Melhame-i Kübra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Melhame-i Kübra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mayıs 2016 Pazar

Rusya Türkiye'ye Girecek (Melhame-i Kübra) Büyük Şavaş

Mehmet Ali Bulut hadisler çerçevesinde kutsal savaşa giderken Rusya'nın Türkiye'ye gireceğine Türkiye'den yeni bir lider çıkacağına dikkat çekti

Rusya Türkiye'ye girecek! Kutsal savaş başladı

Gazeteci yazar Mehmet Ali Bulut kutsal kitaplardaki işaretlere ve peygamberimizin hadislerine dayandırarak Suriye'deki son gelişmelerin sonunun kutsal savaş olduğunu söyledi.

Pelin Çift ile Gündem Ötesi programında Ortadoğu'daki karışıklığın kutsal son savaşın işaretleri mi olduğu konusu konuşuldu.

Bulut "Kutsal savaşa gidiliyor. Bir kıyamet senaryosu olmayan insanların bizi anlaması mümkün değil. Üç dinin de işaret ettiği yere doğru gidiyoruz.Peygamberimiz kendi gelişini kıyametin başlangıcı olarak gösteriyor. Ondan sonra ümmetinin ve insanlığın başına gelecek şeylere dair ipuçları vermiş." dedi.

Bulut hadislerdeki kıyamet alameti olan Ruslar'a şu şekilde dikkat çekti: "Hadislerde yer alan Beni Asfar'lardan bahsediyor. "Birinci Beni Asfar yüzleri yağız yani Türkler. Türkler gelmedikçe kıyamet kopmaz. İslam'ın temsilcisi olacaklar. İkinci Beni Asfar Moğollar. İslam medeniyetini yerler bir edecekler. Üçüncü Beni Asfar Çin'in desteğiyle Ruslar."

KIYAMETE GÖTÜREN SAVAŞ

Kıyameti koparmaya götürecek son savaşın kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken Bulut şunları söyledi: "Ne kadar barışçı davranılırsa davranılsın bu gidişat durdurulamayacak çünkü kıyamet kopacak. İsra suresinde Yahudiler ve Müslümanlar arasında yaşanacakları net veriyor. Kudüs'e girileceği, alıncağı, mescit yapılacağı duyuruluyor.

SAVAŞ GİDEREK BÜYÜYECEK

Bütün şartlar Suriye ve Amik ovası üzerinde bulunuyor. Peygamberimiz Mercidabık ve Amik ovasını buyuruyor burada et etle örtüşecek yani milyonlar gidecek diyor.



Bu süreç İslam dünyasında çok değişik açılımlara sebep olacak. Bu hadislerin açıklanması Suriye'de Rusya'nın bulunmasının mukadderat olacağını söylüyor. Bununla birlikte savaşın giderek genişleyeceğini bütün toplumların oraya gelececeğini ve burada müthiş bir savaş olacağını gsteriyor. Bu savaş başlar başlamaz müslümanların kaçacakla nitekim suriye boşaldı bir kısmı direnecek. bu direnenler imha edilecekler.

RUSYA TÜRKİYE'YE GİRECEK

Sonra da bir kısmı bir komşu ülkeye girecek. Kuzeyle ilgili işaretler var. Yunanistan ve Kuzeydoğu'dan Anadolu'ya girilecek merkeze kadar gelinecek. Avrupa başlangıçta destek vermeyecek ama kendi çıkarlarının da tehlikeye gireceğini görerek Türkiye'ye destek verecek. Bu da hadislerde geçiyor. Avrupa Türkiye'yi kendi halinde bırakmadıkça Rusya savaşa girmez. NATO Türkiye'nin arkasında durmayacak. Rusya Türkiye'nin içerisine girecek. Mehdinin orduları deniyor büyük bir savaş çıkacak. Afganistan, Pakistan her ne kadar Müslüman varsa Türkiye'ye destek vermek için harekete geçecek. Ondan sonra asıl büyük savaş geliyor.

MÜSLÜMAN BİR LİDER ÇIKACAK KAYBEDİLENLERİ GERİ ALACAK

Peygamberimizin gayba dair anlattığı şeyler ancak o olay gerçekleştikten sonra anlaşılabiliyor. IŞİD ile ilgili bir hadis de var. Ama reel bildiğimiz bir şey var Beni İsrail ile Müslümanlar çatışmadan Amik ovasında o dehşetli savaş yaşanmadan kıyamet kopmayacak. Bunlar mutlaka olacak ancak bundan sonra insanların büyük kısmı helak olacak. İnsanların içerisinden Müslüman büyük bir zat çıkacak. Bu bir komutan siyasi lider olacak ve kendinden alınan yerleri geri alacak. Peygamberimiz benim kavmimden olacak birisi diyor, bu zat kaybolmuş olan adaleti yeniden tesis edecek. Ama büyük bir savaş ve yıkımdan sonra olacak.

NÜKLEER BOMBA KULLANILACAK


Bulut nükleer gücün de kullanılacağına da dikkat çekerek "İnsanlık 5 milyar ise 1 milyar kalacak tamamı yok olacak bu atom bombası kullanılmadan olur mu?" dedi.

ALINTI:http://www.medyahaber.com/rusya-turkiye-ye-girecek-kutsal-savas-basladi_d150493.html



19 Mayıs 2016 Perşembe

Şeyh Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi Melhame-i Kübra Hakkında


HADİSLERDE MELHAME-İ KÜBRA

Şeyh Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi

Şeyh Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi’nin “Kıyamet Alametleri” adlı eserinden alınan hadis-i şerifler:

Hz.Peygamber buyurdu ki:

64/14. İki azatlı, Arab azatlısı ve Rum azatlısı Melik olduklarında, onların elleri ile melhameler doğar. “Hz. İbn-i Amr RA”

66/7. Melhameler vuku bulduğunda Allah-u Teàlâ Şam cihetinden, Mevali kabilesinden bir grubu gönderir ki onlar Arap’ın en iyi ata binenleri ve silahlı olanlarıdır. Allah onların sebebi ile bu dini kuvvetlendirir. “Hz. Ebû Hüreyre RA”

351/8. İnsanlar için üç temerküz noktası vardır. Antakya Amik’inde olan Melhame-i Kübrâ’da toplanma merkezi Şam olur. Deccal vak’asında merkezleri Kudüs; Ye’cüc ve Me’cüc hadisesinde Tur-i Sinâ… “Hz. Hüseyin RA”

393/10. Müslümanların melhamede merkezleri Şam, Deccalde merkezleri Kudüs ve Ye’cüc Me’cüc vak’asında merkezleri Tur-u Sinâ’dır. “Hz. Ebû Zahiriyye RA”

319/11. Beytül-Makdis’in mâmur olmasını Medine’nin harab olması takip eder. Onu da Melhamenin çıkışı ve onu da Kostantiniyye’nin fethi takip eder. Onu ise Deccal’in çıkması takip eder. “Hz. Muaz RA”

236/18. Melhame-i Kübra, Kostantıniyye’nin fethi ve Deccal’in çıkması 7 ay (sene) içinde olur. “Hz. Muaz RA”

246/4. Melhame-i Kübra ile Kostantıniyye’nin fethi arasında altı sene vardır. Yedinci de Mesih Deccal çıkar. “Hz. Abdullah ibn-i Buğra RA”

354/13. Allah bu ümmete Deccal ile Melhamenin kılıcını birden vermez. “Hz. Muaz RA”

298/4. Size dünya fetholunacak. Eğer bir menzilde muhayyer kılınırsanız Şam denilen şehre bakın. Zira orası melhamelerde müslümanların toplandığı yerdir. Onun karargâhı da “Guta” denilen yer olacaktır.

322/10. Melhame-i Kübra gününde müslümanların merkezi Şam şehrinde Guta denilen yerdedir. O gün müslümanların menzillerinin en hayırlısı orasıdır. “Hz. Ebüd-Derdâ RA”

74/3. Kıyametin önü sıra altı şeyi say: Benim ölümüm, koyun kıran gibi ölüm çokluğu, Kudüs’ün fethi, mal bolluğu; öyle ki, bir kişiye yüz dinar (altın para) verilir de beğenmez. Arap evlerinden girmedik hiç bir evin kalmadığı bir fitne, Benî Esfer’in (Rumlar’ın) sizinle olan sulhunun bozulması ve 12 000 kişilik 80 sancakla size hücüm etmesi. “Hz. Avf ibn-i Mâlik RA”

296/7. Altı şey kıyamet alâmetlerindendir: Benim ölümüm, Kudüs’ün fethi, bir adama bin dinar (altın para) verildiği halde azımsaması, her müslümanın evinde ateşi duyulan fitne, koyun boynuzu kıvrımları gibi insanlar arasında ölüm çokluğu, Rum’un gadri (müslümanlara ihaneti), şöyle ki: Her biri 12 000 kişilik 80 sancakla müslümanların üzerine yürümeleri. “Hz. Muaz RA

296/8. Ey ümmet! Altı şey vardır ki onlar olmadan kıyamet kopmaz: Peygamberinizin vefatı, aranızda malın artması. Öyle ki, bir adama on bin dirhem (gümüş para) verilecek de yine öfkelenecek. Sizden her erkeğin evine giren bir fitne… Koyun boynuzu kıvrımları gibi ölüm çokluğu. Benî Esfer’le (Rumlar’la) aranızdaki sulh. Öyle ki, kadının hamileliği süresi gibi, dokuz ay toplanırlar, sonra size gadirlik (ihanet ederler) yaparlar. Medine’nin fethi.
Denildi ki: “–Hangi medine?..”
Buyurdu ki: “–Kostantıniyye.(İstanbul)”
258/3. Sizinle Benî Esfer (Rumlar) arasında sulh olur. Sonra onlar muahedeyi bozarlar(ihanet ederler) ve onikibin kişilik seksen fırkalık bir kuvvetle üzerinize yürürler. (Amik Ovası harbi) “Hz. Avf ibn-i Mâlik RA”

298/1. Yakında siz Rumlar’la emin bir sulh yapacaksınız. Sonra siz gaza edeceksiniz. Onlar da gerinizde sizin gaza ettiğinize düşman olacaklar. O harpten muzaffer çıkacak ve ganimet alacaksınız. Sonra yeşil bir ovaya konacaksınız. Orada bir Rum neferi salibini kaldıracak ve diyecek ki: “Haç galip geldi.” Ona müslümanlardan biri karşı koyup, kendisini öldürecek. Bunun üzerine Rumlar muahedeyi bozacak ve gadredecek. Büyük muharebeler olacak. Sizin için toplanacaklar ve seksen sancak halinde üstünüze gelecekler. Her bir sancak altında onbin (on iki bin) kişi olarak. “Hz. Zu Mihmer RA”

299/8. Yakında, sizinle Rumlar arasında dört sulh anlaşması olur. Dördüncü Âl-i Harun’dan biri ile gerçekleşir. Ve bu yedi sene devam eder.
Denildi ki: “–Yâ Rasûlallah, o gün insanların imamı kimdir?”
Buyurdu ki: “–İmam, benim evlâdımdan kırk yaşında, yüzü parlar bir yıldız gibi olan, sağ yanağında siyah bir beni bulunan ve üzerinde iki kutvânî aba olan, bir kimsedir. Tavrı Benî İsrâil ulemasına benzer. Yirmi sene hüküm sürer. Arzdaki hazineleri çıkarır ve şirk beldelerini fetheder.” “Hz. Ebû Umame RA”



28 Şubat 2016 Pazar

Suriye'de Hz. Muhammed' (s.a.v) ve Melhame-i Kübra

Suriye'de Hz. Muhammed'in haber verdiği Melhame Savaşı başlıyor

Fetih Ordusu'nun şer'i kadısı Dr. Abdullah el Muhaysini, "Şam’da kim ipleri eline alırsa dünyayı o yönetir ve dünyanın efendisi olur." dedi. Türkiye’de, Avrupa’da bulunan Müslümanlara seslenen Muhaysini, "Cenk meydanlarına, izzet ve kahramanlık meydanlarına gelin" çağrısında bulundu.
Suriye'de Hz. Muhammed'in haber verdiği Melhame Savaşı başlıyor

Fetih Ordusu'nun öne çıkan liderlerinden ve Suriye devriminin sembol isimlerinden biri olan Suudi Arabistanlı davetçi Dr. Abdullah Muhaysini, Suriye'deki Rus hava saldırıları hakkında bir açıklama yayımladı. “Ruslar süper güç” diyenlere seslenen Muhaysini, "Allah (s.v.t) güç bakımından Ruslardan daha çetindir. " dedi. İran, Rusya ve Amerika'nın aralarındaki ihtilaflara rağmen İslam'a savaş açmak üzere birleştiğini vurgulayan Muhaysini, tüm cihat liderlerinden büyük bir savaşa hazırlıklı olmalarını istedi. Muhaysini, Hz. Muhammed'in hadislerinde geçen "Melhame" savaşlarının yaklaştığına inandığını söyledi.

Küresel Analiz haber sitesi, Muhaysini'nin açıklamasının çevirisini paylaştı. Açıklama şöyle:

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

Ey bütün liderler!

Ey Mücahitler!

Ey Şam ehli!

Size olan sevgi ve nasihatimi biliyorsunuz. Kardeşinizden şu kelimeleri duyun, umulur ki Allah onları faydalı kılar.

Ey Şam ehli!

İnsanlar size karşı toplandı, bunun üzerine Hasbunallahu ve ni’mel-vekil (Allah bize yeter, O ne güzel vekildir) deyiniz. Bu sözü Allah Rasulü’nün (s.a.v) sahabesi (r.anhum) daha önce söyledi ve Allah’tan bir nimet ve lütufla savaşlardan geri döndüler, onlara bir kötülük de dokunmadı.

Ey Şam ehli!

Size “Ruslar süper güç” diyorlar, onlar görmediler mi ki Rusları yaratan Allah (s.v.t) güç bakımından Ruslardan daha çetindir. Ad nerede? Sütunlar sahibi İrem kenti nerede? Firavun nerede? Karun nerede? Hatta daha yakına gelin. Sovyetler Birliği nerede? Onlara dair bir iz görüyor musunuz? Cesetleri parça parça olup çürümüş, onları Horasan dağlarındaki solucanlar, kurtçuklar yemiştir. Vadi ed Dayf ve el Hamidiyye kuvvetleri nerede? Ebu Zuhur Havaalanı’ndaki kuvvetler nerede?

Ey Şam ehli!

Allah (c.c) sizlere buyuruyor ki : “İşte bu şeytan ancak kendi dostlarını korkutur. Şu halde, eğer iman etmiş kimselerseniz onlardan korkmayın, benden korkun” (Âl-i imran-175)

Ey Şam ehli!

Doğrudur, onların yanında uçakları var ancak şunu hatırlayın ki bizimle birlikte yerin ve göklerin Rabbi var. Hasbunallahu ve ni’mel-vekil deyiniz ama askeri ve şer’i sebepleri ile amel etmeden bu sözü söylemeniz yetmez. İşte Rusya müdahale ediyor ve İran bütün pişkinlik ve arsızlığı ile övünerek, "Suriye’deki hava rotaları 3 gruba tahsis edilmiş: Suriye hükümeti, Rusya ve IŞİD’e karşı koalisyon"diyor. İran şöyle diyor: "Yakında bizim de bir hava güzergahımız olacak."

Bu gelişmelerin ancak Nebi’nin (a.s) haber verdiği melhameler (savaşlar) olduğunu sanıyorum. Allah’a yemin olsun ki Farslar ve Rumlar Allah’ın izniyle bu iş için gerekli şer’i ve askeri sebepleri yerine getirirseniz kılıçlarınız altında kırılacaklar, bozguna uğrayacaklar. Şaşırmaya gerek yok.Rusya’nın müdahil olmasına şaşmaya gerek yok. Şam toprağı melhamelerin (savaş, destan) toprağıdır. Şam’da kim ipleri eline alırsa dünyayı o yönetir ve dünyanın efendisi olur. İşte sizler Fetih Ordusu adındaki yapılanmanın altında bazı gruplar birleştiğinde meydana gelen basit ve ilahi bir dersi görüyorsunuz. Senelerce direnen ve efsane olan kaleler Fetih Ordusu’nun önünde sallantıya uğradı.

Ey komutanlar, liderler!

Belki yakında iletişim araçlarından bile irtibat kuramayacağız, belki uluslararası saldırı ve hedef alınışımızın şiddeti yüzünden görüşme, nasihatleşme yapamayacak, diyalog kuramayacağız. Sizler bunu iyi bir şekilde idrak ediyorsunuz.

"İRAN, RUSYA VE AMERİKA İSLAM'A SAVAŞ AÇMAK ÜZERE BİRLEŞTİ"

Ey liderler!

Sizleri seven bir nasihat sahibinden duyun. Şu an yapmanız gerekenlerin en gereklisi bütün anlaşmazlıklarınızı unutup yeni bir mücadele aşamasına başlamanızdır. İran, Rusya ve Beşşar Esed’in, hatta Amerika’nın uzlaşmasının din veya akidede anlaşmaları yüzünden olduğunu mu sanıyorsunuz? Hayır, Allah’a yemin olsun ki Islam’a karşı savaşta uzlaştılar. Aralarındaki ihtilaflar çetindir ancak bizimle savaşmak ve bizi yok etmek için biraraya geldiler. Biz ise zamanı geçmeden bir araya gelmeye ve safların birleşmesine daha layığız. Birleşmeyi arzular ama başaramaz hale gelmemizden önce buna daha layığız.

Ey liderler!

Allah size buyuruyor ki “Tedbirinizi alın, dikkatli olun” Öyleyse önümüzdeki yeni savaşa hazır ve ehil olun. Allah’tan yardım isteyin. Hepiniz şimdi Rus hava gücünün keşif uçakları ile havada dolaştığını görüyorsunuz. Rus uçaklarının aylarca hedef istihbaratı topladığını biliyorsunuz. Onlar için derhal masayı ters çevirin (işlerini terse çevirin). Yarın demiyorum, şimdi yapın. Çok acil bir adım atarak merkezi ve hassas karargahların, teknik araçların yerlerini değiştirin. Bu sizden Allah’ın düşmanlarına bir tuzak olacaktır. Maddi zorluğun engel teşkil ettiğini biliyorum ancak konu çok büyük öneme sahiptir, bu işinizi başka önemli işlerinizin aleyhine dahi olsa planlı biçimde gerçekleştirin. Bu tavsiyemi önce emirlere daha sonra saha komutanlarına yapmaktayım. Emir meşgul olursa sen mazeret üretme ey komutan!

Beklenen senaryolardan bazıları şunlardır:

Rusya’nın bir hava filosu ile girerek hassas, askeri mevzileri tek seferde Amerikalıların Saddam’a yaptığı gibi bombalaması, ardından Beşşar Esed’in paralı askerlerinin Rus hava desteği altında ilermesidir. Ağırlık noktalarımızın hedef alınışını takiben kartları değiştirmek, karıştırmak durumunda olacağımız için bundan yararlanmaya çalışacaklardır.

Ey Cihad komutanları!

Allah için dikkatli olun. İslam’a sizin yönünüzden bir zarar vermeye, baskın yapmaya çalışmasınlar.

Ey liderler!

Şam ehli ile yeni bir sayfa açmanız gerekmektedir. Onlar sizin dayanağınız, onlar sizin yakıtınızdır. Allah’tan sonra onlar olmaksızın kalıcılığınız yoktur. Hapishanelerinize tekrar göz atın. Bir şebbihanın evine yerleşmiş olan birini, o ev kendisine ait olmasa bile ondan çıkarmayın. Ganimetleri kendinize has kılmayın, fakirlerin ondaki payını unutmayın. Kendinizi onların üzüntü ve sıkıntılarından ayrı bir yerde tutmayın. Şam ehlini Allah’ın düşmanlarıyla karşılaşmada en hayırlı yardımcı bulacaksınız. Şam ehli ile birlikte yaşadım; onları insanlar arasında iyiliğin hatırını en çok koruyan ve kendilerine ulaşan sıkıntıyı en hızlı bağışlayıp affeden kimseler olarak buldum. Onlar hakkında bu özelliği ganimet bilin.

Siz; ey Şam’ın kahramanları, gençleri!

Ey cihada henüz katılmamış olan veya katılıp bir sebepten terkeden kişiler. Şimdi savaş gelmiş bulunmaktadır. Büyük ve mukaddes savaşınıza başlayın.

Haydi cihada!

Haydi cihada!

Türkiye’de, Avrupa’da veya başka yerlerde oturan kişi!

Cenk meydanlarına, izzet ve kahramanlık meydanlarına gel. Gel de seni görelim, başımızı daha dik tut. Rus ve İranlılar'la çarpışırken, onları senin toprağına gömerken görelim, gel.

Müjdeler olsun Şam ehli !

İyimser ve umutlu olunuz. Gerçekten, Allah’a yemin olsun ki Mücahit evlatlarınızı Allah’a tam bir güven içinde gördüm. Gülüşüp birbirlerine "Yarın esirlerimiz Rus olacak, ganimet aldığımız tanklar modern tanklar olacak. Beşşar’ın aşınmış tanklarından sıkılmıştık" diyorlar. Müjdeler olsun ki Allah size kefil olmuştur. Bundan sonra ne istiyorsunuz?

Ey Şam ehli!

Önümüzdeki aşama Allah’a (s.v.t) samimi bir dönüş yapmamızı bizden isteyen bir aşamadır. Çünkü Allah’ın orduları ve melekler ancak gönülden itaat edenlerin üzerine iner. Mescitler ruku edenlerle ve secde edenlerle dolsun. Tövbe eden erkek ve kadın kafilelerinin öncüleri olalım. Kendimizi, eşlerimizi, zürriyetimizi ıslahla işe başlayalım. Mazluma destek olalım. Yoksulu doyuralım. İşte o vakit Allah’tan bir zafer ve apaçık bir fetih bekleyelim.

Allah'ım! Bizlere Rus askerlerinden esirlerle, Rus tanklarının ganimet olmasıyla göz aydınlığı ver. Ya Hayyu Ya Kayyum.

Kaynak:Tıklayınız

16 Şubat 2016 Salı

Ebu Davud Hadisi ve Melhame-i Kübra



Melhame sözlükte "savaş yeri" veya "büyük olay" manalarına gelir.

En-Nihaye'de şöyle denilmektedir: "Melhame, savaş ve savaş yeridir. Bir kumaşın luhmesi ve sedâsi (argaç ve direzisi)'nin birbirine girdiği gibi, savaşta insanlar birbirine karıştığı ve birbirine girdiği için böyle denilmiştir. Savaşta öldürülenlerin etinin çokluğundan dolayı, bu kelimeni et manasına gelen lahm kelimesinden alınmış olduğunu söyleyenler de vardır."


Muaz b. Cebel (r.anh)'den rivayet edildiğine göre; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Büyük savaş, İstanbul'un fethi ve Deccal'in çıkışı yedi ay içerisinde olacaktır."

(Ebu Davud, Melahim, Bab 4, Hadis no: 4295; Tirmizi. fiten, Bab 58, Hadis no: 2238; Muslim, Fiten: 9; İbn Mace. fiten, Bab 35, Hadis no: 4092 ; Ahmed b. Hanbel, Musned, V, 234)

Tirmizi, bu hadis için "hasen garibtir, bunu sadece bu yoldan biliyoruz" der. Bu konuda Sa’b b. Cessâme, Abdullah b. Busr, Abdullah b. Mes’ûd ve Ebû Saîd el Hudrî’den de hadis rivâyet edilmiştir. Avnu'l-Mabûd yazarı birinci hadisin senedindeki râvi Ebû Bekir bin Ebî Meryem'in zayıf olduğunu söylemiştir.
Sarihler hadisin senedindeki Ebû Bekir b. Ebî Meryem'in hadisi ile ihticac edilemeyeceğini söylerler.


Abdullah b. Busr (r.anh) demiştir ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
(Büyük) "Savaş ile İstanbul'un fethi arasında altı sene vardır. Yedinci senede Mesihu'd- Deccal çıkacaktır."

(Ebu Davud, Melahim, Bab 4, Hadis no: 4296; İbn Mace, Fîten, Bab 35, Hadis no: 4093)

Ebu Davud der ki:
Bu hadis, İsa'nın hadisinden (önceki hadisten) daha sahihtir.
Bu hadisle, bir önceki hadis arasında bir çelişki göze çarpmaktadır. Çünkü önceki hadiste büyük savaşla İstanbul'un fethinin yedi ay içerisinde olacağı bildirildiği halde, bu hadiste aralarında altı yılın olacağı haber verilmektedir. Musannif Ebû Davud bu çelişkiye işaretle, bu hadisin önceki hadisten daha sahih olduğunu söylemiştir. Böylece o hadisin buna muarız olamayacağına işaret etmiştir.
Aliyyul- Kari'de bu çelişkiye ve Ebu Davud'un tercihine katılmakta ve şöyle demektedir:
"Bu söz (Ebu Davud'un bu daha sahihtir sözü) iki hadis arasında taarruzun sabit olub, aralarını birleştirmenin imkansız olduğuna delalet eder. Doğru olan da, tercih edilendir. Özetle: Büyük savaş ile Deccal'in çıkışı arasında yedi sene oluşu yedi ay oluşundan daha sahihtir."
Bazı alimler de iki hadis arasında görülen çelişkiyi şöyle te'vil ederek kaldırmaktadırlar:
"Büyük savaşın başlaması ile bitimi arasında altı sene muddet vardır. Savaşın bitimi ile İstanbul'un fethi ise Deccal'in çıkışı da yedi aylık bir zaman olacak şekilde yakındır."
İbn Kesir bu te'vili yapanlardandır. Munzîrî, hadisin senedinde bulunan Bakıyye b. Velid hakkında tartışma, söz edildiğini söyler.

Ebu'd - Derda (r.anh)'den, Rasûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
"Büyük savaş gününde müslümanların çadırı (kalesi) Şam'ın en hayırlı şehirlerinden olan Dimeşk adındaki şehir tarafındaki Guta da olacaktır."

(Ebu Davud, Melahim, Bab 4, Hadis no: 4298; Ahmed b. Hanbel VI, 25)

Alıntı: Tıkla

7 Şubat 2016 Pazar

Beklenen Mehdi'nin Geliş Alametleri

Dünyanın Ömrü ve Hz.Mehdi Zuhur Alemetleri

1) “Bu ümmetin ömrü bin (1000) seneyi geçecek, fakat bin beş yüz (1500) seneyi aşmayacaktır. (Kıyamet Alametleri, s. 299, Celaleddin Suyuti’nin “El-Keşfu Fi Mücazeveti Hazin el-Ümmeti El Elfe Ellezi Dellet Aleyh el-Asar” isimli kitabından nakil)”


2) “Zira onun (Hz. Mehdi’nin) yüzyıl başında zuhur edeceği (çıkacağı) bildirilmektedir. (Mektubat-ı Rabbani)” ilk 25 : yy Başı -> ikinci 25 : yy ilk ortası -> üçüncü 25 : yy ikincil ortası -> dördüncü 25 : yy sonu Sene 25 yılda bir parçalara bölündüğünü düşündüğünüzde 1425 senesine kadar ZUHUR edecektir.


3) “Kıyamet yaklaştığı zaman ve müminlerin kalbi; ölüm, açlık, fitneler, sünnetlerin kaybolması, bid’atlerin ortaya çıkması, emri bil maruf ve nehyi anıl münker (iyiliği öğütleyip kötülükten menetme) imkanlarının kaybolması gibi sebeplerle zayıfladığı zaman benim evlatlarımdan Mehdi ile Cenab-ı Hak sünnetleri ihya eder. Onun adalet ve bereketi ile müminlerin kalbi ferahlar, Acem (Arap olmayan) ve Arap milletleri arasında ülfet ve muhabbet yerleşir. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 66)”


4) “Mehdi, fitnelerin zuhur ettiği bir zaman aralığında gelecek. (Mektubat-ı Rabbani, 2-258)”


5) “Mağrib’de (batıda) karışıklıklar, fitneler ve korku olacak. Açlık ve hayat pahalılığı alabildiğine yayılacak. Fitneler çoğalacak. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir zaman Alametleri, 440)”


6) “Bir fitne görülür, bunu diğer fitneler takip eder ve birinciler sonuncuların kılıçla çatışmaya dönüşünü kamçılar ve bundan sonra bütün haramların helal sayılacağı bir fitne gelir. Sonra da hilafet, yeryüzünün en hayırlısı olan Mehdi’ye evinde otururken gelecektir. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 26)”

“Küfür her yanı istila edip hükmü cemiyet içinde aşikare işlenmedikçe Mehdi zuhur etmez. Bu vakitte vaki olan ise… küfrün istilasıdır. Onun kuvvetidir. (Mektubat-ı Rabbani, 2-259)”

“Hz. Mehdi, bütün haramların helal sayıldığı büyük bir fitneden sonra çıkacaktır. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)”


7) “Alenen ve apaçık Allah Teala inkar edilinceye kadar Hz. Mehdi (a.r.) gelmez. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 27)”


8) “Ahir zamanda ümmetimin başına, sultanlarından şiddetli belalar gelir, öyle ki yerler Müslümanlara dar gelir. O zaman Allah, daha önce zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduran, benim soyumdan birisini gönderecektir. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir zaman, s. 12)”

“Yemin ederim ki bu ümmete öyle (şiddetli) belalar gelecek de, kişi zulümden gaddarlıktan kurtulmak için sığınacak bir yer bulamayacaktır. Öyle sıkıntılı bir sırada Allah Teala akrabamdan, benim hanedanımdan bir kimseyi gönderecek. (Ölüm-Kıyamet -Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s. 437)”


9) “Dünya hercü merc* içinde kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde, yollar kesildiğinde, bazıları bazısına hücüm ettiğinde, büyük küçüğe merhamet etmediği, büyüğe vakarlı davranmadığında Allah, bu sırada onlardan adavetin kökünü kazıyarak dalalet kalelerini fethedecek ve evvelce benim ayakta tuttuğum gibi, ahir zamanında dini ayakta tutacak, önceden zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduracak birini (Mehdi) gönderecektir. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman)”

10) “Şevval ayında ayaklanma Zilkade’de harb konuşmaları, Zilhicce’de ise harb vaki olacak. (Kıyamet Alametleri, s. 166)”

“”Faris” yönünden gelecek olan bir kavimdir ki, şöyle diyecekler: “Ey Araplar! Siz fazla taassuba kaçtınız! Siz bunlara gereği gibi hak tanımazsanız, sizinle hiç kimse birlik kurmayacaktır… Bir gün, onlara ve bir gün de sizlere verilsin, ve karşılıklı sözler tutulsun…” Onlar “Mutık”a çıkacaklar, Müslümanlar oradan aşağı “Yazı”ya inecekler… Müşrikler öbür yandaki (Rakabe) denilen bir simsiyah olan nehrin kenarına duracaklar… Aralarında savaş olacak: Her iki ordudan, Allah, zaferi kaldıracak… (Kıyamet Alametleri, s. 179)”


11) “Talikan’a (Afganistan’a) yazık oldu. Şüphesiz Allah Teala’nın orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır. Orada Allah’ı hakkıyla bilen insanlar vardır. Onlar ahir zaman Mehdi’sinin yardımcılarıdır. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 59)”


12) “Mehdi’nin alametlerindendir: Fırat nehrinin durdurulması. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 39)”

“Fırat (nehrinin suyu çekilerek) kıymetli altın hazinesini açıklaması zamanı yaklaşıyor. Her kim o zaman orada bulunursa, ondan birşey almaya uğraşmasın!. (Çünkü ihtiyar dünyanın ömrü sona ermiş bulunacaktır.) (Sahih-i Buhari, 12/305)”

“Resulullah: Fırat nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmayacaktır. İnsanlar onun için harb edecek ve her yüz kişiden doksan dokuzu öldürülecek, onlardan her adam, keşke kurtulan ben olsaydım, diyecektir buyurmuşlar. (Sahih-i Müslim, 11/320)”

“Resulullah: Fırat’ın altın bir dağ üzerinden açılması yakındır. İmdi orada kim bulunursa, ondan birşey almasın! buyurdular. (Sahih-i Müslim 11/320)”

“Resulullah şöyle buyurdu: Yakında Fırat Nehri altın hazinesini açığa çıkarır, kim buna hazır bulunursa, ondan bir şey almasın. (Sünen-i Ebu Davud, 5/116)”

“(Resulullah:) “Fırat Nehri bir altın dağını açığa çıkarır” dedi. (Sünen-i Ebu Davud, 5/116)”

“Fırat nehrinin suyu çekilerek altın hazinesini açıklaması zamanı yaklaşıyor. Her kim, o zaman orada bulunursa o hazineden bir şey almasın. Aksi takdirde ya ölür veya öldürülür.” (Hadisi Buhari ve Müslim rivayet etmişlerdir/Riyazü’s Salihin, 3/332)”

“Resulullah buyurdu ki: (1) Fırat nehrinin suyu çekilip (2) altından bir dağ meydana çıkmadıkça kıyamet kopmaz (3) Bu hazine üzerine kıtal vukua gelir, her yüzden doksan dokuzu ölür. (Kıtale iştirak e-denlerden) Her kişi yalnız ben halas olacağım (kurtulacağım) diye ümitlenir. (Hadisi Buhari ve Müslim rivayet etmişlerdir/Riyazü’s Salihin, 3/332)”




13) “Mehdi için 2 alamet vardır ki, bunun birincisi, Ramazan’ın birinci gecesi ayın ikincisi de ortasında güneşin tutulmasıdır. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 49)”

“Ramazan’ın birinci gecesi ay, ortasında güneş tutulacaktır. (Kıyamet Alametleri, s. 199)”

“Onun saltanatı zamanında, Ramazan ayının on dördünde güneş tutulacaktır, o ayın ilkinde ise ay kararacak… (Mektubat-ı Rabbani, 2/1163)”

“Güneşin oruç ayının ortasında, ay’ın ise sonunda tutulması… (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 38)”

“Ramazan’da iki defa ay tutulması olacaktır. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 53)”

“Mehdi’nin gelişi Razaman ayında ayın iki kere tutulmasına sebep olacaktır. (Kıyamet Alametleri, s. 200)”

“Mehdi’nin çıkmasından önce bir Ramazan içinde güneş iki defa tutulacaktır. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s. 440)”


14) “Mehdi’nin çıkışından evvel, (her tarafı) aydınlatan kuyruklu bir yıldız doğacaktır. (Kıyamet Alametleri, s. 200)”

“O gelmeden önce, doğudan ışık veren bir kuyruklu yıldız görünecektir. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 53)”

“O yıldızın doğması, güneş ve ay tutulmasından sonra olacaktır. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32)”

“Şark tarafından bir kuyruklu yıldız doğup aydınlık verecektir. Onun her günkü irtifi (geçiş yönü) meşrıktan mağribedir (doğudan batıya doğrudur). (Mektubat-ı Rabbani, 2/258)”


15) “Onun çıkacağı yıl, insanlar hacca, başlarında bir emir bulunmadan gidecekler. Hep birlikte Beyt-i Şerif’i tavaf edecekler, sonra Mina’ya indiklerinde, köpekler gibi birbirine saldıracak, hacılar soyulacak, kanlar Akabe Cemresinin üzerine akacak. (Kıyamet Alametleri, s. 169)”

“İnsanlar başlarında bir imam bulunmaksızın hac ederler. Mina’ya indiklerinde etrafları, köpeklerin sarışı gibi sarılıp, kabilelerin birbirine girmesi ile büyük savaşlar olur. Öyle ki ayaklar kan gölü içinde kalır. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 35)”

“Resulullah buyurdu: Ramazan’da bir seda, Şevval’de bir ses, Zilkade’de kabileler arasında savaş olur. Hacılar talana uğrar. Mina’da ölülerin çok olacağı bir savaş olur, öyleki orada taşları kan gölü içinde bırakacak kadar kan akar.” (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 31)

“Ramazan’da bir seda olur. Şevval’de de bir seda olur. Zilkade’de kabileler çarpışır. Zilhicce’de hacılar talana uğrar. Muharrem’de gökten şöyle nida olur. “Dikkat ediniz. Filan kimse Allah’ın halkının hayırlılarındandır. Onu dinleyiniz ve ona uyunuz.” (Ramuz El Hadis, 2/518)”

“Şevval ayında ayaklanma, Zilkade’de harb konuşmaları, Zilhicce’de ise harb vaki olacak. Hacılar soyulacak kanları akacak. (Kıyamet Alametleri, s. 166)”

“Zilkade ayında kabileler savaşır, hacılar kaçırılır, melhameler olur. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 34)”

“”İkdiddurer” isimli kitaptaki alametlerden: Şevval’de savaş nidaları, Zilhicce’de harb ve kıtal olur, yine Zilhicce’de hacılar talana uğrar, hatta caddeler kandan geçilmez ve haramlar çiğnenir. Beyt-ül Muazzam’ın yanında büyük günahlar işlenir. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 37)”


16) “”İkdiddurer” isimli kitapta Mehdi’nin zuhur alametleri bahsinde geçiyor: Doğuda, semada üç gece görünen büyük bir ateşin çıkması. Mutad (alışılmışın dışında) şafak kızıllığı gibi olmayan bir kırmızılığın semada görülüp ufukta yayılması. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32)”

“Doğudan üç veya yedi gün ardı ardına büyük bir ateş zuhur edecek, gökte karanlık görülecek, gökte alışılmış olan kırmızılığın aksine bambaşka bir kızıllık yayılacak. Yeryüzünün duyup anlayabileceği bir dille nida edilecek. (Kıyamet Alametleri, s. 166)”

“Ebu Cafer b. Muhammed b. Ali (r.a.)dan rivayet edildi. Siz üç veya yedi gün, doğudan bir ateşi gördüğünüz zaman Al-i Muhammed’in çıkmasını bekleyiniz, inşaallah-ü Teala, bir münadi Mehdi’nin ismi ile semadan nida edecek ki, doğuda batıda olan herkes bu sesi işitecek. Öyleki korkudan uykuda olanlar uyanacak, ayakta olan çökecek, oturan ise ayağa fırlayacaktır. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman , s. 32)

“Yemin ederim ki bir ateş sizi saracaktır. O ateş bugün Berehut denilen vadide sönük vaziyettedir. O ateş içinde müthiş azap olduğu halde insanları kaplar. O ateş insanları, malları yakıp bitirir. Sekiz gün içinde rüzgar ile bulut gibi uçarak dünyanın her tarafına yayılır. Geceki sıcağı gündüzki hararetinden daha şiddetlidir. O ateş insanların başının üzerinden arşın altına kadar yaklaşarak yeryüzü ile gökyüzü arasında gökgürültüsü gibi korkunç gürültüsü olur, buyurdu. (Ölüm-Kıyamet -Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s. 461) (Kıyamet Alametleri, s. 289)”


17) “Ümmetim, 73 fırkaya ayrılacaktır. Bunlardan 72’si, Cehenneme gidecek, yalnız bir fırka kurtulacaktır. Cehennemden kurtulacak olan tek fırka, benim ve Eshabımın yolunda gidenlerdir.” [Tirmizi, İbni Mace]

Alıntı: Tıklayınız

Kürdistan Büyük İsrail’e Hazırlık

Kürdistan Büyük İsrail’e Hazırlıktır

Kitabı Mukaddes’in Vahiy bölümünde geçen Armegedon hayali, asıl Musevilerin hedefi olduğu halde, daha çok Siyonist Hıristiyanlar için önemli görülmekte ve Haçlılar tahrik edilmektedir. Museviler İsa’yı Atanmış Mesih (Kral) kabul etmeyip, başka bir Mesih beklemektedir. “Altıncı melek tasını Fırat Irmağına boşalttı. Gündoğusundan gelen kralların yolu açılsın diye ırmağın suları kurudu” (vahiy 16. /12-21) ifadeleri Büyük İsrail’i kurmak amacıyla Türkiye’nin Güneydoğusunun bizden koparılacağını haber vermektedir.

Eski Ahit'e göre, kıyametten bir süre önce, Mesih'in gelişiyle birlikte Mesih'e tabi olan Yahudiler ve onların düşmanları arasında büyük bir savaş meydana gelecektir. Buna göre Yahudilerin büyük kayıplar verecekleri buna rağmen bu savaşı kazanacakları ifade edilmektedir. ABD'nin etkin gruplarından olan, birçok bürokrat, istihbaratçı ve uzmanın yanı sıra eski ABD Başkanı Ronald Reagan ve Bush'un da mensubu olduğu Evanjelikler de, Armegedon'un çok yakında gerçekleşeceği ve bu büyük savaşın içinde bulunduğumuz insan nesli tarafından görüleceği kanaatindedir Onlara göre, bugünkü İsrail ordusu, yakında Armegedon'da "goyim" (Yahudi olmayanlar) ile savaşacak olan ordunun ta kendisidir. Dolayısıyla İsrail'in askeri gücünü artırmak ve korumak için ellerinden geldiği kadar çalışmaları bir vecibedir. Bu inanışa göre: Armegedon, ancak ve ancak Yahudilerin bir millet olarak “Eretz İsrail” (Vaat edilmiş toprakları kapsayan büyük İsrail)de yeniden bir araya gelmelerinden sonra gerçekleşecektir...

Kitabı Mukaddes’te bildirildiğine inanılan Armegedon, şu yedi aşamanın son halkasıdır!

• Yahudilerin Filistin’e geri dönmeleri.

• İsrail Devletinin gerçekleşmesi

• Dünyanın, tüm uluslarına İncil’in vaaz edilmesi.

• Rapture (Vecd). Kilise’ye iman edenlerin Cennet’e yükseltilmesi.

• Turbulasyon: Yani yedi yıl sürecek olan felaket dönemi. Bu süreçte, Yahudiler ve diğer mü’minler zulüm göreceklerdir. Ancak yine bu dönemin neticesinde iyiler, Deccal önderliğindeki kötüleri yenecektir.

• Armegedon savaşının körüklenmesi ve İsrail’deki Megiddo tepesinde sona ermesi.

• Deccal ve ordusunun yenilmesi ve Mesih’in krallığını ilan etmesi. Krallığın başkenti Kudüs olacak ve Krallık Yahudiler tarafından yönetilecektir. Bu Yahudiler Mesih’e bağlanacaklar ya da Hıristiyanlığa döneceklerdir.

“Sizinle beni esfer (RUMLAR) arasında sulh olur. Sonra onlar muahedeyi bozarlar ve 12 bin kişiye ulaşan (seksen fırkalık) bir kuvvetle, üzerinize yürürler. (Amik Ovası Harbi)”[2]

“Rumlar, benim soyumdan ve ismi ismime uygun bir yöneticiyi (MEHDİ)’ye gadr ettikten (hile ve hıyanetle iktidardan düşürdükten) sonraki bir süreçte Amik denilen yerde sizinle savaşacaklardır”[3] gibi rivayetlerde de görüldüğü gibi Rumlar (NATO), bir düşmana (güya; İran’a, Ruslar’a ve PKK’ya) karşı bize yardım maksadı ile müttefik olarak, Amik ovasında 960 kişilik bir öncü kuvvet getirdikten sonra Müslümanların o düşmana galip gelmesi üzerine bir bahane ile anlaşmayı bozup “gadirlik (hıyanet ve kahpelik) yapacakları ve Müslümanların üzerine saldıracakları haber veriliyor. Bu harbe MELHAME-İ KÜBRA deniyor ve Antakya’da Amik ovası ve civarında cereyan edeceği belirtiliyor. Bu harbe Müslümanların başında kumandan olarak da Hz. Mehdi’nin sadık bir takipçisi ve talebesi bulunuyor ve Allah’ın inayeti ile Müslümanların bu harbi de kazanacakları anlaşılıyor.

Kaynak:

[1] Ramuz el Ehadis 258/3

[2] Ramuz-el Ehadis.258.3

Alıntı  Tıklayınız

30 Ocak 2016 Cumartesi

Hz. Muhammed'in Haber Verdiği Melhame Savaşı Başlıyor



Şeyh Muheysini, 'Suriye'de Hz. Muhammed'in haber verdiği Melhame Savaşı başlıyor' Fetih Ordusu'nun şer'i kadısı Dr. Abdullah el Muhaysini, "Şam’da kim ipleri eline alırsa dünyayı o yönetir ve dünyanın efendisi olur." dedi. Türkiye’de, Avrupa’da bulunan Müslümanlara seslenen Muhaysini, "Cenk meydanlarına, izzet ve kahramanlık meydanlarına gelin" çağrısında bulundu

Fetih Ordusu'nun öne çıkan liderlerinden ve Suriye devriminin sembol isimlerinden biri olan Suudi Arabistanlı davetçi Dr. Abdullah Muhaysini, Suriye'deki Rus hava saldırıları hakkında bir açıklama yayımladı. “Ruslar süper güç” diyenlere seslenen Muhaysini, "Allah (s.v.t) güç bakımından Ruslardan daha çetindir. " dedi. İran, Rusya ve Amerika'nın aralarındaki ihtilaflara rağmen İslam'a savaş açmak üzere birleştiğini vurgulayan Muhaysini, tüm cihat liderlerinden büyük bir savaşa hazırlıklı olmalarını istedi. Muhaysini, Hz. Muhammed'in hadislerinde geçen "Melhame" savaşlarının yaklaştığına inandığını söyledi.

Küresel Analiz haber sitesi, Muhaysini'nin açıklamasının çevirisini paylaştı. Açıklama şöyle:

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

Ey bütün liderler!

Ey Mücahitler!

Ey Şam ehli!

Size olan sevgi ve nasihatimi biliyorsunuz. Kardeşinizden şu kelimeleri duyun, umulur ki Allah onları faydalı kılar.

Ey Şam ehli!

İnsanlar size karşı toplandı, bunun üzerine Hasbunallahu ve ni’mel-vekil (Allah bize yeter, O ne güzel vekildir) deyiniz. Bu sözü Allah Rasulü’nün (s.a.v) sahabesi (r.anhum) daha önce söyledi ve Allah’tan bir nimet ve lütufla savaşlardan geri döndüler, onlara bir kötülük de dokunmadı.

Ey Şam ehli!

Size “Ruslar süper güç” diyorlar, onlar görmediler mi ki Rusları yaratan Allah (s.v.t) güç bakımından Ruslardan daha çetindir. Ad nerede? Sütunlar sahibi İrem kenti nerede? Firavun nerede? Karun nerede? Hatta daha yakına gelin. Sovyetler Birliği nerede? Onlara dair bir iz görüyor musunuz? Cesetleri parça parça olup çürümüş, onları Horasan dağlarındaki solucanlar, kurtçuklar yemiştir. Vadi ed Dayf ve el Hamidiyye kuvvetleri nerede? Ebu Zuhur Havaalanı’ndaki kuvvetler nerede?

Ey Şam ehli!

Allah (c.c) sizlere buyuruyor ki : “İşte bu şeytan ancak kendi dostlarını korkutur. Şu halde, eğer iman etmiş kimselerseniz onlardan korkmayın, benden korkun” (Âl-i imran-175)

Ey Şam ehli!

Doğrudur, onların yanında uçakları var ancak şunu hatırlayın ki bizimle birlikte yerin ve göklerin Rabbi var. Hasbunallahu ve ni’mel-vekil deyiniz ama askeri ve şer’i sebepleri ile amel etmeden bu sözü söylemeniz yetmez. İşte Rusya müdahale ediyor ve İran bütün pişkinlik ve arsızlığı ile övünerek, "Suriye’deki hava rotaları 3 gruba tahsis edilmiş: Suriye hükümeti, Rusya ve IŞİD’e karşı koalisyon"diyor. İran şöyle diyor: "Yakında bizim de bir hava güzergahımız olacak."

Bu gelişmelerin ancak Nebi’nin (a.s) haber verdiği melhameler (savaşlar) olduğunu sanıyorum. Allah’a yemin olsun ki Farslar ve Rumlar Allah’ın izniyle bu iş için gerekli şer’i ve askeri sebepleri yerine getirirseniz kılıçlarınız altında kırılacaklar, bozguna uğrayacaklar. Şaşırmaya gerek yok.Rusya’nın müdahil olmasına şaşmaya gerek yok. Şam toprağı melhamelerin (savaş, destan) toprağıdır. Şam’da kim ipleri eline alırsa dünyayı o yönetir ve dünyanın efendisi olur. İşte sizler Fetih Ordusu adındaki yapılanmanın altında bazı gruplar birleştiğinde meydana gelen basit ve ilahi bir dersi görüyorsunuz. Senelerce direnen ve efsane olan kaleler Fetih Ordusu’nun önünde sallantıya uğradı.

Ey komutanlar, liderler!

Belki yakında iletişim araçlarından bile irtibat kuramayacağız, belki uluslararası saldırı ve hedef alınışımızın şiddeti yüzünden görüşme, nasihatleşme yapamayacak, diyalog kuramayacağız. Sizler bunu iyi bir şekilde idrak ediyorsunuz.

"İran, Rusya ve Amerika İslam'a savaş açmak üzere birleşti"
Ey liderler!

Sizleri seven bir nasihat sahibinden duyun. Şu an yapmanız gerekenlerin en gereklisi bütün anlaşmazlıklarınızı unutup yeni bir mücadele aşamasına başlamanızdır. İran, Rusya ve Beşşar Esed’in, hatta Amerika’nın uzlaşmasının din veya akidede anlaşmaları yüzünden olduğunu mu sanıyorsunuz? Hayır, Allah’a yemin olsun ki Islam’a karşı savaşta uzlaştılar. Aralarındaki ihtilaflar çetindir ancak bizimle savaşmak ve bizi yok etmek için biraraya geldiler. Biz ise zamanı geçmeden bir araya gelmeye ve safların birleşmesine daha layığız. Birleşmeyi arzular ama başaramaz hale gelmemizden önce buna daha layığız.

Ey liderler!

Allah size buyuruyor ki “Tedbirinizi alın, dikkatli olun” Öyleyse önümüzdeki yeni savaşa hazır ve ehil olun. Allah’tan yardım isteyin. Hepiniz şimdi Rus hava gücünün keşif uçakları ile havada dolaştığını görüyorsunuz. Rus uçaklarının aylarca hedef istihbaratı topladığını biliyorsunuz. Onlar için derhal masayı ters çevirin (işlerini terse çevirin). Yarın demiyorum, şimdi yapın. Çok acil bir adım atarak merkezi ve hassas karargahların, teknik araçların yerlerini değiştirin. Bu sizden Allah’ın düşmanlarına bir tuzak olacaktır. Maddi zorluğun engel teşkil ettiğini biliyorum ancak konu çok büyük öneme sahiptir, bu işinizi başka önemli işlerinizin aleyhine dahi olsa planlı biçimde gerçekleştirin. Bu tavsiyemi önce emirlere daha sonra saha komutanlarına yapmaktayım. Emir meşgul olursa sen mazeret üretme ey komutan!

Beklenen senaryolardan bazıları şunlardır:

Rusya’nın bir hava filosu ile girerek hassas, askeri mevzileri tek seferde Amerikalıların Saddam’a yaptığı gibi bombalaması, ardından Beşşar Esed’in paralı askerlerinin Rus hava desteği altında ilermesidir. Ağırlık noktalarımızın hedef alınışını takiben kartları değiştirmek, karıştırmak durumunda olacağımız için bundan yararlanmaya çalışacaklardır.

Ey Cihad komutanları!

Allah için dikkatli olun. İslam’a sizin yönünüzden bir zarar vermeye, baskın yapmaya çalışmasınlar.

Ey liderler!

Şam ehli ile yeni bir sayfa açmanız gerekmektedir. Onlar sizin dayanağınız, onlar sizin yakıtınızdır. Allah’tan sonra onlar olmaksızın kalıcılığınız yoktur. Hapishanelerinize tekrar göz atın. Bir şebbihanın evine yerleşmiş olan birini, o ev kendisine ait olmasa bile ondan çıkarmayın. Ganimetleri kendinize has kılmayın, fakirlerin ondaki payını unutmayın. Kendinizi onların üzüntü ve sıkıntılarından ayrı bir yerde tutmayın. Şam ehlini Allah’ın düşmanlarıyla karşılaşmada en hayırlı yardımcı bulacaksınız. Şam ehli ile birlikte yaşadım; onları insanlar arasında iyiliğin hatırını en çok koruyan ve kendilerine ulaşan sıkıntıyı en hızlı bağışlayıp affeden kimseler olarak buldum. Onlar hakkında bu özelliği ganimet bilin.

Siz; ey Şam’ın kahramanları, gençleri!

Ey cihada henüz katılmamış olan veya katılıp bir sebepten terkeden kişiler. Şimdi savaş gelmiş bulunmaktadır. Büyük ve mukaddes savaşınıza başlayın.

Haydi cihada!

Haydi cihada!

Türkiye’de, Avrupa’da veya başka yerlerde oturan kişi!

Cenk meydanlarına, izzet ve kahramanlık meydanlarına gel. Gel de seni görelim, başımızı daha dik tut. Rus ve İranlılar'la çarpışırken, onları senin toprağına gömerken görelim, gel.

Müjdeler olsun Şam ehli !

İyimser ve umutlu olunuz. Gerçekten, Allah’a yemin olsun ki Mücahit evlatlarınızı Allah’a tam bir güven içinde gördüm. Gülüşüp birbirlerine "Yarın esirlerimiz Rus olacak, ganimet aldığımız tanklar modern tanklar olacak. Beşşar’ın aşınmış tanklarından sıkılmıştık" diyorlar. Müjdeler olsun ki Allah size kefil olmuştur. Bundan sonra ne istiyorsunuz?

Ey Şam ehli!

Önümüzdeki aşama Allah’a (s.v.t) samimi bir dönüş yapmamızı bizden isteyen bir aşamadır. Çünkü Allah’ın orduları ve melekler ancak gönülden itaat edenlerin üzerine iner. Mescitler ruku edenlerle ve secde edenlerle dolsun. Tövbe eden erkek ve kadın kafilelerinin öncüleri olalım. Kendimizi, eşlerimizi, zürriyetimizi ıslahla işe başlayalım. Mazluma destek olalım. Yoksulu doyuralım. İşte o vakit Allah’tan bir zafer ve apaçık bir fetih bekleyelim.

Allah'ım! Bizlere Rus askerlerinden esirlerle, Rus tanklarının ganimet olmasıyla göz aydınlığı ver. Ya Hayyu Ya Kayyum.

Savaşlar ve nöbet toprağı Şam’dan Telegram kanalı vasıtası ile yazan:

Dr. Abdullah Muhammed el- Muhaysini

Yazının orjinal Arapça metni:İçin Tıklayınız.....

Yazının Kaynagı:İçin Tıklayınız.....

10 Ocak 2016 Pazar

Suriya ve Guta Hakkında Bilgiler


BEKİR HAZAR

Suriye ve Guta

Magido Dağı...
İbranice'de HAR-MEGİDO...
Akdeniz'den 15 mil içeridedir.
Tel Aviv'den 55 mil kuzeydedir.
Yahudiler bu dağa Kıyamet savaşının kopacağı yer olarak inanır.
Aziz Yuhanna İncili'nde der ki; 
"Bir gün gelecek çok büyük bir savaş yaşanacak.
O büyük savaş Şam civarında olacak."
Aziz Yuhanna İncil'i tarih boyunca tercüme edilmiştir.
İbranice'den İngilizce'ye sayısız dile çevrilmiştir.
Her tercümede her kafadan bir ses çıkmıştır.
Dolayısıyla ortaya çok farklı bir İncil çıkmıştır.
Yahudiler ve Evangelistler İncil'de bahsi geçen "Büyük savaş"a isim takmıştır.
O İsmin adı; "ARMEGEDON"dur.
Yani 3. DÜNYA SAVAŞI.
Savaşların en büyüğü.
İslam dininde de "BÜYÜK SAVAŞ" vardır.
Ona; Melhame-i Kübra adı verilmiştir.
Peygamber Efendimiz bir Hadis-i Şerif'te buyuruyor ki; 
"Melhame-i Kübra gününde Müslümanlar'ın fustatı (çadırımerkezi) 
Şam şehrinde GUTA denilen yerdedir. 
O gün Müslümanlar'ın menzillerinin en hayırlısı orasıdır."
Mehdi Aleyhisselam'ın ilk zuhur edeceği dönemde yaşanacak 
en büyük ve en kanlı savaşın adıdır Melhame-i Kübra.
O gün Müslümanlar Şam'da GUTA bölgesinde konuşlanacaktır.
Peygamber Efendimiz yüzyıllar öncesinden GUTA'yı işaret etmiştir. 
"Büyük Savaş geldiğinde sizin için GUTA'daki menzil en hayırlısıdır" demiştir.
O gün zafer GUTA'da yerleşenlerin ve Allah'a inananların olacaktır.
Ve önceki gece saatler 02.30.
İnsanlar uyuyor.
Bebekler ana koynunda...
Çocuklar rüyada... Şam semalarında Esad'ın savaş uçakları şehri gürültüye boğuyor.
Jetler bir bölgeye geldiğinde ard arda bombalar bırakıyor.
O bombalardan SARİN gazı akıyor bir bölgeye.
1700 kişi kimyasal silahla yerlerde debeleniyor. 
Çocuklar, bebeler nefes alamıyor, daralıyor, çırpına çırpına can veriyor.
O bölgenin adı; GUTA.
Yahudi ve Evangelist inancında Armegedon savaşının yaşanacağı yer.
İslam dininde ise Melhame-i Kübra..
Yani Büyük Savaş'ta Müslümanlar'ın ordugahının bulunduğu yer.
Yüzlerce yıl önce Peygamber Efendimiz "GUTA" diyor.
İslam dünyası "GUTA"yı yüzyıllardır konuşuyor ve biliyor.
İşte bu bölgeyi şimdi tüm dünya da tanıdı.
Kimyasal silah kullanarak savaş suçu işleyen Esad'ı
"Bruce Willis'in Armagedon" sinema filmini izler gibi
Alaska frigo yiyerek seyreden DÜNYA şunu bilmeli ki; GUTA artık bir Dünya Markası olmuştur.
GUTA çocukların ve bebeklerin zalimce uykuda SARİN gazıyla öldürüldüğü yer olarak tarihe geçmiştir.
Siz kalkın ARMEGEDON deyin.
Ben diyorum ki; "MELHAME-İ KÜBRA" günü geldiğinde...
Şam'da saf tutacak o güzel insanlar...
Bebeklerin öldürüldüğü GUTA'nın anısına orduyu burada konuşlandıracaktır.
GUTA katliamı, Kıyamet Savaşı'na kadar unutulmayacaktır.
Ve tabii mahşer günü o mizan kurulduğunda da...
Cani katillere o gün mahşerden sonra gidecek tek yer vardır.
Orası da Şam'dan binlerce derece daha sıcaktır.
Cehenneme kadar yolunuz var!!!

31 Aralık 2015 Perşembe

Melhame-i Kübra ve Deccal Zuhuru Hakkında

Melhame-i bübra, kelime manası olarak çok büyük ve kanlı savaş anlamına gelmektedir.

Bu konuda değişik tasvirleri ihtiva eden hadis rivayetleri vardır. Diğer kıyamet alametleri gibi  bu da müteşabihtir, kesin olarak tayin edilmesi kolay değildir. Melhame-i Kübra,  kıyametin bir alameti olarak değişik zaman dilimlerinde farklı şekillerde boy gösteren farklı versiyonları olan bir kavram da olabilir.  Hadislerin farklı rivayetleri bu farklı olaylara da işaret etmiş olabilir. Hadis kaynaklarında geçen özellikleri nazara alındığında bu olayın Osmanlı topraklarında gerçekleşeceği anlaşılabilir. Biz konuyu fazla uzatmadan kendi kanaatimizi de pekiştiren şu hadislere bakabiliriz.

Abdullah b. Büsr anlatıyor; Resulullah (a.s.m) şöyle buyurdu

“Melhame-i Kübra ile Kostantıniyye´nin fethi arasında altı sene vardır. Yedinci de Mesih Deccal çıkar.”(Ebu Davud, Melahim, 4)

Muaz b. Cebel anlatıyor; Resulullah (a.s.m) şöyle buyurdu

“Melhame-i Kübra, Kostantin’in fethi ve Deccalin ortaya çıkması (olaylarının hepsi) yedi ay içerisinde meydana gelir.”(Ebu Davud, a.g.e; Tirmizî, Fiten, 58).

Ebu Davud, yukarıdaki hadis rivayetinin bu hadisten daha sahih olduğunu söylemiştir. Tirmizî de bu hadis için “garip” olduğunu söylemiştir.(bk. ilgili yerler)

Buna göre, Melhame-i Kübra’yı zaman itibariyle şöyle anlayabiliriz: Önce Melhame-i Kübra olacak, ardından Konstantiniye fethedilecek, ardından da Deccal çıkacaktır. İşte bu hadis rivayetinden hareketle denilebilir ki;

1. Melhame-i Kübra, Birinci Cihan Harbidir. Osmanlı topraklarının yedi düvel tarafından işgal edildiği bu savaş, İslam aleminde gerçekleşen en büyük savaştır.

2. Konstantiniye/İstanbul’un fethi ise, aynı savaşta İngilizler tarafından işgal edildikten birkaç yıl sonra yeniden kurtulmuş ve yeniden fethedilmiştir.

3.  Deccal'in çıkması ise, aynı savaşla bağlantılı olarak belli din düşmanı şahısların ortaya çıkması yanında, materyalist bir düşünce akımını temsil eden Avrupa ve Sovyetler Birliğinde genel olarak meydana gelen semavî dinlerin karşıtı cereyanlar da bu deccali simgelemektedir.

Hadiste ifade edildiği gibi, bu olayların hepsi altı-yedi yıl içerisinde gerçekleşmiştir. Tabii ki bu da nihayet bir yorumdur; isteyen katılır, isteyen katılmaz.