsanlar üzerine aldatıcı seneler gelecek. O senelerde. haine itimat edilecek, doğru kişi hain sayılacak. 
(Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 476)

129. Güvenilir İnsanların Azalması: Ahir zamanda ümmetim içerisinde en az bulunacak şey helal para ve kendisine güvenilir arkadaştır. (Suyuti, Camiü's-Sagir, 2/71)

130. Emanet Ehli İnsanların Azalması: Ganimet belirli kişilerin inhısarında (idaresinde) olduğu, emanet ganimet sayıldığı, zekat ağır bir yük kabul edildiği zaman...
(Kıyamet Alametleri, s. 114)

131. Zekatın Terk Edilmesi 

Zekat (ödemeyi ibadet bilmeyip bir angarya ve) ceza telâkki ettikleri zaman. (Tirmizi, Fiten: 39, 2211)

132. Namaz İbadetinin Terk Edilmesi 

Hz. Huzeyfe'nin anlattığına göre, Resulullah Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Ey Huzeyfe! O günde onlar Ridde (dinden çıkmak) üzere olacaklardır... namaz da kılmayacaklardır." (Ukayli, En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Enne'l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale't-Temam ve'l kamal)

133. Yalancı Şahitlik ve İftiranın Yaygınlaşması Kıyametten hemen önce. yalancı şahitlik yaygınlaşır, hakka şahitlik ise gizlenir. (Ramuz-El Ehadis, 1/121)

134. Üstünlüğün Takvada Değil Zenginlikte Aranması Zengine itibar edilip kendinden daha üstün kişiler ona ayağa kalktıklarında ve ona selam verdiklerinde. kıyamet yaklaşmış demektir. (Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 480-481)

135. Hayvanlara İnsanlardan Değer Veren Kişiler: Kıyamet yaklaşınca kişi köpek yavrusu yetiştirecek. Bu işi kendi öz çocuğunu yetiştirmekten ona daha iyi gelecek. (Taberani, Hakim)

136. Ürün Artışı: İnsanlar bir ölçek buğday ektiklerinde karşılığında yedi yüz ölçek bulacak... İnsan birkaç avuç tohum atacak, 700 avuç hasat edecektir... Çok yağmur yağmasına rağmen bir damlası bile boşa gitmeyecek. 
(El Kavlul Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyyil Muntazar, s. 43)

137. Ailevi İlişkilerin Bozulması: 

Kişinin annesine isyan etmesi, babasına sıkıntı vermesi. (Tirmizi, Fiten: 38)

138. İnsani İlişkilerin Bozulması: Kalpler birbirine yabancı olmadan, sözler birbirinden ayrılmadan, ana baba bir, kardeşler farklı dinlerden olmadan zuhur olmaz. (Deylemi; Geleceğin Tarihi 1, s.32)

Kişinin yalnız tanıdıklarına selam vermesi zuhur alametlerindendir. (Ramuz-El Ehadis, 121/4)

Selam halka değil de özel insanlara verilinceye. kadar zuhur olmaz. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 470)

139. İnsanlar Arasında Sevgi ve Saygının Azalması: Büyükler küçüklere merhamet etmediklerinde, küçükler de büyüklerine saygı göstermediklerinde. çocuk öfkeli olduğunda. kıyamet yaklaşmış olacaktır. (Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 480)

Büyüğe saygı, küçüğe merhamet kalkacak. (Kıyamet Alametleri, s.140)

140. Aile Kurumunun Zayıflaması: Boşanmaların çoğalması. zuhur alametlerindendir.
(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri,s. 455)

Zuhur yaklaşınca. gayri meşru çocuklar çoğalır. (Ramuz-El Ehadis, 33/7)

141. Dünya Hırsının Artması: 

İnsanlarda cimrilik ve hırs artacak. (Müslim, İmare: 176)

142. Sahtekarlık ve Rüşvetin Artması: Benden sonra ümmetim içinde fetret devri olacak. O devirde herkes helali aramadan mal talebinde bulunacak, kanlar akıtılacak ve şiir Kur'an'a bedel tutulacak. (Deylemi; Geleceğin Tarihi 1, s.50)

143. Riyakarlık ve Gösterişin Hakim Olması: ...o günde riyakarlıktan utanılmayacak ve çekinilmeyecek. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 458, no. 835)

144. Zinanın Artması: Zinanın çoğalması Zuhur alametlerindendir. (Buhari, Tecrid: 1/16)

Zuhur yaklaşınca... kadınla yolun ortasında cinsel münasebette bulunacak kadar haya ortadan kalkar. (Taberani, Hakim; Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 111)

145. Kaba Söz Küfrün Yaygınlaşması: 

Son zamanlarda türeyen, birbirleriyle karşılaştıkları zaman selamları lanetleşmeden ibaret olan sarhoş ve asi bir nesil. (Ahmed bin Hanbel, Hakim; Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 54)

146. Eş Cinsellliğin Kabul Görmesi: Erkekler kadınlara benzeyecek, kadınlar erkeklere benzeyecek. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 451)

147. Salgın Hastalıklar: "Ey Malik oğlu Avf! Zuhur öncesi bazı (alamet) sayayım mı?" Dedim ki: "Onlar nelerdir ya Resulullah?" O da şöyle buyurdu: "...Sizin aranızda kolera ve şarbon gibi ölümcül iki hastalık yaygınlaşacaktır." (Sahih-i Buhari; Beklenen Mehdi, 3. baskı, s.147)

148. Ani Ölümlerin Çoğalması: 

Ani ölümler de Zuhur alametlerindendir. (Kıyamet Alametleri, s.147)

149. Dedi Kodu ve Alayın Artması: Zuhur yaklaşınca. o devrin en itibarlıları yaltaklık ve dalkavukluk yapanlardır. (Taberani, Deylemi; Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 111)

150. İntihar Vakalarının Artması: 

İnsanlar kendi canlarına kıyarlar ve yeryüzünü belalar kaplar. (Kitabü'n-Nihaye, İbn-i Kesir, 1/131)

151. İç Savaşlar- İhtilaflar: Şu muhakkak ki, yakın gelecekte fitne, tefrika ve ihtilaf(lar çıkaran birtakım insan)lar olacaktır. 
(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 376, no. 685)

152. Kimi Gençlerin Din ahlakından Uzaklaşması: Hz. Ali (ra) anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün): "Gençlerinizin fıska düştüğü, kadınlarınızın azdığı zaman haliniz ne olur?" diye sormuştu.
(Kütüb-ü Sitte, hadis no: 4752; Heysemi, Mecma'u'z-Zevaid'de kaydetmiştir (7, 281))

153. Şehirleşmede Artış: "Ey Enes! İnsanlar şehirleşecekler, o şehirlerden bazılarına: "Basra ve Kusayre" denilecek." (Ölüm, Kıyamet ve Diriliş, İmam Şarani, s.490)

="red"] 154[/color]. Zamanın Kısalması[/b]: Şu hadiseler meydana gelmedikçe Zuhur Olmayacaktır
[b][COLOR. Zaman kısalacak ve vasıtalarla mesafeler kısalacak. (Buhari, Fiten: 25; Ahmed bin Hanbel, Müsned, 2/313)

155. Yüksek Binaların İnşa Edilmesi: 

Yüksek yüksek binalar inşa edilmedikçe. kıyamet kopmaz.
(Ölüm, Kıyamet ve Diriliş, s. 468)

156. Çarşıların Yakınlaşması: 

...Çarşılar yakınlaşmadıkça zuhur olmaz. (Mecmeu'z-Zevaid, 7/327)

157. Kişinin Kamçısının Ucuyla Konuşması: 

Kişiye kamçısının ucu konuşmadıkça. Zuhur olmaz.
(Ölüm, Kıyamet ve Diriliş, s.47)

158. Kişiye kendi Sesinin Konşuması: 

Kişiye (kendi) sesi konuşmadıkça. zuhur olmaz . (Ölüm, Kıyamet ve Diriliş, s.471)

159. Semadan Bir El: Semadan (gökyüzünden) bir el uzanacak ve insanlar ona bakacak ve göreceklerdir. 
(El Kavlul Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyyil Muntazar, s.53)

160. Çöllerin Yeşermesi: Arabistan'da da nehirler ve bahçeler oluşmadıkça zuhur olmaz.
(Ahmed b. Hanbel, Müsned, 17/22, hadis no: 8819)

161. Ölümlerin Uzaması: 

Onun zamanında. ömürler uzayacaktır.
(El Kavlul Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyyil Muntazar s. 43

162. Hak Dini ve Kur'an Ahlakının Terk Edilmesi: İnsanlara bir zaman gelir ki Kuran-ı Kerim bir vadide, insanlar başka bir vadide olurlar. 
( Hakim, Tirmizi; Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s.25)

İnsanlara bir zaman gelecektir ki Kuran-ı Kerim'in yalnız resmi, İslam'ın yalnız ismi kalacaktır. Onlar İslam'dan en uzak insanlar oldukları halde İslami isimlerle isimlenecekler, mescitleri görünüşte mamur olduğu halde hidayet yönünden harap olacaktır. 
(Hakim, Deylemi; Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s.27)

163. Sahte Peygamberlerin Ortaya Çıkışı: 

Her biri Allah'ın Resulü olduğunu iddia eden otuza yakın yalancı gönderilmedikçe kıyamet kopmayacaktır. (Tirmizi, Fiten: 43; Ebu Davud, Melahim: 16)

164. Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi: Doğudan üç veya yedi gün ardı ardına büyük bir ateş zuhur edecek, gökte karanlık görülecek, gökte alışılmış olan kırmızılığın aksine bambaşka bir kızıllık yayılacak. Yeryüzünün duyup anlayabileceği bir dille nida edilecek. (Kıyamet Alametleri, s. 166)

165. Büyük Bir Ekonomik Kirizin Olması: Herkesin az kazançtan yakınması... Paraları için zenginlerin saygı görmesi... (kıyamet alametleri, s. 146)

Piyasanın durgun olması, kazançların azalması... (kıyamet alametleri, s. 148)

İşlerin kesad gitmesi. Herkes "satamıyorum, alamıyorum, kazanamıyorum!" diye yakınacak. 
(Kıyamet Alametleri, s. 152)

166. Hz.Mehdi (as) Cildi Parlak Olacaktır: (Hz. Mehdi (a.s.)’nin) Kıyafetleri alev gibidir. Yüzü bazen açık renk ve altın gibi parlak, bazen daha koyu renk ve ay gibi parlaktır.
(Bihar-ül Envar, 13. Cilt)

167. Çinde Yaşanan Sel Felaketi Zuhur Alemetidir:Gökten şiddetli yağmur yağıp taş binalar hariç bütün kerpiç evler yıkılmadıkça Zuhur Olmaz.
(Ahmed b. Hanbel, Müsned 13/291, hadis no. 7554

"Yağmurun çoğalması, otların azalması... kıyametin yaklaşmasındandır."
(Kıyamet Alametleri, s.137)

Ev ve kulübe bırakmayan şiddetli yağmur yağıncaya kadar kıyamet kopmaz.
(Kıyamet Alametleri, s. 253)

168. Hz.Mehdi (as) Devrinde Sapkın Sistemler Yıkılacak: Naim ve Ebu Naim, Ebu Said'den tahric etti, O dedi Resulüllah (s.a.v.) buyurdu: Zamanın İNKİTAA UĞRADIĞI (SİSTEMLERİN DEĞİŞTİĞİ) BİR DÖNEMDE, Mehdi denen bir kişi gelecek ve ihsanı bol ve güzel olacaktır. 
(Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler, Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Sayfa 14)

169. Rasulullah (sas) Hz.Mehdi Devrinde Atom Bombası Kullanılacağını 1400 Yıl Önce Bildirmişdir: 

BÜYÜK ŞEHİRLER, DÜN SANKİ YOKMUŞ GİBİ HELAK OLUR...
(Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler, Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, Sayfa 38)

170. Hz.Mehdi (as) Döneminde Körler İyileşecek, Hastlar Şifa Bulacak, Uzun Ömür Yaygınlaşacaktır: 

İmam-ı Zaman (Hz. Mehdi (a.s.)) döneminde KÖRLER GÖRME KUVVETİNİ KAZANACAK ve HASTALAR ŞİFA BULACAKTIR.
Bihar-ül Envar, Cilt 51, Sayfa 70

171. Hz.Mehdi (as) Döneminde Hem Dünyanın Hem Evren Hakkında Bilgilere Ulaşacak:
Hz. Mehdi (a.s.) zamanında insanlar yerin 7 katına da göğün 7 katına da ulaşmış olacaklar.
(Bihar-ül Envar cilt:52, sayfa: 321)

172. Hz.Mehdi (as) Halkın Artık Kendilerini Yönetecek Tek Bir Kişi Bile Bulamıyacakları Bir Dönemde Zuhur Edecektir: Hişam b. Salim İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:
"HALKIN TÜM KESİMLERİ İKTİDARA ULAŞMADIKÇA HZ. MEHDİ (A.S.) ZUHUR ETMEYECEKTİR." Böylece hiç kimse "EĞER BİZ EGEMEN OLUP HÜKÜMET KURSAYDIK ADALETLİ DAVRANIRDIK" diyemeyecektir.
(Bihar-ül Envar, c.52, s.244)

173. Hz.Mehdi (as) Zuhur Ettiğinde Çoğunluk Namaz Kılmayacak, İslamda Şarabın Haram Kılındığından Dahi Habersiz Olacaktır: Resulullah Efendimiz şöyle buyurmuştur:
"Ey Huzeyfe! O günde (Hz. Mehdi (a.s.) zuhur ettiğinde) onlar Ridde (dinden çıkmak) üzere olacaklardır. ŞARABIN HELAL OLDUĞUNU ZANNEDECEKLER VE NAMAZ DA KILMAYACAKLARDIR."
Ukayli "En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Enne'l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale't-Temam ve'l kamal

174. Kuraklığın Arddından Görülen Yoğun Yağmur Yağışları Hz.Mehdi (as) Çıkış Alemetlerindendir: Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhurunda çift kuyruklu bir kuyruklu yıldız çıkacak ve öyle parlak olacak ki, dolunay gibi parlayacak. Bu yıldızın çıkışından sonra öyle çok yağmur yağacak ki, büyük hasar olacak. Fakat halk bu yağmurları sevinçle karşılayacak. Çünkü bundan önceki 3 yılda hiç yağmur yağmamış olacak.
(Murtaza Lakha, R &K Tyrell Basımevi, Londra, 1993)

175. Hz.Mehdi (as) Sesini Tüm Sevenleri Dünyanın Çeşitli Yerlerindeki Sevenleri Hızlı Bir Şekilde Onun Yanına Gelecektir: İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: (Hz. Mehdi (a.s.)) Rükn ve Makam arasında durur, yüksek sesle şöyle seslenir: “Ey benim temsilcilerim, özel dostlarım, ey 

BEN ZUHUR ETMEDEN ALLAH’IN BANA YARDIM ETMESİ İÇİN YERYÜZÜNDE HAZIRLADIĞI KİMSELER, itaat ederek bana gelin.” Onlar YERYÜZÜNÜN DOĞU VEYA BATISINDA MİHRAP VEYA YATAKLARINDA OLDUĞU HALDE İMAM MEHDİ (A.S.)’NİN SESİNİ İŞİTİRLER. 

Bu bir tek ses onların HEPSİNİN KULAĞINA GİDER VE HEPSİ ONA DOĞRU HAREKET EDERLER. ÇOK GEÇMEDEN GÖZ AÇIP KAPATINCAYA KADAR HEPSİ HUZURUNA VARIRLAR. Bu (azametli toplantı) Rükn ve Makam arasında (güneş doğmadan önce) gerçekleşecektir.”
Bihar-ül Envar, C. 53, S. 7

176. Hz.Mehdi (as) Talebeleri Dünyanın En Ucra Köşelerinde İstedikleri An İletişim Kuracaklar: ...Onlar (Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebeleri) BÜTÜN DÜNYAYI DAKİKALAR İÇERİSİNDE KAT ETME gücüne sahiptirler.
Bihar-ül Envar, Cilt 52, Sayfa 318; Mikyaal al-Makaarem, Cilt 1, Sayfa 148 Basaaer al-Darajaat’dan aktarıyor.

177. Hz.Mehdi (as) Talebeleri Ölü Hayvan ve Bitki Fosillerini Canlılarıyla Kıyaslayarak İnsanlara Gösterecekler, Bu şekilde Allah'ın İzniyle Darwinizmi ve Metarlalizmi Etkisiz Hle Getireceklerdir: Allah’ın izniyle onlar (Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebeleri) ÖLÜLERİ CANLANDIRIRLAR...
Bihar-ül Envar, Cilt 52, Sayfa 318; Mikyaal al-Makaarem, Cilt 1, Sayfa 148 Basaaer al-Darajaat’dan aktarıyor.

178. Hz.Mehdi (as) Romayı Feth Edecektir Vatikan da Büyük Bir Deprem Olacaktır: “… Hz. Mehdi (a.s.) ve talebeleri … (Roma’yı) tesbih ve tekbirle feth edeceklerdir… O şehrin (VATİKAN’IN) surları bir bir yıkılacaktır...”
(Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, sf. 204)

179. Hz.Mehdi (as) Dönemindeki Görüntülü Görüntülü İletişim Sistemleri: Hz. Mehdi (a.s.)’nin zamanında, doğudaki bir Müslüman batıdaki Müslüman kardeşini görebilecek, batıdaki de doğudakini görebilecek.
(Bihar-ül Envar, cilt: 52, sayfa 391)

180. Hz.Mehdi (as) Toplumda Yoğun Şirkin Hakim Olduğu Bir Dönemde Zuhur Edecektir:

İman edenlerin Efendisi (S.A.V) der ki: "... Şundan emin olun ki, HZ. MEHDİ (A.S.)’ MİZİ KARŞILAYACAK OLAN, SİZİN ŞİRK (CAHİLİYE) DÜZENİNİZİN ETKİSİ OLACAKTIR. Çünkü o gün -İLAHİ RAHMET GÖSTERİLENLER DIŞINDA- BÜTÜN ÜMMET ŞİRK KOŞANLAR OLACAKTIR..."
Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, cilt 51], Ansariyan Yayıncılık, derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, sf. 182.

181. Hz.Mehdi (as) Telabeleri: Buyurdu ki: "Onları yeryüzünün kenarlarında ara. Onların yaşantıları sadedir, evleri sırtlarındadır, eğer hazır olsalar tanınmazlar, eğer KAYBOLSALAR ARANMAZLAR, HASTA OLSALAR KİMSE ONLARIN ZİYARETİNE GELMEZ, eğer evlenmek isteseler kimse onlara gelmez. Eğer ÖLSELER CENAZELERİNE KİMSE KATILMAZ. Onlar mallarını aralarında eşit olarak paylaşırlar ve birbirlerini kabirlerinde ziyaret ederler, ayrı şehirlerde olsalar dahi istekleri hep aynıdır."
(Gaybetul Numani, sf 23)

182. Hz.Mehdi (as) İnsanların Birbirleriyle En Geçimsiz ve En Kavkacı oldukları Dönemde Ortaya Çıkacaktır: Mufazzal bin Ömer der ki: İmam Ebu Abdullah Cafer-i Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: ...Ve HALKIN EN ŞİRRETLİLERİ OLDUĞUNDA, ZUHUR VUKU BULACAKTIR (HZ. MEHDİ (A.S.) ORTAYA ÇIKACAKTIR).
(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 187)

183. Hz.Mehdi (as) Zuhurundan Önce Toplumda Uyuşturucu ve Cinayetlerle Ölümlere Artacaktır: Ali (a.s.) şöyle buyurmuştur: "MEHDİ'NİN KIYAMININ ÖNCESİNDE KIRMIZI ÖLÜM ve BEYAZ ÖLÜM OLACAK...
(Ikdü'd-Dürer, s. 98, Gaybet-i Numani, s. 397, Gaybet-i Şeyh Tusi, s. 267, Biharü'l-Envar, c. 52, s. 211)

184. Hz.Mehdi (as) Doğumu Evde Olacaktır: İmam Zeyn-ul Abidin aleyhi's-selâm şöyle buyurmuştur: "Bizim Kaim'imiz (Mehdi) ile Allah'ın resulleri arasında bir takım benzerlikler vardır. Nuh, İbrahim, Musa, İsa, Eyyub ve Muhammed sallâ'llâhu aleyhi ve alih peygamberlerin her biri ile bir benzerliği vardır. Nuh ile uzun ömürlü olmasında, 

İBRAHİM İLE, DOĞUMUNUN GİZLİ OLMASI (DOĞUMUNUN EVDE OLMASINDA) ve halktan uzak durmasında; Musa ile, korku hali (Mehdi'ye yönelik tehlikelerin yoğunluğuyla; öldürme, tuzak kurma, tutuklanma, gözaltına alınma, sürgün gibi her türlü tehlikeyle iç içe olmasıyla) ve gaybette yaşamasında (sürekli gizlenerek yaşamasında); İsa ile halkın onun hakkındaki ihtilafa düşmesi (bir kısım insanların, ‘Mehdi gelecek’, bir kısımının da ‘gelmeyecek’ demesinde); Eyyub ile, beladan sonra kurtuluşun yetişmesinde 

(Hz. Mehdi'ye de birçok zorluk, hastalık ve dert gelmesi; ancak aynı Hz. Eyüp gibi Allah'ın rahmetiyle hepsinden kurtulmasıyla); Muhammed sallâ'llâhu aleyhi ve alih ile de kılıçla kıyam etmesinde (Peygamberimiz (sav)'in kutsal emanetleri olan mübarek sancağı, kılıcı ve hırkasının, Mehdi'nin yanında olmasıyla), BENZERLİĞİ VARDIR."
(Kemal’ud-Din s. 322, 31. babin 3. hadis)

185. Gökten Taş ve Benzerlerinin Yağması:

«BU ÜMMETİN SONUNDA, HASF (YERE BATMA), mesh (suret değişmesi) VE KAZİF (TAŞ YAĞMASI) OLACAKTIR..»
(Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 111)

Ali b. Ebû Tâlip ve Ebû Hureyre (R. Anhüma) dan nakl edildiğine göre Allah’ın Resûlü sellellâhü aleyhi ve sellem şöyle buyurmuşlardır:
«... ZELZELE, YERLE BİR OLMA FELAKETİNİ, suretlerin maymun veya domuza dönüşmesini, GÖKTEN TAŞ VE BENZERLERİNİN YAĞMASINI BEKLEYİN!»
(Tirmızi) (Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 114)

186. Evrim ile Maymundan oluşturduklarına inanan bazı insanlar Maymun ve Domuz karekterinde ve Görünümünde olacaktır: Muhammed (sav)'in nefsi yed-i kudretinde olana kasem (yemin) ederim ki, ÜMMETİMDEN BİR CEMAAT, ... SABAHLEYİN KALKTIKLARINDA DOMUZ VE MAYMUN SÛRETİNDE KALKACAKLARDIR...
(Hz. Ubade RA) (Kıyamet Alametleri, Râmûz el-Ehàdîs'ten Dersler, 459/2)

“Nefsim yedi kudretinde olana yemin ederim ki, ÜMMETİMDEN BİR KISIM İNSANLAR ... BİRER MAYMUN VE HINZIR (DOMUZ) HALİNE DÖNECEKLER.”
(Râmûzu'l-Ehadîs, Hadîs no: 5711)

187. Ahır Zamanda İnsanların Suretlerinde Bozulma ve Çirkinleşme Olacaktır: «BU ÜMMETİN SONUNDA, hasf (yere batma), MESH (SURET DEĞİŞMESİ) ve kazif (taş yağması) olacaktır..»
(Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 111) 

Ahir zamanda yere batma, taş yağma zuhur edecek ve İNSAN KILIĞINDAN ÇIKMA OLACAKTIR.
(Sehl İbni Saad, Ramuz El Ehadis, cilt 2, s. 302/8)

188. Hz.Mehdi (as) Bir Alemeti de Bekar Olması: Mes'ûdî şöyle nakletmektedir: "Ali b. Hazma, İbn-i Sirâc ve İbn-i Ebi Said, bir ara İmam Rıza'nın (a.s) huzuruna vardıklarında Ali B. Hazma İmam'a şöyle arzetti: "Ey Resulullah'ın oğlu, biz, siz (Ehli Beyt imamların)dan şöyle nakletmişiz ki; HER İMAM ÖLMEDEN ÖNCE MUTLAKA EVLADINI GÖRÜR. (Acaba bu doğru mudur?) İmam (a.s) cevabında şöyle buyurdu: "Şunu da hadise eklediniz mi "KÂİM (HZ. MEHDİ) HARİÇ?"
(İsbât-ül Vasiye (Mes'udî), s. 201)

...Allah ona (HZ. MEHDİ'YE) Rum'u, Deylem'i, Sind'i, Hindistan'ı, Kabilşah'ı ve Hazar'ı FETHETTİRECEKTİR.
(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 274)

189. Hz.Mehdi (as) Ateşin En Alçak Tabakasında Yer Alacakları Bildirilen Münafıklar ile Mucadele Edecektir: O (Hz. Mehdi (a.s.))bir süre onlardan uzaklaşacak, böylece dalalet ehli ayrılacaktır. Öyle ki cahil şöyle diyecek: Allah’a ulaşmak konusunda al-i Muhammed’e (Peygamberimiz (s.a.v.)’in soyundan birine)) ihtiyaç yoktur.”
(Gaybet-i Numani, sf. 161)

190. Bulutun,Yağmurun Hz.Mehdi (as) Emrinde Olması: Müslim’in Nüvvas b. Sem’an’dan nakl ettiği bir hadisde şöyle varit olmuştur:
"Göğe emredip yağmur yağdıracak...” (Kıyamet alametleri baskı 10 sf. 219)

191- Hz.Mehdi (as) İsteğiyle Yer Gök Bol, Bereketli olacak Bu hadis İbnil-Münadi Ali (K.V.) den rivayet etmiştir. 
Müslim’in Nüvvas b. Sem’an’dan nakl ettiği bir hadiste şöyle varit olmuştur:
‘’Bir kısım insanlara gelip davet edecek, onlar ona inanacaklar... Göğe emredip yağmur yağdıracak... Yere emredip ekin bitirecek... Hayvanlarını da bollatacak... Memelerini de sütle dolduracak. 
(Kıyamet Alametleri 10. baskı, s. 219)

192- Yer Bereketini Dışarı Çıkarır Yıkılmaya yüz tutmuş bir harabenin yanından geçerken "Haydi altında saklı olan defineni çıkar!" diye emir verecek, anında define meydana çıkacak..." 
(Müslim, Nuvvas'dan nakl edilmiştir) (Kıyamet alametleri, sf 219)

193- Deccalın Oyunu: Onun (Deccal’in) akıllara hayret veren işlerinden biri de şudur: Günde üç defa denize dalacak; ellerinin biri uzundur. Uzun olan eliyle denizin dibine dayanacak, diğer eliyle denizin dibine dayanacak diğer elleriyle derinliklerdeki balıklardan istediğini tutup çıkaracak... (Ebu Nuaym Hüzeyfe (r.a)’dan nakil edilmiştir). (Kıyamet Alametleri, 10. baskı, s. 216)

194- Ömürlerin Uzaması: Onun (Hz. Mehdi'nin) zamanında ömürler uzayacak. Ömürlerin uzaması onun (Hz. Mehdi'nin) da uzun ömürlü olmasını gerektirir. 
( Kıyamet Alametleri, s. 184)

Onun (Hz. Mehdi'nin) zamanında... ömürler uzayacak ve emanet zayi olmayacaktır...

(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 43)

Ömürler uzayacak, emanetler yerine teslim edilecek. 
(İmam Suyuti, Kıyamet Alametleri, Ölüm ve Diriliş, sf. 1699, Sf. 179)

195- Hz.Mehdi (as) Zamanında Güneş Mucizesi: Havada uçan kuşu tutacak anında Güneş'in altında kızartabilecektir. (Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, 8. baskı, mütercim: Naim Erdoğan, Pamuk Yayıncılık, s. 216.)

196- Deccalın Sihri: Deccal, "Ben Alemlerin Rabbi'yim... İşte bu güneş benim iznimle seyr eder, isterseniz onu haps edeyim! diyecek. Pekala haps et bakalım diye mükabele edecekler. Bunun üzerine güneşi haps edecek, bir günü bir ay gibi, bir haftayı da bir sene gibi yapacak." (Nuaym b. Hammad ve Hakim İbni Mes'uttan (R.A.) rivayet edilmiştir) (Kıyamet Alametleri, 10. baskı, s. 219, 220)

197- Ey Ebu Hamza! KAİM ALEYHİSSELAM SADECE HALKIN ŞİDDETLİ KORKU, ZELZELE, FİTNE VE BELALAR ZAMANINDA ZUHUR EDECEK ve bundan önce taun hastalığı ortaya çıkacak, arapların arasında keskin bir kılıç zuhur edecek ve halkın arasında şiddetli ihtilaflar, dinlerinde ayrılık ve tefrikalar çıkacak ve durumları çok değişecek. 

(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s.274) 

Sonra şöyle buyurdu: Kaim zuhur etmeden hemen önce halkta ŞİDDETLİ KORKU OLACAK, HALKIN BAŞINA FELAKETLER, FİTNELER VE BELALAR GELECEK.

(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s.301)

198- ÖYLE Kİ HALKIN DERTLERİNİN BÜYÜKLÜĞÜNÜ VE BİRBİRLERİNİ YEDİKLERİNİ (BİRBİRLERİNİ KIRIP GEÇİRDİKLERİNİ) GÖREN BİRÇOKLARI SABAH-AKŞAM ÖLMEĞİ DİLEYECEKLER.

(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 274) 

199- İbni Ebi Şeybe, Ebi Celd’den tahric etti, O dedi ki: Bir fitne görülür, bunu diğer fitneler takib eder, ve BİRİNCİLER SONUNCULARIN KILIÇLA ÇATIŞMAYA DÖNÜŞÜNÜ KAMÇILAR, ve bundan sonra bütün haramların helal sayılacağı bir fitne gelir. Sonra da hilafet, yeryüzünün en hayırlısı olan Mehdi’ye evinde oturuken gelecektir. (Kitabül Burhan fi Alametil Mehdiyyil Muntazar, 4.1)

Müminlerin Emiri Ali (as)’den ... şöyle nakledilmiştir:

200-BAĞDAT’A KÖPRÜ YAPILDIĞI VE 1 KUYRUKLU YILDIZLAR DOĞUDAN DOĞDUĞU ZAMAN 2 ORDUNUN SÜVARİ BİRLİKLERİ KÖPRÜ ÜZERİNDE ÖLDÜRÜLECEKTİR.

(Muhtasar-u Basair-id Deracat Sayfa:237 ve Et Teşrif Bil Menun Sayfa:367 veBihar Cilt:41 Sayfa:178)

KlYAM İÇİN GEREKLİ HAZIRLIKLAR BİR GECEDE TAMAMLANIR

Abdulazim Haseni Hz. İmam Muhammed Taki'den (a.s) şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir: "Kâimimiz Mehdi'dir ki gaybet döneminde onun zuhurunu beklemek ve zuhur edince de ona itaat etmek gerekir. O benim üçüncü (göbekten) evladımdır. Muhammed’i (s.a.a) peygamber, bizleri de imam seçen Allah’a andolsun ki eğer dünyanın bir günlük ömrü de kalsa Allah Tealâ Mehdi’nin zuhuru için o günü uzatır. Hz. Mehdi kıyam edecek ve zulümle dolan yeryüzünü adaletle dolduracaktır. Allah Teala onun işlerini bir gecede düzenler. Nitekim Kelimullah Hz. Musa’nın işini de bir gecede düzeltti. Musa eşi için ateş getirmeye gitti, ama risalet ve nübüvvet tacıyla geri döndü." Daha sonra İmam "Şiilerin en iyi amellerinden birisi kurtuluşu beklemektir." [1] diye buyurdu.

Hz. Peygamber-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmaktadır: "Vaadedilmiş Mehdi bizdendir. Allah Teala onun işlerini bir günde yoluna koyacaktır." [2] 

Hz. Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sahib-ul Emr’in doğumu insanlara gizli kalacaktır. Ta ki zuhur ettiğinde hiç kimsenin bey’atı boynunda kalmasın. Allah Tealâ onun işlerini bir gecede yoluna koyacaktır." [3]

İmam Hüseyin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dokuzuncu (göbekten) evladımda Yusuf ve Musa’nın birer sünneti vuku bulacaktır. Biz Ehl-i Beytin Kâimi odur. Allah Teala onun işlerini bir gecede yoluna koyacaktır." [4]

[1] - Isbat-ul Hudat, c.6, s.420.
[2] - El- Havi lil Fetava, Siyuti, c.2, s.124.
[3] - Bihar, c.52, s.96.
[4] - Bihar, c.51, s.133.


Hz.Mehdi Zuhuru (Çıkışı) Çok Ama Çok Yakındır

Hz.Mehdi Zuhuru (Çıkışı) Çok Ama Çok Yakındır

“Zuhur müjdecileri” grubunun telefonla yapmış oldukları röportajda merhum Şeyh Muhammed Taki Behçet’in Hz. Hüccet İbni’l Hasan İmam Mehdi’nin (Allah zuhurunu yakınlaştırsın) zuhuru hakkındaki görüşlerini aktardı. Bu çekici röportajın tamamı şu şekildedir.

Acaba size göre zuhur yakın mıdır?

Bismillahirrahmanirrahim, evet zuhur yakındır, bu tür sorulara cevap olarak tüm Şialar doğal olarak evet zuhur yakındır demelidir. Bu Şia öğretilerindendir, Şia mezhebinin dop dolu öğretilerinden “ennehum yerevnehu beiden ve nerahu gariba” aslında bize, eğer gerçek intizar çekenlerden ve bekleyenlerden olmak istiyorsanız zuhurun yakın olduğuna ümit duymamız gerektiği öğretilmiştir.

Evet, bu hakirin görüşü ki elbette benim görüş bildirecek liyakatim yoktur, ama şunu diyebilirim ki zuhur yakındır.

Bu konuda bu kadar müjdelerin verilmesine rağmen zuhur hakkındaki rivayetler hakkında konuşmak size göre zorunlu mudur?

Bu hakire göre sulta düzenlere karşı adaleti isteyenler ve zorba düzenlere karşı duranların adalet bayraktarlığı, özgürlük, hak talep edenler dünyada artış kaydetmiştir, bu tür konular zuhura ümit duyanlar ve bir kurtarıcının geleceği ümidine bağlıdır. Gerçekte bu düşünce ve ümit İran İslam İnkılâbının kurulmasıyla sonuçlanmıştır. Eğer bugün İslam inkılâbı bu kadar görkemli bir şekilde hayat bulduysa bu düşünce tarzına bağlıdır... İran İslam İnkılâbı rehberi Hamaney bir gün çok açık bir şekilde şöyle demişti: “Bugün artık bu şekilde diyebiliriz ki biz zuhur zamanına yakınlaşmışız, çünkü marifetler ilerlemiştir.”

Bundan dolayı bu tür konular zaruri konulardandır...

Acaba bölgenin siyasi konularını da nazarda alarak zuhur konusunu hak ve batılın tanınması için tatbik edebilir miyiz?

Bakınız rivayetlerde akıllı insanı ve her insanın aklını ve ayrıca akıllı insanı ve onun aklını değişik açılarla tanıyabileceğimiz söylenmiştir. Akıllı insan, değişik olay , hadise ve konularda farklı ihtimalleri nazarda alan ve inceyen kişidir. Eğer bu cümleyi tashih edersek bana göre konuya daha da yaklaşmış oluruz ve o budur ki bölgede gerşekleşen olayları değişik ve farklı açılardan tüm ihtimalleriyle ele alıp incelemeliyiz.

Bu ihtimallerden biri bu olayları Hz. Veliyi Asr İmam Mehdi’nin (aleyhi selam) zuhurundan önceki hadiselerle tatbik etmektir. Çok muteber bir çok kaynakta bu konu hakkında binlerce hadis vardır. İşin erbabı uzman kişiler bu olayları bu hadislerle tatbik etmişlerdir.

Eğer birisi zuhurun zamanını tayin ederse onu tekzip ediniz demişlerdir, zuhuru temenni edip bu alanda analiz yapıp tahliller yapanları değil bu tür kişileri teşvik etmek gerekmektedir.

Acaba Şeyh Behçet tarafından zuhurun çok yakın olduğu müjdesinin verilmesi bir çeşit vakit tayin etmek değil midir?

Hayır, bu hakirin kendisi Şeyh Behçet’in hizmetine gitmiştim, yaz günlerinden öğleden sonra idi. Şeyh Behçet’e dedim ki sizin hakkınızda bir konuyu nakletmektedirler. Buyurdular ki hangi konuyu? Dedim ki zuhur hakkında. Buyurdular ki ne diyorlar? (Bu konuyu ilk defa resmi olarak burada açıklıyorum elbette bazı konuşmalarımda söylemiş olabilirim)

Zuhurun yakın olduğu hakkında sizden bir şeyler naklediyorlar. Buyurdu ki zuhur çok yakındır, tekrardan tekit ederek buyurdular çok ama çok yakındır. Dedim ki bir çok alamet ve olay henüz gerçekleşmedi. Buyurdular ki Münezzeh Allah için bunlar bir şey değildir ki tüm alametleri ve olayları bir gecede bir araya getirebilir ve Hüccet’inin zuhuru için yolu açarak hak Hüccetine gerekli imkanı sağlayabilir.

Bu zuhur zamanını tayin etmek değildir, zuhura işarettir burada vakit tayin edilmemiştir “ennehum yerevnehu beiden ve nerahu gariba"

İmam Mehdi’nin (af) Zuhurunun Nişaneleri

İmam Mehdi’nin (a.f) evrensel kıyamının alametleri ve nişaneleri vardır. Bu nişaneleri bilmek çok önemlidir. Bu alamet ve nişaneler, Muhammed’in (s.a.a) soyundan olan kurtarıcı Mehdi’nin (a.f) zuhurunun müjdeleyicileridirler.

Onlardan her birinin oluşması ve gerçekleşmesi bekleyiş içinde olan kişilerin kalplerindeki zuhur ümidini daha da alevlendirecektir. Bu alametler, düşmanlar ve dalalet yolunun yolcuları için, kötü işlerden ve fesattan sakınmaları için bir hatırlatma ve uyarı niteliğindedir.

Aynı zamanda bu nişaneler, bekleyiş içinde olan kişileri zuhuru derk edip masum imamın (a.f) safında ve onun yanında mücadele etmek için hazırlamaktadır. Gelecekte olacak olayları bilmek de, ileride karşılaşacağımız zorluklar karşısında daha iyi mücadele vermek için kendimizi hazırlamamızda yardımcı olacaktır.

Aynı zamanda bu nişaneler Mehdi olduğunu iddia eden yalancıların tanınmasında da en iyi ölçüdür. Mehdi olduğunu iddia eden kimsede bu alamet ve nişaneler olmazsa rahatlıkla yalancı olduğunu anlarız.

Masum imamların (s.a) rivayetlerinde zuhur için birçok nişaneler zikredilmiştir. Bu nişanelerin bir kısmı normal ve tabii olaylardır. Bir kısmı ise mucizeye benzeyen olağanüstü olaylardır.

Bu nişaneler arasında öncelikle muteber kaynaklarda bulunan meşhur hadisleri zikredeceğiz. Konumuzun sonunda da diğer nişaneleri kısa bir şekilde sıralayacağız.

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:

“Kaim’in zuhuru için beş alameti vardır;

1-Süfyani’nin ortaya çıkması

2-Yemenlinin ortaya çıkması

3-Gökten bir sesin işitilmesi

4-Nefs-i Zekiye’nin öldürülmesi

5-Beyda adlı yerin çökmesi”[1]

Bu rivayette adı geçen beş alamet, birçok rivayette defalarca tekrar edilmiştir. Bu olayların ayrıntıları bizler için kesin olmasa da elimizden geldiği kadarıyla açıklayamaya çalışacağız:

a. Süfyani’nin Ortaya Çıkması

Süfyani’nin ortaya çıkışı birçok rivayette nakledilmiş ve zuhur alametlerinden olduğu bildirilmiştir. Süfyani, Ebu Süfyan’ın soyundan olan ve İmam Mehdi’nin (a.f) zuhurundan kısa bir süre önce Şam bölgesinde kıyam edecek kişidir. Çok sayıda masum insanın kanını akıtacaktır. Öldürmekten ve savaştan çekinmeyen, düşmanlarına karşı da çok sert davranan zalim biridir.

İmam Sadık (a.s) onu şöyle anlatmaktadır:

“Eğer Süfyani’yi görürsen, insanların en alçağını görmüşsün demektir.”[2]

Süfyani, Recep ayında kıyam edecek, Şam bölgesini ve etrafını ele geçirdikten sonra Irak’a saldıracaktır. Orada da büyük katliamlar yapacaktır.

Rivayetlere göre Süfyani’nin ortaya çıkışı ile ölümünün arasındaki zaman on beş aydır.[3]

b. Beyda’nın Yere Gömülmesi

Beyda, Mekke ve Medine arasında ki bölgenin adıdır.

Beyda’nın yere gömülmesinden maksat şudur; Süfyani, İmam Mehdi’nin (a.f) ordusuyla savaşmak için Mekke’ye doğru bir ordu gönderecektir. Ordu, Beyda bölgesine ulaşınca mucizevî bir şekilde yerin içine gömülecektir.

İmam Bakır (a.s) bu konu hakkında şöyle buyurmuştur:

“Mehdi’nin (a.f) Mekke’ye doğru gittiği haberi Süfyani ordusunun komutanına ulaşınca, Oda onun izini bulmak için bir ordu gönderir ancak onu bulamayacaklar... Süfyani ordusu Beyda’ya ulaşacak ve tam o sırada gökten şöyle ses işitilecektir: “Ey Beyda! Bu kavimi yok et.” (Beyda) çölü de onları içine çekecektir.”[4]

[1]- Gaybet-i Numani, bab.14, h.9, s.261
[2]- Kemalu’d-din, c.2, bab.57, h.10, s.557
[3]- Gaybet-i Numani, bab.18, h.1, s.310
[4]- Gaybet-i Numani, bab.14, h.67, s.289

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
اِنَّآ اَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ”

"ŞÜPHESİZ, BİZ SANA KEVSER'İ VERDİK"



İmam Mehdi’nin Gelişinden Önce Yaşanacak Bazı Olaylar

Hz. Ali (aleyhisselam) şöyle buyurmuştur:

Abbasoğullarının mülkü hiçbir zorluğa uğramadan kolayca kurulacaktır. Eğer Türkler, Deylem’liler, Sind’liler, Hint’ler, Berberler ve Taylesan Türkleri birleşseler dahi, onların hükümetlerini yok edemezler. Onlar her zaman sevinç içinde olacaklar ta ki sonunda onları sevenler ve devletleri için çalışanlar onlardan ayrılacaklar.

Sonra Allah savaşçı bir adamı onlara musallat edecek ve tam onların hükümetinin kurulduğu yerden ayaklanacak. Geçtiği bütün şehirleri fethedecek, karşısına dikilen bayrakları devirecek ve bütün nimetleri yok edecek. Ona düşmanlık edenlere eyvahlar olsun! O her zaman zaferlere ulaşacak ve sonunda zaferini benim Ehlibeytimden olan birisine teslim edecek. O hakkı söyleyecek ve hakkı uygulayacak.”

Beşir bin Ebu Erakei Nebbal şöyle rivayet etmektedir:

Medine’ye gittiğimde İmam Muhammed Bakır aleyhisselam’a uğradım. Merkebinin evinin kapısında eyerli olarak hazır durduğunu gördüm. Ben onun evinin karşısında oturdum ve onu bekledim. O evinden dışarı çıkınca ona selam verdim. O merkebe binmekten vazgeçip bana doğru yöneldi ve şöyle buyurdu: Sen nereden geldin? Şöyle arzettim: Irak’tan.

Buyurdu ki: Hangi şehirden? Küfe’den, dedim. Şöyle buyurdu: Yolda kimlerle birlikte geldin? Arzettim ki: Mühdise’lerle. Şöyle sordu: Mühdise kimlerdir? Dedim ki: Mürcie’ler. Şöyle buyurdu: Yazıklar olsun Mürcie’lere. Yarın Kaim’imiz (İmam Mehdi accelallahu fereceh) kıyam ettiğinde bunlar kime sığınacaklar? Arz ettim ki: Onlar diyorlar ki: Eğer böyle olursa siz ve biz adalet divanında eşit olacağız. Buyurdu ki: Her kim tövbe ederse Allah onun tövbesini kabul eder ve her kim içinde nifak gizlerse,

Allah ondan başkasını rahmetinden uzaklaştırmaz ve her kim bir şeyi izhar ederse Allah Onun kanını döker. Sonra şöyle buyurdu: -Canım elinde olana andolsun ki- Onları tıpkı kasap koyunu keser gibi kesecektir-ve eliyle boğazını gösterdi- Şöyle arz ettim: Onlar diyorlar ki; Eğer öyle olursa işler düzelecek ve bir avuç kan dahi dökülmeyecek. Şöyle buyurdu: Asla! Canım elinde olana andolsun ki biz ve siz pıhtılaşmış kan ve ter sileceğiz. Ve eliyle alnını gösterdi.
Beşir bin Nebbal şöyle der: Medine’ye gittiğimde…

Aynı olayı anlatır yalnız sonunda şöyle der:- Medine’ye gittiğimde İmam Muhammed Bakır aleyhisselam’a şöyle arzettim: Onlar şöyle diyorlar: Mehdi kıyam ettiğinde işler kendiliğinden düzelecek ve bir avuç dahi kan dökülmeyecek. Şöyle buyurdu: Asla! Canım elinde olana andolsun ki eğer işler kendiliğinden düzelseydi ön dişleri kırılan ve mübarek yüzü yaralanan Resulullah içinde kendiliğinden düzelirdi. Asla! Canım elinde olana andolsun ki biz ve siz ter ve pıhtılaşmış kan sileceğiz. Sonra da eliyle alnını sildi.”

Mufazzal bin Ömer şöyle der:

İmam Caferi Sadık aleyhisselam’ın yanında Kaim aleyhisselam’ı anlattıklarında şöyle dedim: Onun işlerinin kolaylıkla gerçekleşeceğini ümit ederim. Ama o şöyle buyurdu: “Bu kıyam öyle zorluklarla gerçekleşecek ki ter ve pıhtılaşmış kan sileceksiniz.”
Yunus bin Kibat şöyle der:
İmam Caferi Sadık aleyhisselam’ın şöyle buyurduğunu duydum: “Doğrusu hak ehli hep zorluklar ve sıkıntılarla yaşamıştır. Ama bu yakın bir zamana kadar sürecek ve uzun bir afiyet (ve rahatlık başlayacak.)”.

Muammer bin Hallad der ki:

İmam Rıza aleyhisselam’ın yanında Kaim aleyhisselam’dan bahsettiklerinde şöyle buyurdu: “Siz bugün o günlerden daha rahatsınız!” Dediler ki: Nasıl? Şöyle buyurdu: “Kaim’imiz aleyhisselam zuhur ettiğinde sadece ter ve pıhtılaşmış kan silecek ve merkebin (kasıt her hangi binilecek bir şey) üzerinde uyku olacak. Kaim’in elbisesi hep serttir ve yemeği hep lezzetsizdir.”
Ahmet bin Muhammed bin İsa’nın bazı ricalden naklettiğine göre İmam Caferi Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu:

“Nuh aleyhisselam Rabb’inden kavmine azap göndermesini istediğinde Allah ona: Bir hurma çekirdeğini ekip de o çekirdek ağaç olduğunda ve meyve verdiğinde ve Nuh’da o meyveden yediğinde kavmine azap edeceğini buyurdu. Nuh da hurma çekirdeğini ekerek olayı ashabına bildirdi. Ağaç yetişip meyve verdikten sonra Nuh hurmaları topladı ve hurmadan yiyerek ashabına da verdi. Ashabı şöyle dediler. Ey Allah’ın peygamberi! Hani bize verdiğin söz? Nuh da Rabb’ine dua ederek kendisine verdiği vaadi istedi. Allah da ikinci kez hurma çekirdeğini ekmesini ve onun ağaç olup yetiştiğinde kavime azap göndereceğini buyurdu.

Nuh aleyhisselam da bunu ashabına bildirdi. Bunu duyan ashap üç fırkaya ayrıldılar: Bir fırka mürtet olup dinden çıktı. Bir grubu münafık oldular. Üçüncü grup ise Nuh aleyhisselam’a sadık kaldılar. Nuh da ikinci kez hurma çekirdeğini ekti. Ağaç büyüyüp meyve verince Nuh hurmadan yedi ve ashabına da verdi. Dediler ki: Ey Allah’ın peygamberi! Hani bize verdiğin söz? Nuh da rabbine dua edince üçüncü kez hurma çekirdeğini ekmesini, onun yetişmesi ve meyve vermesi ile birlikte kavmini helak edeceğini bildirdi.

Nuh durumu ashabına bildirdiğinde tekrar üç fırkaya ayrıldılar. Bir fırka mürted oldu, bir fırka münafık oldu, bir fırka ise ona sadık kaldılar. Öyle ki Nuh olayı on kez tekrarladı. Ve onunla birlikte kalan ashabına aynı olayı tekrarladığında onlar her defada üç fırkaya ayrıldılar. Onuncu defada onun özel mümin sahabileri gelerek şöyle dediler. “Ey Allah’ın peygamberi!

Bize verdiğin sözü tutsan da tutmasan da sen doğru söylüyorsun ve sen mürsel bir peygambersin. Bize defalarca aynı şeyi tekrarlasan da senden şüphelenmeyiz” İmam şöyle buyurdu: İşte onların bu sözünden sonra Allah Nuh’un vaadinden dolayı kavime azap etti. Ve o mümin ashabını gemiye bindirdi. Allah Teala onları ve Nuh’u kurtardı. Bu, onların ayıklanıp temizlenmelerinden ve şüphelerinin gitmesinden sonra gerçekleşti.”

Ebu Sadık, Emirülmüninin Ali (aleyhi selam)’dan şöyle buyurduğunu nakleder:
Abbasoğullarının mülkü hiçbir zorluğa uğramadan kolayca kurulacaktır. Eğer Türkler, Deylem’liler, Sind’liler, Hint’ler, Berberler ve Taylesan Türkleri birleşseler dahi, onların hükümetlerini yok edemezler. Onlar her zaman sevinç içinde olacaklar ta ki sonunda onları sevenler ve devletleri için çalışanlar onlardan ayrılacaklar.

Sonra Allah savaşçı bir adamı onlara musallat edecek ve tam onların hükümetinin kurulduğu yerden ayaklanacak. Geçtiği bütün şehirleri fethedecek, karşısına dikilen bayrakları devirecek ve bütün nimetleri yok edecek. Ona düşmanlık edenlere eyvahlar olsun! O her zaman zaferlere ulaşacak ve sonunda zaferini benim Ehlibeytimden olan birisine teslim edecek. O hakkı söyleyecek ve hakkı uygulayacak.”

Muhammed bin Müslim’den:
İmam Caferi Sadık (aleyhi selam) şöyle buyurdu:

Kaim’in kıyamından önce belirtiler vardır: “Yüce Allah tarafından mümin kullarına belalar gelecektir. Bu belirtiler nelerdir? Diye arzettim.

Buyurdu ki: O, Allah azze ve celle’nin şu buyruğudur. “Sizleri korku, açlık, mal, can ve mahsullerin eksilmesi ile mutlaka imtihan edeceğiz. Ve sabredenleri müjdele.”

Buyuruyor ki: Siz müminleri mutlaka imtihan edeceğiz. Korku ile yani saltanatlarının sonlarına doğru filanca (Abbas) oğullarının hükumeti ile korkutacağız. Ve açlıkla, yani mahsullerin pahalılığı ile. Malların azalması yani, ticaretlerin kesat olması ve faziletinin azalması.

Canlar (ın azalması) yani, hızlı ve ani ölümler. Mahsuller(in azalması) yani, çiftçiliğin azalması ve meyvelerin bereketinin azalması. Sabredenleri müjdele yani, işte o zaman Kaim (aleyhi selam)’ın zuhuru ile (onları müjdele)

Sonra bana buyurdu ki: Ey Muhammed! Bu onun te’vilidir. (asıl mana ve yorumu budur). Allah azze ve celle buyuruyor ki: “Onun tevilini sadece Allah ve ilimde derin olanlar bilirler.”
Ebu Basir’den: İmam Caferi Sadık (aleyhi selam) şöyle buyurdu:

Kaim’in kıyamından önce bir yıl halk aç kalacak ve onları öldürülme korkusu saracak; malları, canları ve mahsulleri azalacak. Bu olay Allah’ın kitabında açıkça yazar. Sonra bu ayeti tilavet etti: “Sizleri korku, açlık, mal, can ve mahsullerin eksilmesi ile mutlaka imtihan edeceğiz. Ve sabredenleri müjdele.”

Cabiri Cüfi’den:

İmam Muhammed Bakır (aleyhi selam)’a şu ayeti sordum: “Sizleri korku, açlık…”
Buyurdu ki: Ey Cabir! Bunun genel ve özel manası vardır. Özel manası Kufe’deki açlıktır. Allah bunu sadece Ali Muhammed’in düşmanlarına mahsus kılıp, onları helak edecek. Genel mana ise Şam hakkındadır. Onları önceden başlarına gelmemiş korku ve açlık saracak. Açlık Kaim’in kıyamından önce, korku ise Kaim’in kıyamından sonradır.”

Ebu Davud-u Ducâci’den:

İmam Muhammed Bakır (aleyhi selam) şöyle buyurdu:
“Hizipler aralarında ihtilaf ettiler ayetini Emirülmüminin (aleyhi selam)’a sorduklarında şöyle buyurdu:

“Üç şeyden Hz. Mehdi’nin zuhurunu bekleyin.” Dediler ki: “Ey Emirülmüninin! O üç şey nedir?” Buyurdu ki: “Şam ehlinin aralarında ihtilaf etmesi, Horasandan çıkacak olan siyah bayraklar ve Ramazan ayındaki dehşet.” Dediler ki: “Ramazan ayındaki dehşet nedir?” Buyurdu ki: Allah azze ve celle’nin Kur’andaki şu sözünü duymadınız mı: “İstersek gökten bir alamet indiririz de hepsinin boynu onun karşısında huzü ederek eğilir.” O öyle bir alamettir ki yeni evliler perdeden çıkarlar, uyuyanı uyandırır ve uyanık olanı ise dehşete düşürür.”

Ömer bin Hanzala’den:

İmam Caferi Sadık (aleyhi selam) şöyle buyurdu:
“Kaim’in beş alameti vardır: Süfyani’nin zuhuru, Yemani’nin zuhuru, gökten bir nida, nefsi Zekiyye’nin öldürülmesi ve Beyda’da yerin çökmesi.”

Davud bin Serhân’dan:

İmam Caferi Sadık (aleyhi selam) şöyle buyurdu:
“Gökten nida gelecek olan yıldan önce Recep ayında bir alamet vardır.
Arzettim ki: O alamet nedir?
Buyurdu ki: Aydan bir çehre ortaya çıkacak ve açık bir el görünecek.”

Abdullah bin Sinan’dan:

İmam Caferi Sadık (aleyhi selam) şöyle buyurdu:
“Nida, kesin olarak vuku bulacak, Süfyani kesindir, Yemani kesindir, Nefsi Zekiyye’nin öldürülmesi kesindir ve gökyüzünden bir elin doğması kesindir. Ve buyurdu ki:
Ramazan ayındaki feryad uyuyanları uyandıracak, uykuda olmayanları ise dehşete düşürecek. Öyle ki genç kızları zifaftan dışarı çıkaracak.”

Ahmed bin Muhammed bin Ebu Nasr’dan:

İmam Rıza (aleyhi selam) şöyle buyurdu:
“Bu kıyamdan önce Süfyani, Yemani, Mervani ve Şuayb bin Salib gelecektir. Peki o, (Muhammed bin İbrahim bin İsmail) nasıl Mehdi olduğunu iddia edebiliyor?”

Muhammed Bin İbrahim-i Numanî, Hicri 342 yılında bu kitabı kaleme almıştır. “Gaybet-İ Numanî” kitabı yaklaşık olarak 1092 yıldır kütüphanelerdeki yerini almıştır. Kitap imam Mehdi (aleyhi selam) hakkında yazılan en muteber kitaplardan biridir.

1- ..ondan sonra türkler Dimeşqe girerler ve ondan sonra cezireye giderler.
Geybetu Şeyh Tusi, sah.279 Bişaratul islam, sah.177

2- Ertat dedi ki:
Süfyani türklerle savaşır ve sonra İmam Mehdinin af. eli ile darmadağın edilir. Melahimu vel fiten,bab 57, sah.24

3- Yezid ibn Cabir ve ondan başkası Peygamberden (sas). rivayet etmişler ki,buyurub :
Türk tayfasının 2'nci Zuhuru (savaşı) Olacaktır, birincisi odur ki ,her yerde ki ,kiminle qarşılaşsalar harab ederler, ikincisi odur ki, Fırat çayına doğru süretle hücuma geçerler.
Melahimu vel fiten,bab 57,sah. 24

Alıntı:http://aliyyenveliyullah.com/forum/showthread.php?t=255