Süfyani etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Süfyani etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2015 Cumartesi

(İmam Suyuti) Süfyani Ordusunun Beyda'da Yere Batışı

(İmam Suyuti) Süfyani Ordusunun Beyda'da Yere Batışı

Kitab Ül Bürhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Ez-Zaman

SÜFYANİ ORDUSUNUN BEYDA’DA YERE BATIŞI

• Süfyani ordusunun Beyda’da batışı

- Hakim, Ebu Hureyre’den tahric etti, Resullulah (s.a.v.) buyurdu: “Şam’ın alt tarafından, kendisine Süfyani denen bir adam çıkar ve ona tabi olanların çoğu Kelb’den olur. Süfyani insanları öldürür ve hatta kadınların karınlarını deşerek çocukları katleder. Onlara karşı Kays toplanır ve onları da öldürür. Hatta zulmü o hale gelir ki kurtlar bile onu lanetlerler. Sonra Ehli Beytim’den olan Mehdi Harra’da çıkar ve bu haber Süfyani’ye ulaşır ve O Mehdi üzerine bir ordu gönderir. Ancak Mehdi Süfyani’nin ordusunu hezimete uğratır. Süfyani bunun üzerine yanındaki bütün askerlerini toplayarak O’nun üzerine tekrar bir ordu gönderir, fakat bu ordu Beyda’ya varınca yere batırılır. Onlardan ancak haberci kurtulur.”

• Süfyani ordusunun bir şahsı aramak için Medine’ye gelişi

- Bezzar, Hz. Enes (r.a.)’dan tahric etti, dedi ki: “Bir gün Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Ümmü Seleme’nin evinde uyurken birden uyanarak ‘Biz Allah içiniz ve Allah’a döneceğiz.’ dedi. Ümmü Seleme ‘Niçin böyle dediniz Ya Resullullah’ dediğinde, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdu: ‘Medineli bir şahsı aramak için Irak tarafından gelen bir ordu sebebi ile ki Allah Teala o ordudan o şahsı korur ve onlar Zülhuleyf’den Beyda’ya geldiklerinde yere batırılırlar. Onların önde olanları, arkadakilere yetişemedikleri gibi, arkadakiler öndekilere kıyamet gününe kadar yetişemezler.’ ”

• Süfyani ordusundan 600 yabancı kimsenin olacağı

- Naim b. Hammad, İbni Abbas’dan tahric etti, O dedi ki: “Medine reisi, Mekke’deki Haşimilere bir ordu gönderir, ancak Haşimiler bu orduyu hezimete uğratır. Bunun üzerine Şam’ın o günkü sahibi olan Süfyani, içinde altı yüz yabancı olan yeni bir orduyu tekrar Haşimi’lerin üzerine gönderir. Aydınlık bir gecede bu ordu çöle giderken, bir çoban fark ederek ‘vay Mekke’nin başına gelene’ şeklinde söylenirken, ordunun birden gözünün önünden kaybolduğunu görünce ‘SübhanAllah kısa zamanda nasıl da yok oldular’ diyerek onların battığı yere gelip ve yarısı yerde, yarısı yerin dışında kalmış bir yorganı yakalayarak, çıkarmaya çalışır. Lakin çıkaramaz ve o zaman ordunun toprağa battığını anlar. Mekke reisine bunu müjdelemek için gider ve bunu duyan Mekke reisi ‘Elhamdülillah, bize kendisinden haber verilen alamet işte buydu’ der.”

• Batan ordudan sadece iki kişinin kurtulacağı

- Keza (N. b. Hammad) Ebu Kubeyl’den tahric etti, O dedi ki: “Batan ordudan biri müjdeleyici, diğeri ise korkutucu iki kişi sağ kalır. Müjdeleyici Mehdi’ye korkutucu ise Süfyani’ye haber verir. Bunların ikisi de Kelp’dendir.”

• Beyda’da ordunun batışının Hz. Mehdi’nin çıkış alameti olduğu

- Naim, Amr b. Asi’den tahric etti. O şöyle dedi: “Beyda da ordunun yere batırılışı Mehdi’nin çıkış alametidir.”

• Kabe’ye karşı gelen ordunun Beyda’da yere batacağı

- Nesei, Ebu Hureyre’den tahric etti. O dedi: “Şu Beyt’e bir ordu gelir, ancak Beyda’da yere batar.”

- İmam Ahmed, Muslim, Nesei, İbni Mace Hz. Hafsa’dan tahric ettiler. O dedi: “Şu Beyt’e karşı bir ordu gönderilir, ancak Beyda’ya girdiğinde bu ordunun önce ortası batar ve baştakiler sondakilere bağırırken, hepsi birden batar. Onlardan bir kaç haberci dışında kimse sağ kalmaz.”

- Nesei ve Hakim, Ebu Hureyre’den tahric ettiler. O dedi ki: “İnsanlar, Beyda’da bir ordu batana kadar Beyt’in fethinden vazgeçmeyeceklerdir.”

• Beyda’da yere batanların kıyamette niyetleri ne göre dirileceği

- Buhari ve İbni Mace, Hz. Aişe’den tahric ettiler; o dedi ki: “Kabe’ye saldırmak için gönderilen bir ordu, Beyda’da yere batar. Kıyamet günü ise herkes niyetine göre dirilir.”

- Ahmed b. Hanbel, Tirmizi, İbni Mace ve Ebu Davud, Hz. Safiye’den tahric ettiler, O dedi ki: “İnsanlar şu Beyt’in fethinden vazgeçmezler. Bir ordu savaş için gelir, çöle girdiğinde baş ve sonundakileri batar, ortadakiler de kurtulmaz.” Denildi ki: “İstemeyerek o orduya katılıp batanların durumunu ne olur?” Buyurdu. “Allah onları niyetleri ne göre diriltir.”

- Ahmet b. Hanbel ve Müslim, Ümmü Seleme’den tahric ettiler: O dedi ki: “Mehdi, Beyt’e iltica ettiğinde, üzerine her taraftan ordular gönderilir. Ancak bunlar Beyda’da batarlar.” Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e “İstemeyerek gidenlerin durumunun ne olacağı” sorulduğunda, buyurdu ki: “Kıyamet günü herkes niyetine göre dirilecektir.”

• Süfyani ordusunun Kabe’deki bir zatı (Mehdi’yi) aramaya gelmesi

- Tabarani, Ümmü Seleme’den tahric etti. O dedi ki: “Ümmetimden bir grup, Mekke’deki bir adama karşı gönderilir. Ancak Beyda’da yere batarlar. Onların battığı yer aynı, ancak niyetleri ayrıdır.”

- Tabarani, Evsad’da Ümmü Habibe’den tahric etti, O dedi, “Resulullah (s.a.v.)’den işittim şöyle buyuruyordu: ‘Doğu tarafından bir kısım insanlar, Beyt’teki bir şahsı aramak için yola çıkarlar. Beyda denilen yere geldiklerinde yere batırılırlar.’ ”

Musannif diyor ki: Şeyh İbn Hacer Mekki (Heytemi) de El Kavlul Muhtasar fi alametil Mehdiyyil Muntazar’da bu konuda şöyle nakletmektedir: “Irak tarafından bir ordu, Medineli bir şahsı aramak için yola çıkar. Bu şahıs Mehdi’dir. Ancak Cenab-ı Hak onları engeller ve (Mekke’ye çok yakın) zulhuleyfe yakınında Beyda’da yere batırılırlar. Öyle ki altta kalan üsttekini, üste kalan alttakini kıyamete kadar göremez. Bu ordunun Irak tarafından geleceği rivayeti ile doğudan geleceği rivayeti arasında bir zıtlık olmadığı gibi, pek çok nakilden açık olarak anlaşılacağı gibi Onlar Şam ehlinden olacaktır.”

• Süfyani’nin helaki

- İbni Asakir, Halid b. Miğdan’dan tahric etti. O dedi ki: “Süfyani’nin helaki, bir cemaati iki defa hüsrana uğrattıktan sonra olur. Mehdi de Gota bölgesinde Haresta adı verilen bir köy batmadan çıkmaz.”

- Naim, Hakim b. Nafi’den tahric etti. Dedi ki: “Süfyani Türklerle savaştıktan sonra, onun yok edilmesi görevi Mehdi’nin elinde olur. Mehdi ilk kurduğu orduyu da Türk’e (Türk tarafındaki düşmanlara) gönderir.”


6 Kasım 2015 Cuma

Süfyani ve Yamaninin Ortaya Çıkışı Hakkında

Süfyani ve Yamaninin Ortaya Çıkışı Hakkında

Süfyani Ortaya Çıkışı Hakkında

Süfyani’nin ortaya çıkışı birçok rivayette nakledilmiş ve zuhur alametlerinden olduğu bildirilmiştir. Süfyani, Ebu Süfyan’ın soyundan olan ve İmam Mehdi’nin (a.f) zuhurundan kısa bir süre önce Şam bölgesinde kıyam edecek kişidir. Çok sayıda masum insanın kanını akıtacaktır. Öldürmekten ve savaştan çekinmeyen, düşmanlarına karşı da çok sert davranan zalim biridir.

İmam Bakır ( a.s) bir rivayetinde şöyle buyurur: Ey Caber ,Şam’da(Suriye) bir fitne çıkacak ki bu fitneden kurtulma yolları aranacak ancak kaim gelene kadar asla bulamayacaklar .Gaybet Numani s 327

Hz Ali (a.s )buyurur: Batı ülkelerinin, Şam’a saldırdığını gördüğün zaman bil ki büyük ve korkutucu bir savaş çıkararak Şam’ı işkal edecekler ve o zaman kuru bölgede Süfyani’nin çıkışını bekleyin.Gaybet şeyh Tusi s 461

İmam Sadık (a.s) onu şöyle anlatmaktadır:

“Eğer Süfyani’yi görürsen, insanların en alçağını görmüşsün demektir.”

[ Kemalu’d-din, c.2, bab.57, h.10, s.557]

Süfyani, Recep ayında kıyam edecek, Şam bölgesini ve etrafını ele geçirdikten sonra Irak’a saldıracaktır. Orada da büyük katliamlar yapacaktır.

Rivayetlere göre Süfyani’nin ortaya çıkışı ile ölümünün arasındaki zaman on beş aydır.

[ Gaybet-i Numani, bab.18, h.1, s.310]

Yamani Ortaya Çıkışı Hakkında


Doğu’da ortaya çıkacak bir liderin kıyamı da zuhur alametlerindendir. Bu olay, kıyamdan kısa bir süre önce gerçekleşecektir. Yamani Süfyani’nin aksine salih ve mümin bir insandır. Tüm gücüyle fesat ve kötülüklerle savaşacaktır. Elbette kıyamının ayrıntıları hakkında elimizde net bilgiler bulunmaktadır.

İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmaktadır

İmam Bakır (a.s) buyurdu : Üç kişinin kiyamı kesin dır Horasani Sufyani ve Yamani ve üçünün çıkışı bir sende bir ayda bir günde beraber olacak ve bayraklar arasında hidayet olmuş en hidayetli bayrak yamaninın bayrağı olacak çünkü sizi sahibinize davet edecek ve eğer Yamani huruç (çıkış-cihat) yaparsa silah satmak haram olacak ve eğer yamani huruç yaparsa aya kalkın ve ona doğru gidin ve ona katılın çünkü bayrağı hidayettir .ve ona karşı gelmenin hiçbir Müslüman için caiz değildir ve eğer birisi bunu yaparsa cehennem ehlinden olur çünkü o hakka ve hidayete ve doğru yola davet eder.

[ Gaybet-i Numani, bab.14, h.13, s.264]

Yamani (a.s.)’ın Zuhurunun En Önemli Alamet Olması

İmam Sadık (a.s.): “Hz. Mehdi’nin zuhurundan önce, 5 adet değişmez alamet ortaya çıkacaktır. Yamani, Süfyani, münadinin seslenişi, günahsız ruhun (Nefsi Zekiye’nin) öldürülmesi ve Beyda’da yerin dibine batmak.” – Bihar’ül Envar c.52 s.204

İmam El Bakır (a.s.) şöyle buyurmuştur: “Bayrakların içindeki tek hidayet bayrağı, Yamani’nin bayrağıdır. Çünkü sizi sahibiniz olan Hz. Mehdi’ye davet etmektedir. Yamani zuhur ettiğinde, silah satmak haram dır. Yamani zuhur ettiğinde ona doğru ayağa kalk. Şüphesiz onun bayrağı, hidayet bayrağıdır. Herhangi bir müslümanın onun karşısında kibirlenip isyan etmesi helal değildir. Her kim bunu yaparsa, o ateş ehlindendir. Zira o, hakka ve doğru yola davet etmektedir.” – Gaybeti Numani s.264

İmam Ali (a.s.): “Mehdi’den önce Doğu’da onun (Mehdi a.s.’ın) Ehli-Beyt’inden olan bir adam gelecek, o kılıcı sırtında sekiz ay taşıyacak; öldürecek ve sakat bırakacaktır ve sonra Beytül Maktis’e (Kudüs’e) gidecektir ve oraya ölmeden varacaktır.” – El Mumehhidun s.110

hadislerde görüldüğü gibi Yamani (a.s) hz mehdi tarafından görevlendiren bir kişiliğie sahiptir 2000 yılında Irak Basra kentinden Yamani (a.s)kendini ilan etmiş ve kendisini ve hakkaniyetini herkesin inandığı kitap ile ispat etmiş ve her din ve düşüncede olan insanları Hz Mehdi ile biat edilmeleri için davette bulunmuş değişik din mezhep ve duşuncede olan her farklı grubu kendi inandıkları inançlar ve duşunceleri Hz Mehdi (a.s)’ın davetini ve kendisinin görevini ispat etmiştir detaylı bilgileri ulaşmak için sitemizde KANITLAR kısmından şii ve sünni kaynaklara bakarak erişe bilirsiniz ancak Kanıtlar kısmında her din grubunun delilleri mevcüt olacaktır


23 Temmuz 2015 Perşembe

İslam Deccali Süfyan Hakkında Bilgiler

İslam Deccali Süfyan Hakkında Bilgiler


Süfyan büyük bir âlim olacak, ilim ile dalalete düşer. Ve çok âlimler ona tabi olacaklar

İslam Deccal'ı Alim olup, ilim ile dalalete düşecektir

İslam Deccal'inin özelliklerinin anlatıldığı bir rivayette “Süfyan büyük bir âlim olacak, ilimle dalâlete düşer. Ve çok âlimler ona tâbi olacaklar.” ifade edilmiştir. Evet Süfyan, devlet yöneticileri gibi kuvvet, kudret, kabile, aşiret, cesaret veya servet gibi saltanata vesile olabilen bir gücü olmamasına rağmen, zekası ve siyaset ilminin kuvvetiyle o gücü kazanır. Ayrıca aklıyla, çok alimlerin akıllarını kendine hizmet ettirip etrafında fetvacı yapar. Öğretim elemanlarına da sihirli zekasıyla hakim olacak, onların da istediği gibi eğitim vermelerini temin edecektir. ( Şualar, 585)

İslam Deccal'inin (Süfyan) eli delik olacaktır

Hz. Peygamber (a.s.m) Süfyan'ın tanınması için bazı alametlerini sıralamışlardır. Mesela hadiste; “âhirzamanın mühim şahıslarından olan Süfyan'ın eli delinecek.” buyurulur. Bu gibi rivayetlerde de yine benzetme yapılmıştır. Çünkü atalarımız israf ile elinde mal durmayan kişiler için “ filan adamın eli deliktir. ” ifadesini kullanmışlardır. Demek “Süfyan” denilen o dehşetli şahıs, çok müsrif olacak ve insanları israfa,israf ekonomisine teşvik edecektir. İsraf edenler de, onun tuzağına düşeceklerdir. Hz. Peygamber (a.s.m) ahirzamanda gelecek ümmetini, onun tuzağından korumak için, bu özelliğinden böyle bahsetmektedir. (Şualar, 583)

O süfyan devlet imkânlarını kendi şahsına ve yandaşlarına kullandığı ve kadrolaştığı için rivayetlerde “Ahir zamanda gelecek olan Süfyanın eli delik olacak” (Hâkim, Müstedrek, 4:520; Aliyyu’l-Muttaki, Kenzu’l-Ummal, 11:125) buyrulmuştur

Süfyan İslam Topraklarından Çıkacaktır

Rivayetlere göre "Sufyani Horasan taraflarından zuhur edecektir." Bediüzzaman bu konuda şöyle bir açıklama yapmaktadır: "Bunun bir tevili şudur ki: Türkler, o rivayet zamanında Horasan taraflarında bulunup daha Anadolu'yu vatan yapmadığından, o zamandaki meskenini zikretmekle Süfyanî Deccal onların içinde zuhur edeceğine işaret eder.(5. Şua).
Başka bir hadiste geçen "Bütün şark ülkelerini dolaşacak." (Kıyamet Alametleri,168) cümlesi de Sufyan fitnesinin ve öğretisinin bütün ümmete yayılacağını haber vermektedir.

Bediüzzaman bir hadisi açıklarken şöyle buyurur: “Başka padişahlar gibi ya kuvvet ve kudret veya kabile ve aşiret veya cesaret ve servet gibi vasıta-i saltanatı olmadığı halde, zekâvetiyle ve fenniyle ve siyasî ilmiyle o mevkii kazanır ve aklıyla çok âlimlerin akıllarını teshir eder, etrafında fetvacı yapar. Ve çok muallimleri kendine taraftar eder ve din derslerinden tecerrüt eden maarifi rehber edip tâmimine şiddetle çalışır, demektir. (Şualar, s. 461)


4 Temmuz 2015 Cumartesi

Süfyaniden Önce Zuhur Olayı

Süfyaniden Önce Zuhur Olayı



İmam Mehdi (a.s)’ın Mektubu

İmam Mehdi (a.s)’ın dördüncü naibi (vekili) olan Ali bin Muhammed-i Semeri, hicretin 329. Yılında dünyadan göçtü ve onun ölümüyle de gaybet-i kubra başlamış oldu. O vefat etmeden önce İmam Mehdi (a.s) ona şöyle bir mektup yazdı:

“Ey Ali bin Muhammed-i Semeri! Allah Teala senin ölüm musibetinden dolayı kardeşlerine büyük mükafat versin. Sen altı gün sonra dünyadan göçeceksin. O halde işlerini toparla ve vefatından sonra kendin için yerinde oturacak bir vasi tayin etme. Şüphesiz artık gaybet-i kubra zamanı ulaşmıştır. Allah Teala izin vermedikçe zuhur gerçekleşmeyecektir; bu da uzun bir zaman geçtikten, kalpler katılaştıktan ve yeryüzü zulümle dolduktan sonra olacaktır. Bir zaman gelecek ki, Şialardan bazıları beni gördüklerini iddia edecekler. Bilin ki, her kim Süfyani’nin hurucundan (ortaya çıkışından) ve gök sesinden önce böyle bir iddiada bulunursa, yalancı ve iftiracıdır. Güç ve kudret ancak yüce Allah’tandır.”

Ali bin Muhammed Semeri, vefatından altı gün önce mektubu Şialara göstermiş ve altı günden sonra dünyadan göçmüştür. Artık o zamandan sonra Gaybet-i Kubra (büyük gizlik) başlamıştır. Bihar, C. 51, S. 361.El İhticac Tabarsi c 2 s 296- Gaybet Şeyh Tusi s 395

Öncelikle bu mektub da Buyuk gaybet Esnasında kimse Hz Mehdi ile görüşemez diyor halbuki bir suru şii alimin açıklamalarında Hz Mehdiyi gördukleri yazılmaktadır ve örnek olarak vermemiz gerekirse iranda Cemkeran camisi Hz Mehdi (a.s)’ın emri ile yapılmıştır ve kendisi direkt olarak alimlerin yanına gitmiş ve emir vermiştir ve bu hikayeyi herkes bilri buda burdaki göremez anlamın başka bir anlam verdiğinin habercisidir ikinci olarak mektubta göremez kelimesi arapça olarak Elmuşahide demek elmuşahide aşikar demektir yani gaybetin tam tersi anlamında, eğer normal olarak  göremez anlamını verilmek istiyor olsaidi elmuşahidenin yerine ”Muşahide Men” kullanılması gerekiyordu El eki geldiğinde anlam tamamen değişiyor ve verdiği anlam tam olarak şöyle olacak:

Bir zaman gelecek ki, Şialardan bazıları beni herkes için görünür olduğumu (Zuhur Ettiğimi) iddia edecekler. Bilin ki, her kim Süfyani’nin hurucundan (ortaya çıkışından) ve gök sesinden önce böyle bir iddiada bulunursa, yalancı ve iftiracıdır. Güç ve kudret ancak yüce Allah’tandır.”yani burdaki hadis Hz Mehdinin Zuhuru kast etmektedir ve zuhuru Süfyaniden sonra olacağını belirtmeye çalışmaktadır önu görmek değil ve gayb ile ilgili sadece Allah’ın haber dar olduğunu bilmekteyiz ve hiçbir insan zuhurun nezaman olacağını söyleyemez O, kendisinden başka hiçbir ilah olmayan Allah’tır. Gaybı da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.Haşr ﴾22 ve bu anlamı başka hadislerde doğrulamaktadır .

Müfzel bni Ömer der: İmam sadık (a.s)’ın şöyle söylediğini duydum Bu Emir sahibi için iki Gaybet vardır o gaybetlerden biri okadar uzun surecektir ki bazıları gitti ve donuşu yok derler bazıları onun mekanından ve meselesinden kimsenin haberi yok ne onun evlatlarından ve nede diğer kimselerden onun emrini aşikar eden mevla dışında

Bihar-ul Envar c 52 sayfa 152–Gaybet Şeyh Tusi s 161– gaybet Numani s171—İsbat-ul Huda c 3 s 500


İmam sadık (a.s) Buyurdu: Kaim için (Hz Mehdi a.s) iki Gaybet vardır onlardan biri kısa diğeri ise çok üzayacak ilk gaybetinde onun yerini sadece özel sahabeleri bilecekeler ancak diğerinde mekanını kimse bilemeyecek, Mevlasınn (Hizmetçisinin) dinide olanlar dışında

Usul Kafi cil 1 s 340-Gaybet Numani s 175 Bihar-ul Envar c 52 s 155

Ehl-i Sünnet Kitaplarından “el-İşaa Fi Eşrat-is Saa” s.93 (Mısır bas.):Ebu Abdullah Hüseyin b. Ali’den şöyle buyurduğu rivayet edilir: “Bu işi yapacak olanın (yani Mehdi’nin) iki gaybeti vardır. Bu iki gaybetin biri o kadar uzayacak ki, bazıları: “O öldü”, bazıları da: “O gitti” diyeceklerdir. Ne onu sevenler, ne de başkaları onun yerini bilemeyecekler, sadece ona çok yakın hizmetçisi onun yerini bilir.”

Amr b. Sabit’ten: Hz. Zeyn-ul Abidin Ali b. Hüseyin aleyhi’s-selâm şöyle buyurdu: “Her kim bizim Kaimimizin gaybetinde onun velayetine bağlı kalırsa, Allah (c.c) Bedir ve Uhud şehitlerinden b. tanesinin sevabını ona verir.” Kemal-ud Din, c. 1, s. 323:

Said b. Cübeyr’den: İmam Zeyn-ul Abidin Ali b. Hüseyin aleyhi’s-selâm şöyle buyurdu: “Bizden olan Kaim’de peygamberlerden bazı sünnetler vardır: Nuh’tan, İbrahim’den Musa’dan, İsa’dan, Eyyüp’ten ve Muhammed salla’llâhu aleyhi ve alih’den birer sünnet onda vardır. Nuh’un ondaki sünneti uzun ömrüdür, İbrahim’in sünneti gizli veladet ve halktan uzaklaşmasıdır. Musa’nın sünneti korkudan gaybete çekilmesidir; İsa’nın sünneti halkın onun hakkında ihtilaf etmesidir, Eyyüb’ün sünneti ise belalardan sonraki ferahlıktır; Muhammed’in sünneti ise kılıçla zuhur etmesidir…” Kemal-ud Din, c. 2, s. 576:

Diğer hadislerdede Hz Mehdi (a.s)’ın buyuk Gaybetinde onu gormekten ziyade Mekanından haberdar olan bir çok insan olduğu anlatmakadır

Necmul Sageb, Mirza Tabarsinin kitabında Hz Mehdi (a.s) ile buluşan bir çok alim ve normal dindar insanın hikayeleri ve hikmetleri yer verilmiştir

Yamani (a.s) hiçbir şekilde Hz Mehdi(a.s) Herks için görünür olduğunu ve zuhur ettiğini söylememiştir sadece onun Özel Mevlası(Hizmetçisi) olarak gönderidiğini ve ondan emir aldığını anlatmıştır ve bu emir beraberinde zuhru getirecektir, Tabi zuhur sufyaniden sonra olacaktır
Süfyani Hakkında Hadisler ve Bilinmeyen Yönleri

Süfyani Hakkında Hadisler ve Bilinmeyen Yönleri

Süfyani Kim ve Nasıl Ayaklanır

Süfyani’nin ayaklanması, Hz Mehdi(a.s)’ın zuhurunun en önemli alametlerindendir. Bu konu ile ilgili sünni ve Şii kaynaklarında 100’den fazla sahih hadis mevcuttur ve bu hadislerin bazıları, her ne kadar da ispatlamak mümkün değilse de, Sufyani ile ilgilidir ve bununla ilgili en ufak bir tereddüt tümüz dahi yoktur.

Bu olay, Hz Mehdi’nin zuhurundan önce gelişecektir. Hz Mehdi(a.s) gelmeden önce, Süfyani’nin ayaklanması hatmi ve kesindir; yani zuhurdan önce, gerçekleşmemesi mümkün değildir.

İmam Seccade (a.s) şöyle buyurmuştur: Kaim (Hz Mehdi(a.s)), Allah tarafından hatmi ve kesindir. Ve Süfyani de kesindir. [1]

Peki kimdir Süfyani

Süfyani’nin kimliği ile ilgili İmam Seccade (a.s) şöyle buyurmuştur; O  Ebu Süfyan’ın neslindendir.

Süfyani Müslüman mıdır?

Süfyani’nin dini konusunda farklı hadisler mevcuttur. Bazı hadisler onu Müslüman, bazı hadisler Hıristiyan olarak nitelendirmişlerdir. Ama her iki hadise de, Hz İmam Sadık’ın hadisi ile yön verebiliriz. İmam a.s şöyle buyurmuştur; O, Horasan’daki hükümeti yıkmak için Rumlar’a (Yahudiler ve Avrupalılar) gidecek ve Hıristiyan olarak dönecek.[3] Yani o, önce Müslüman’dır ve sonra da Hıristiyan olacaktır.

Süfyani’nin Ayaklanması Ne Zaman olacaktır?

Süfyani, Recep Ayı’nda,görünür ve 6 ay içinde suriyeyi işkal eder ve tahta oturur, ancak tahta 9 aydan fazla oturamayacak zira tahta oturur oturmaz yamani (a.s) Ayaklanır ve onu 9 ay sonra tamamen yok eder. Bunu da İmam Sadık (a.s)’dan öğreniyoruz: Süfyani’nin ve Hz yamaninin ayaklanması, bir senede olacak.[4] Ve tekrar başka bir hadisinde de, Süfyani Recep Ayı’nda çıkacak diye buyurur.[5] Çıkışları bir sene olacak ancak zuhurları farklı dır, Süfyani’nin çıkışının ardından, en fazla 9 ay sonrasında, Hz Mehdi zuhur edecek demektir. Ve ayriyeten, başka hadislerde de, Süfyani ayaklandıktan 6 ay sonra Yamani (a.s) çıkacak diye söylenmiştir.

Süfyani saldırısını şamdan başlayacak(Suriye) ve bu konuda bir çok hadiste geçmiştir Hz ali (a.s) bu konu ile ilgili şöyle buyurmuştur Şamdan üç bayrak çıkacak birincisi Ashab,ikincisi abkağ ve üçüncüsü Sufyani dır[6]

İmam Bakır a.s bir rivayetinde şöyle buyurdu: Ey Caber, Şam’da (Suriye) bir fitne çıkacak ki, bu fitneden kurtulma yolları aranacak. Ancak Kaim(Hz Mehdi a.s) gelene kadar asla bulamayacaklar. Gaybet-i Numani s 327

İmam Ali a.s buyurur: Batı ülkeleri Şam’a saldırdığında, büyük ve korkutucu bir savaş çıkararak, Şam’ı işgal edecekler. O zaman kuru bölgede Süfyani’nin çıkışını bekleyin. Gaybet-i Şeyh Tusi Sayfa 461



Süfyani kimlerle savaşacak

hadislerde Sufyaninin ayaklanmasının  iki sebebi vardır, birincisi Şiilerin katliamı onun esas amacı ve hedefidir ve bu yüzden ırakta Şiilerin en yoğun olduğu yere yani ,küfeye saldıracak ve bir çok Şii öldürecektir İmam bakır efendimiz bu konuda şöyle buyurmuştur ;onun gazabı sadece bizim Şiilerin üstünde olacak ve sadece onların kanına susamış olacak ,[7] ikinci sebeb ise Hz mehdinin başlatacağı hidayet yolunu kesmek ve bölgeyi saldırılarıyla istikrarsız yapıp Hz mehdinin amaçlayacağı kalkınmayı zayıflatmak ve onun hedeflerini yok etmektir Hz imam bakır şöyle buyurmuştur süfyani Medine ye bir ordu gönderecek ve Hz mehdi uzaklaşacak Mekke ye gider ve süfyaninin komutanına haber yetişecek ki mehdi (a.s) Mekke ye gitmiştir [8]

Süfyani bir çok ülkeye saldırır ve en son ülke İran olacak ki Allah onun sonunu getirecek ve yer Yüzü açılacak ve onu içine alacak ve ondan sonra hz mehdi (a.s) zuhur edecek

Kaynak: 

[1] ..Abdüllah ibn cafer homeyri garbol senad s374 hadis 1329
[2] . Şeyh Tusi gaybet,S 443
[3] ..Hatun abadi ,arbein,S153
[4] ..Numani gaybet,S 376
[5] . Şeyh seduk C 2 S 558
[6] .. Ali kurani moğcemol ahadis emam mehdi C3 s81
[7] ..Numani gaybet S 417
[8] ..Haman S 329

“Süfyanî 360 süvariyle çıkıp, tâ Dımeşk’e geldiğinde, daha üzerinden bir ay geçmeden Kelb’den 30.000 kişi ona tabi olur O da ordusunu Irak’a gönderir ve Zevra denilen bölgede 100.000 kişiyi katl eder. Ve Kûfe’ye çıkarlar ve orayı talan edip harab ederler. Bu sırada doğudan bir sancak çıkar ki, ona kendisine Şuayb bin Salih denilen Temim’den bir zat kumandanlık eder. Onların ellerindeki Kûfe ahalisinden olan esirleri kurtarır ve o Süfyanîleri öldürür**”.
( Fetava-i Hadîsiyye, İbn-i Hacer-i Heytemi-38)

Zevra, Irak’ın kuzeyi ile Türkiye’nin güneydoğusunu içine alan bir bölgenin adıdır. Kelb kabilesi ise meşhur bir kabile olmakla beraber aşağıda gelen bir hadiste İngilizler hakkında da bu ifade kullanıldığı için Süfyanîye tabi olan bu kabilenin kim olduğunu zaman gösterecektir.

Bu hadisten şöyle anlaşılıyor ki; Süfyanîler, Irak ve Suriye’nin tahribi hususunda mühim bir fitne çevirecektir. Her ne kadar Irak harbinde Süfyanîlerin bu icraatının bazı numuneleri görüldü ise de, ileride nasıl bir tahribat yapacağını hâdiseler zuhur etmeden tam olarak anlamamız mümkün değildir. Amma anlaşılan şudur ki; her halükarda Yamani (a.s)’ın komutanı olarak Şuayb bin Salih  denilen zatın orduları Irak ahalisini esaretten kurtaracaktır inşaallah



Süfyani ile ilgili hadisler

1- İsa bin Ayan şöyle der: İmam Caferi Sadık (a.s) şöyle buyurdu: “Süfyani kesindir, Recep ayında çıkacak, onun ilk  çıkışı ile ölümünün arası on beş aydır. Ve altı ay savaşacaktır. Beş bölgede dokuz ay hükümet sürecek ama onun hükümeti beş ayı bir gün dahi geçmeyecektir.”

2- Mualla bin Huneys şöyle der: İmam Caferi Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: “Bu olayda kesin olan ve kesin olmayan şeyler vardır. Kesin olan, Süfyani’nin Recep ayında çıkacak olmasıdır.”

 3- Muhammed bin Müslim şöyle der: İmam Muhammed Bakır (a.s)’ın şöyle buyurduğunu duydum: “Allah’tan korkun ve Allah’a itaat yolunda takvalı olup çalışarak inancınızı korumaya çalışın. Sizlere karşı kıskançlık ve gıpta sizlerin inancınızdan dolayıdır. Bunun şartı ise ahrete yönelip dünyadan uzaklaşmanızladır. Eğer bu hadde ulaşırsanız, Allah’ın nimetlerinin, kerametinin ve cennet müjdesinin size yöneldiğini anlarsınız ve zamanla korkularınız güvene dönüşecek ve sadece sizin inancınızın hakk olduğunu göreceksiniz. Sizin dininize karşı çıkanlar batıldır, onlar helak olacaklar. Sizleri istediğiniz şey hakkında müjdeliyorum. Sizlerin düşmanlarınızın Allah’a karşı isyan ederek birbirlerini nasıl öldürdüklerini görmüyor musunuz? Onlar dünyaları uğruna birbirlerini öldürürken sizler evlerinizde güven içinde oturuyorsunuz. Süfyani’nin sizlerin lehine düşmanlarınızı öldürmesi size yeter. O sizlerin lehine bir alamettir. O fasık zuhur ettikten sonra bir iki ay rahat içinde olacaksınız ve o sizin düşmanlarınızı öldürecek.”

Bazı ashabı ona şöyle dediler: Eğer böyle olursa ailelerimizi ne yapalım? Şöyle buyurdu: Sizin erkekleriniz onun gözünden kaçıp gizlenecekler. Çünkü o Şiilerimiz aleyhindedir. İnşallah kadınlara da bir zarar gelmez. Dediler ki: Peki erkekler nereye kaçıp gizlenebilirler? Şöyle buyurdu: “Onlardan biri kaçmak isterse Mekke’ye Medine’ye veya başka şehirlere kaçacaktır. Sonra şöyle buyurdu: Medine’de ne yapabilirsiniz ki? O fasık’ın ordusu oraya da gelecek. Ama siz Mekke’ye gidin. Çünkü sizin toplanacağınız yer Mekke’dir. Süfyani fitnesi kadının hamilelik süresi olan dokuz ay kadardır. İnşallah dokuz ayı aşmayacaktır.”

4- Abdurrahman bin A’yan, şöyle der: Ben İmam Muhammed Bakır (a.s)’ın yanında iken Kaim (a.s) hakkında şöyle arz ettim: Kaim (a.s)’ın çabuk zuhur etmesini ve Süfyani’nin olmamasını arzuluyorum. Şöyle buyurdu: “Hayır, vallahi gerçekleşmesi gereken kaçınılmaz bir durumdur.”

5- Hamran bin A’yan şöyle der: “Sonra bir süre tayin etti ve kesin süre Allah’ın yanındadır”[1] ayeti hakkında İmam Muhammed Bakır (a.s) şöyle buyurdu: “Süre ikiye ayrılır. Birisi kesindir, diğeri ise mevküftur. Kesin olan süre ve zaman nedir, diye arzedince şöyle buyurdu: “Allah’ın iradesinin kesin olarak gerçekleşeceği zamandır.” Hamran şöyle dedi: İnşallah Süfyani olayı kesin değildir. Şöyle buyurdu: Hayır! Vallahi Süfyani olayı kesindir.”

 6- Fuzeyl bin Yesar şöyle der: İmam Muhammed Bakır aleyhisselam şöyle buyurdu: “Bazı olaylar kesindir, bazıları ise kesin değildir: Süfyani olayı ise kaçınılmaz ve kesindir.”

 7- Halladi Sai (Saffar) şöyle der: İmam Caferi Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: “Süfyani kaçınılmazdır, ve o sadece Recep ayında zuhur edecektir.” Birisi şöyle arzetti: Ey Ebu Abdullah! O çıkıp hareket edince bizim halimiz nice olur? Şöyle buyurdu: Böyle olursa bize doğru gelin.”[2]

 8- Cabiri Cufi şöyle der: İmam Muhammed Bakır (a.s)’a Süfyani’yi sorduğumda şöyle buyurdu: “Süfyani’nin çıkışından önce karşınıza Şeysabanı çıkacak, Tıpkı yerden su çıkar gibi Küfe’den çıkacak, o sizlerin kervanınızı öldürecek. Ondan sora Süfyanin’in çıkışını ve Kaim (a.s)’ın zuhurunu bekleyin.”

 9- Ali bin Ebu Hamza şöyle der: Mekke ile Medine arasında İmam Musa-i Kazım (a.s)’ın yol arkadaşı idim Bir gün bana şöyle buyurdu: “Ey Ali! Eğer bütün gök ve yer ehli Abbas oğulları ’na karşı ayağa kalksa yeryüzü onların kanına doyar, sonra da Süfyani zuhur ederdi.” Şöyle arz ettim: Ey efendim, onun çıkışı kesin midir? Buyurdu ki: Evet, sonra biraz düşündükten sonra başını kaldırarak şöyle buyurdu: “Abbas oğullarının hükümeti hile ve desisedir. Onların hükümeti yıkılınca, artık kökleri kurudu diyecekler. Ama tekrar başa geçtiklerinde halk diyecek ki: Henüz yıkılmalarından uzun zaman geçmedi.”

 10- Ebu Haşim Davud bin Kasımı Caferi şöyle der: İmam Muhammed Taki (a.s)’ın yanında iken Süfyani’nin durumu ve gelişinin kesin olması hakkında sohbet ediliyordu. Ben, İmam Muhammed Taki (a.s)’a şöyle sordum. Allah, Süfyani konusunda bida eder mi?[3] Evet, diye buyurdu. Kaim hakkında da bida eder diye korkuyoruz, diye arz ettiğimde şöyle buyurdu: Kaim olayı ilahi vaadidir ve Allah vaadinden dönmez.”

 11- Hasan bin Cehm şöyle der: İmam Rıza (a.s)’a şöyle arz ettim. Allah durumu sizin için ıslah etsin. Halk, Süfyani’nin gelişinde Abbas oğulları’nın saltanatının yıkılmış olacağını iddia ediyor. Şöyle buyurdu: “Yalan söylüyorlar. Süfyani ortaya çıktığında Abbas oğulları hükümeti ayakta olacak.”[4]

 12- Abdullah bin Ebu Ya’fur şöyle der: İmam Muhammed Bakır (a.s) bana şöyle buyurdu: “Abbas oğulları ile Mervani Kırkısia’da çarpışacak ve körpe gençler dahi orada dehşetten ihtiyarlayacak ve Allah da onlardan yardımı kesecek. Gökteki kuşlarla yerdeki yırtıcılara şöyle ilham olunacak: “Zorbaların etine doyun”. Sonra da Süfyani ortaya çıkacak.”

 13- Hişam bin Salim şöyle der: İmam Caferi Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: “Süfyani beş memlekete hakim olunca dokuz ay sayın. -Hişam bin Salim beş memleketi şöyle tahmin eder: Dimişk, Filistin, Ürdün, Humus, Halep.

 14- Harisi Hamdani şöyle der: Emirülmüminin aleyhisselam şöyle buyurdu: “Mehdi’nin gözleri yere bakar, saçları karışıktır, yanağında ben vardır, onun çıkışı doğu tarafındadır. Böyle olunca Süfyani zuhur edecektir. Onun hükümeti bir kadının hamileliği olan dokuz ay sürecektir. Hakka itaat eden taifeler dışında bütün Şam halkı ona itaat edecektir. Allah onları onunla birlikte ortaya çıkmaktan koruyacaktır. Saldırgan bir ordu ile Medine’ye gelecek ve Medine çöllerine ulaştığında Allah onu toprağa gömecektir, işte bu, Allah azze ve celle’nin Kur’an’daki şu buyruğudur: “Ve dehşetli bir korkuya kapıldıkları ve hiçbirinin kurtulamayıp en yakın bir yerde azaba uğratıldıkları gün bir görsen onları.”[5]

 15- Hişam bin Salim şöyle der: İmam Caferi Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: “Yamani ve Süfyani, süratle koşan hızlı iki at gibidir.”

 16- Muğayre bin Said şöyle der: İmam Muhammed Bakır aleyhisselam şöyle buyurdu: “Emirülmüminin (aleyhisselam) şöyle buyurdu: İki mızrak karşılaşıp çarpışınca Allah’ın alametlerinden biri ortaya çıkıncaya dek birbirinden ayrılmayacaktır. Dediler ki: O alamet nedir ey Emirülmüminin? Şöyle buyurdu: Şam’daki bir depremde yüzbin kişi ölecek Allah bu depremi müminlere rahmet, kafirlere ise azap olarak gönderecektir. Böyle olunca siyah-beyaz ve kulağı (veya kuyruğu) kesik atlara binen süvarilere ve sarı bayraklara bakın. Onlar batıdan gelerek Şam’a ulaşacaklar. O sırada en büyük dehşet ve kızıl ölüm gerçekleşecek. Sonra Şam yakınlarındaki Heresta[6] köyü toprağın altına girecek. Tam o sırada ciğerler yiyen kadının oğlu kurak çöllerden ortaya çıkacak ve Şam minberine hakim olacak. Böyle olunca Mehdi’nin zuhurunu bekleyin.”

 17- Yunus bin Ebu Ya’fur şöyle der: İmam Caferi Sadık aleyhisselam’ın şöyle buyurduğunu duydum: “Süfyani ortaya çıktığında bize karşı ve size karşı savaşsın diye bir ordu gönderecek. Böyle olunca her türlü zorluk ve zillete katlanıp bize katılın.”

 18- Muhammed bin Müslim şöyle der: İmam Muhammed Bakır aleyhisselam şöyle buyurdu: “Süfyani kızıl suratlı, kızıl beyaz ve mordur. Allah’a asla ibadet etmemiş, ne Mekke’yi ne de Medine’yi hiç görmemiştir. O şöyle diyecek: Ey rabbim Halkın kanını cehenneme gitmek pahasına da olsa dökeceğim. Halkın kanını cehenneme gitmek pahasına da olsa dökeceğim.

Kaynak: 

[1]- Mübarek “En’am” suresi 2 ayeti şerife.
[2]- Yani Hz. Mehdi’nin zuhur edeceği şehir olan Mekke’ye gelin. Çünkü kurtuluş, sadece biz Ehl-i Beyt sayesindedir.
[3]- Yani halkın zihninde yerleşmiş bulunan ve ortayı çıkması beklenen Süfyani olayını, Allah Teala değiştirir ve ortaya çıkarmayabilir mi?
[4] Abbasoğulları hükümetinin tekrar kurulma ihtimali diğer hadisi şeriflerden de anlaşılmaktadır. (Ç.)
[5]- Mübarek “Sebe” suresi 51. ayeti şerife.
[6]- Bu köy aynı adla bugün Şam ile Humus arasında Şam’a beş buçuk km. kadar uzaklıktadır. (Ç.)